FORUM KAPANMIŞTIR Forum Ana Sayfa FORUM KAPANMIŞTIR
Mevcut Bilgilerden Yararlanabilirsiniz


İSTANBUL ŞİİRLERİ

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    FORUM KAPANMIŞTIR Forum Ana Sayfa -> Kültür-Sanat
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
rüzgar
Emekli Yönetici


Kayıt: 31 Ağu 2007
Mesajlar: 347

 MesajTarih: Pzr Ekm 07, 2007 10:40 am    Mesaj konusu: İSTANBUL ŞİİRLERİ Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Bildiğiniz yada sevdiğiniz İstanbul şiirlerini paylaşmak ister misiniz??Önce ben baslayayım..
Denizin Kentini Yaktım

Vızıldayıp duran kafamın ortasında
Denizin kentini yaktım
Hurma şırıltılarıyla
Denizin kentini yaktım
Beni çocukluğumdan koparan
Denizin kentini yaktım
Bir kent kadın kabuklarından
Denizin kentini yaktım
Miras kalmış bir alevle
Denizin kentini yaktım
Veli ağaçlarla kalbi atan mermerle
Tanrıyı anarak kalbi atan
Cami sütunları boğdu
Sararmış gözyaşlarıyla
Kararmış denizin kentini
İstanbul ey sevgili şehir
Dön dön karadan gelen sesime
Son veren zaman yatırında
Denizden getirilen biçimine

Sezai Karakoç

_________________
yol kenarındaki yağmur mazğallarını

kumbara sanıp

harçlığımı atardım

bu yüzden en çok

denizden alacaklıyım..
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
rüzgar
Emekli Yönetici


Kayıt: 31 Ağu 2007
Mesajlar: 347

 MesajTarih: Pzr Ekm 07, 2007 10:43 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

İstanbul
Seni görüyorum yine İstanbul
Gözlerimle kucaklar gibi uzaktan
Minare minare, ev ev,
Yol, meydan.
Geliyor Boğaziçi’nden doğru
Bir iskeleden kalkan vapurun sesi,
Mavi sular üstünde yine
Bembeyaz Kızkulesi.
Bir yanda, serin sabahlarla beraber,
Doğduğum kıyılar: Beşiktaşım.
Baktıkça hep, semt semt, yer yer,
Beş yaşım, onbeş yaşım, ah yirmi yaşım!
Durmuş bir tepende okuduğum mektep,
Askerlik ettiğim kışladır ötesi.
Bir gün bir kızını benim eden
Evlendirme dairesi.
Benim de sayılmaz mı oralar?
Elimi tutar gibi iki yanımdan,
Babamın yattığı Küçüksu,
Anamın toprağı Eyüpsultan.
Önümde, açık kollarıyla boğaz,
Çengelköy’den aktarma Rumelihisarı.
İstanbul, İstanbul’um benim,
Kadıköy’ü, Üsküdar’ı...
Gün olur, Köprü ortasında durur
Anarım, Adalar’da çamların uykusunu.
Gün olur, Beyoğlu’nu özler içim,
Koklamak isterim Tünel’in kokusunu.
Bulut geçer üstünden,
Gemi gelir yanaşır
Bir eski türküdür, kulağıma fısıldar,
“İçi dolu çamaşır.”
Göğünde tanıdım ayın ondördünü.
Kırlarında bilirim baharı,
Herşey içimde, herşey,
İstanbul yadigarı.
Bir daha görüyorum seni dünya gözüyle,
Göğün hep üstümde, havan ciğerlerimdedir.
Ey doğup yaşadığım yerde her taşını
Öpüp başıma koymak istediğim şehir!

Ziya Osman Saba

_________________
yol kenarındaki yağmur mazğallarını

kumbara sanıp

harçlığımı atardım

bu yüzden en çok

denizden alacaklıyım..
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
okyanus
İstanbul Üni. Temsilcisi


Kayıt: 18 Ağu 2007
Mesajlar: 60

 MesajTarih: Pzr Ekm 07, 2007 12:55 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

İSTANBUL YOKTU SEN OLMASAYDIN

Ben nice İstanbullar gördüm sana gelinceye kadar
Kirli paçavralara benzerdi insanları
Dostluktan, vefadan yoksun.
Bölünmüş, dağılmış, parçalanmış
Ve her biri kendi ağırlığıyla ezilmiş, yorgun.
Yüzümde dolaşan birer iğrenç böcekti gözleri
Bir tutsam
Yapışır kalırdı ellerime en çirkin yerleri
Evlerinde bulduğum yalnızlık
Sokaklarında bulduğum upuzun bir kahırdı.
Günler boyunca
Bir başka karanlık gelirdi
Karanlığın biri kaybolunca
Güneşler doğardı görmezdim.
Bir ses durmadan ölüme çağırırdı beni
Bilmezdim bu şehirde senin yaşadığını.
Bilmezdim...

Zindandı bütün meyhaneler
Duvarlar karaydı
Köhne bir Bizans eskisiydi İstanbul sensiz.
Semt semt bir ağır yorgunluktu
Sürekli bir aldanıştı sokak sokak
Benden en uzak sevgilerde yaşadım yıllarca
O büyük yalanlarda yaşadım.
Senden habersiz bir ölü gibi
Senden uzak zamanlarda yaşadım.

Mabetler yıkıldı içimde
Umutlar hayaller yıkıldı
Bir gün bütün İstanbul yıkıldı.
Sokaklar kaydı ayaklarımın altında
Gün oldu kalabalık meydanlarında inançlarım yıkıldı
Gün oldu gözlerime çiviler çakıldı merhametsiz.
Toz toz oldum, duman duman oldum
Aldığını geri vermedi yıllar
Yitirdim kendimi bu rezil şehirde
Seni buluncaya kadar.

Eskiden bir lale hatırlardım
Yada mavi mavi bir deniz İstanbul denince
Serin rüzgarlar okşardı saçlarımı
Rıhtımlar balık balık kokardı.
Ne zaman
Yumsam gözlerimi bir gemi kalkardı.
Vapur düdükleri durmadan öterdi.
Eskiden bir İstanbul vardı bilmediğim
Bana yeterdi.


Sonra kaç yıl yaralı bir hayvan gibi
Gezdim sokaklarında
Sonra kaç yıl bir sevgi aradım
İstanbul’u aradım.
Belki de seni aradım bilmeden
Ayaklarımın dibinde denizler can çekişti
Şehirler parçalandı
Bir çağ öldü gözlerimin önünde
Benim en güzel çağım öldü.
Bizi topraktan yarattılar
Gel gör ki...
Bu şehirde
Benim toprağım öldü.

Seni aradım bu şehirde yıllarca
Yana yakıla seni..
Sen kimdin, sen neredeydin kim bilir?
Hep böyle sensiz miydi bu şehir.
Bu şehir İstanbul muydu ?
Öyleyse sensiz yaşanmazdı bu şehirde
Gemiler demir almazdı
Trenler işlemezdi
Sen olmasaydın
Bir ömür bitip
Yepyeni bir ömür başlamazdı içimde
Bahar gelmezdi
Ağaçlar çiçek açmazdı
Seni bulmasaydım
Ve ben yoktum
İstanbul yoktu
Sen olmasaydın.

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

_________________
Kim gerçek yabancı?
Bir ülkede yaşayıp da başka bir yere ait olduğunu bilen mi,
Yoksa kendi ülkesinde yabancı hayatı sürüp ait olacak başka bir yeri olmayan mı???
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
gerçek aydın
Koşan-Umut Vaad Eden Demokrat (Puanı:40)


Kayıt: 02 Eyl 2007
Mesajlar: 143

 MesajTarih: Pzr Ekm 07, 2007 10:15 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

burada da videosu:
Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!



Necip Fazıl Kısakürek - Canım İstanbul


ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
onu istanbul diye toprağa kondurmuşlar.
içimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim;
o benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
ay ve güneş ezelden iki istanbullu'dur.
denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.

istanbul benim canım;
vatanım da vatanım...
istanbul ,
istanbul ...

tarihin gözleri var, surlarda delik delik;
servi, endamlı servi, ahirete perdelik...
bulutta şaha kalkmış fatih'ten kalma kır at;
pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...
şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
her nakışta o mana: öleceğiz ne çare?..
hayattan canlı ölüm, günahtan baskın rahmet;
beyoğlu tepinirken ağlar karacaahmet...

o manayı bul da bul!
ille istanbul 'da bul!
istanbul ,
istanbul ...

boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
çamlica'da, yerdedir göklerin derinliği.
oynak sular yalının alt katına misafir;
yeni, dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
her akşam camlarında yangın çıkan üsküdar,
perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...
bir ses, bilemem tanbur gibi mi, ud gibi mi?
cumbalı odalarda inletir katibimi...

kadını keskin bıçak,
taze kan gibi sıcak.
istanbul ,
istanbul ...

yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler!
yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler...
eyüp öksüz, kadıköy süslü, moda kurumlu,
adada rüzgar, uçan eteklerden sorumlu.
her şafak hisarlarda oklar çıkar yayından
hala çığlıklar gelir topkapı sarayı'ndan.
ana gibi yar olmaz, istanbul gibi diyar;
güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar...

gecesi sünbül kokan
türkçesi bülbül kokan,
istanbul ,
istanbul ...
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
rüzgar
Emekli Yönetici


Kayıt: 31 Ağu 2007
Mesajlar: 347

 MesajTarih: Pts Ekm 08, 2007 7:54 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

İstanbul
Salkım salkım tan yelleri estiğinde
Mavi patiskaları yırtan gemilerinle
Uzaktan seni düşünürüm İstanbul
Binbir direkli Halicinde akşam
Adalarında bahar
Süleymaniyende güneş
Hey sen güzelsin kavgamızın şehri
Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
Bakışlarımda akşam karanlığın
Kulaklarımda sesin İstanbul
Ve uzaklardan
Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul
Plajlarında karaborsacılar
Yağlı gövdelerini kuma sermiştir.
Kürtajlı genç kızlar cilve yapar karşılarında
Balıkpazarında depoya kaçırılan fasulyanın
Meyvesini birlikte devşirirler
Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul
Et tereyağı şeker
Padişahın üç oğludur kenar mahallelerinde
Yumurta masalıyla büyütülür çocukların
Hürriyet yok
Ekmek yok
Hak yok
Kolların ardından bağlandı
Kesildi yolbaşların
Haramilerin gayrısına yaşamak yok
Almış dizginleri eline
Bir avuç vurguncu müteahhit toprak ağası
Onların kemik yalayan dostları
Onların sazı cazı villası doktoru dişçisi
Ve sen esnaf sen söyle sen memur sen entellektüel
Ve sen
Ve sen haktan bahseden Ortaköyün Cibalinin işçisi
Seni öldürürler
Seni sürerler
Buhranlar senin sırtından geçiştirilir
İpek şiltelerin istakozların
ve ahmak selameti için
Hakkında idam hükümleri verilir
Haktan bahseden namuslu insanları
Yağmurlu bir mart akşamı topladılar
Karanlık mahzenlerinde şehrin
Cellatlara gün doğdu
Kardeşlerin acısıyla yanan bir çift gözün vardır
Bir kalem yazın vardır
Dudaklarını yakan bir çift sözün vardır
Söylenmez
Haramiler kesmiş sokak başlarını
Polisin kırbacı celladın ipi spikerin çenesi baskı makinesi
Haramilerin elinde
Ve mahzenlerinde insanlar bekler
Gönüllerinde kavga gönüllerinde zafer
Bebeklerin hasreti içlerinde gömülü
Can yoldaşlar saklıdır mahzenlerinde
Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
Bulutların ardında damla damla sesler
Gülen çehreleri ve cesaretleriyle
Arkadaşlar çıktı karşıma
Dindi şakalarımın ağrısı
Bir kadın yoldaş tanırdım
Bir kardeş karısı
Hasta ciğerlerini taşıdığı çelimsiz kemikli omuzları
Ve hüzünlü çehresiyle bebelerini seyrederdi
Cellatlara emir verildiği gün haramilerin sarayında
Gebeliğin dokuzuncu ayında
Aç kurtların varoşlara saldırdığı
Tipili bir gece yarısı
Sırtında çok uzak bir köyden indirdi
Otuzbeş kiloluk sırrımızı
Zafer kanlı zafer kıpkırmızı
Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
Bekle bizi
Büyük ve sakin Süleymaniyenle bekle
Parklarınla köprülerinle kulelerinle meydanlarınla
Mavi denizlerine yaslanmış
Beyaz tahta masalı kahvelerinle bekle
Ve bir kuruşa Yenihayat satan
Tophanenin karanlık sokaklarında
Koyunkoyuna yatan
Kirli çocuklarınla bekle bizi
Bekle zafer şarkılarıyla caddelerinden geçişimizi
Bekle dinamiti tarihin
Bekle yumruklarımız
Haramilerin saltanıtını yıksın
Bekle o günler gelsin İstanbul bekle
Sen bize layıksın

Vedat Türkali

_________________
yol kenarındaki yağmur mazğallarını

kumbara sanıp

harçlığımı atardım

bu yüzden en çok

denizden alacaklıyım..
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
rüzgar
Emekli Yönetici


Kayıt: 31 Ağu 2007
Mesajlar: 347

 MesajTarih: Pts Ekm 08, 2007 7:56 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

İmgesi Kendinden Kalın
orada
bizans
orada
topkapı ve surlar
ve rutubet, aslanım!
şimdiki zamanlarda aklım
geniş zamanlardaki
rehavet!
şiirdik bütün aşkşamları
seninle
saçından bir dal düştü
yüzünün en ıssız yerine
yine sen
ve yine sizlik
sensiz artık bu şehir
..istanbul!

Yılmaz Erdoğan

_________________
yol kenarındaki yağmur mazğallarını

kumbara sanıp

harçlığımı atardım

bu yüzden en çok

denizden alacaklıyım..
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
sneakymfe
Koşan-Umut Vaad Eden Demokrat (Puanı:35)


Kayıt: 15 Eyl 2007
Mesajlar: 120
Konum: İst - T.dağ arası mekik

 MesajTarih: Çrş Ekm 10, 2007 1:38 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

İSTANBUL'U DİNLİYORUM

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Kuşlar geçiyor, derken
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda
Bir kadının suya değiyor ayakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Serin serin Kapalıçarsı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Los kayıkhaneleriyle bir yalı
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Bir yosma geçiyor kaldırımdan
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Bir şey düşüyor elinden yere
Bir gül olmalı
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı

Bir kuş çırpınıyor eteklerinde
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vurusundan anlıyorum
İstanbul'u dinliyorum.

Orhan Veli Kanık

_________________
Do not judge a book by its cover!
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
rüzgar
Emekli Yönetici


Kayıt: 31 Ağu 2007
Mesajlar: 347

 MesajTarih: Çrş Ekm 24, 2007 3:17 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

İSTANBUL..


Göğsüme bir İstanbul çiziyorum
Başparmağımla, kelebek biçiminde
Çocukmuşum gibi aynanın önünde
Yüzümü saçlarımı okşuyorum

Kadıköyden herhangi bir deniz
Tenha bir tramvay Şişliden
Samatyadan belki Sultanahmetten
İncir ağaçları anmsıyorum

Göğsüme bir İstanbul çiziyorum
Başparmağımla, kelebek biçiminde
Biraz umutsuzum, biraz yorgun işte
En çok gözlerimi seviyorum..

ATAOL BEHRAMOĞLU

_________________
yol kenarındaki yağmur mazğallarını

kumbara sanıp

harçlığımı atardım

bu yüzden en çok

denizden alacaklıyım..
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Redneksİ
Çalışkan Demokrat (Puanı: 65)


Kayıt: 18 Ekm 2007
Mesajlar: 349

 MesajTarih: Çrş Ekm 24, 2007 6:53 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

İstanbul,uğruna Fatih Sultan Mehmed'i eleştirilerimi yumuşattığım şehir paylaşımlarınız için çok teşekkürler..
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    FORUM KAPANMIŞTIR Forum Ana Sayfa -> Kültür-Sanat Tüm zamanlar GMT + 4 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız



Cobalt 2.0 v2.0.3 phpBB theme/template © 2002-2006 Jakob Persson (readme) (forumthemes/bbstyles)

Powered by phpBB © 2001, 2002 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu


Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.05