Bir de Norveç maçını bekleyelim görelim diyeceğim ama biz sürekli umudumuzu bi sonraki maçlara bağlamak zorunda mıyız acaba??? Geçtiğimiz maçları kazanmanın vermiş olduğu mutlulukla elime çerezimi, kolamı alıp huzurla maç izlemeyeli kaç sene oldu ki? Sürekli diken üstünde, ha yedik ha yiyeceğiz bağırtılarıyla maçları izlemek neden? ''O olmazsa bu olur, hayda bu da olmadı önümüzdeki maça bakalım, ne o da mı olmadı? Allah büyük be!'' felsefesiyle nereye kadar??? Bu sorunun cevabını aldım bu akşam! Fatih Terim'in sınıfa gelmemesiyle bi dersi daha düşürerek, o dersin boş geçmesine sebebiyet verdiği için sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum kendisine burdan! Hayır bi yere de varamadık gördüğünüz gibi! Fatih Sultan Terim'i de yakında Lig Tv'de ''Ersun Yanal'la elele'' adlı programda yorumculuk yaparken görmemiz an meselesidir bunu da buradan belirteyim.. Hiçbir şekilde haketmedik, haketmedik , haketmedik... Zerre kadar da üzülmedim ya!!