Siyaset ve Düşünce Forumu Forum Ana Sayfa Siyaset ve Düşünce Forumu
www.siyasetvedusunce.net / www.hukukcugenc.com


Create your own forum on ForumUp.com, It's free, powerful, and fast! :-)
YILMAZ ERDOĞAN

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Siyaset ve Düşünce Forumu Forum Ana Sayfa -> Biyografiler
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
rüzgar
Emekli Yönetici


Kayıt: 31 Ağu 2007
Mesajlar: 347

 MesajTarih: Cum Ekm 26, 2007 6:18 am    Mesaj konusu: YILMAZ ERDOĞAN Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Evet arkadaşlar bu başlık altında Yılmaz Erdoğanla alakalı tüm bilgileri bizlerle paylaşabilirsiniz..

_________________
yol kenarındaki yağmur mazğallarını

kumbara sanıp

harçlığımı atardım

bu yüzden en çok

denizden alacaklıyım..
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
rüzgar
Emekli Yönetici


Kayıt: 31 Ağu 2007
Mesajlar: 347

 MesajTarih: Cum Ekm 26, 2007 3:41 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Önce ben başlayayım onun o güzel şiirlerinden seçme şiirleri sizlerle paylaşmaya..


Yeni Bir Sayfada Sana Bakmak


her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.

bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla

sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok

uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine

sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır

sana sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır

bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar

verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz

sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
allah’a inanmaktır

Yılmaz Erdoğan

_________________
yol kenarındaki yağmur mazğallarını

kumbara sanıp

harçlığımı atardım

bu yüzden en çok

denizden alacaklıyım..
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
rüzgar
Emekli Yönetici


Kayıt: 31 Ağu 2007
Mesajlar: 347

 MesajTarih: Cum Ekm 26, 2007 3:45 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Büyüyorum





büyüdükçe,
sentetik zamanlara
kangren ayaklar bastım,
izi kaldı
ömrümün...

kara çaldılar yüzüme
bütün kara parçalarında
elbette
"afrika dahil"
parça başı çalışan
kiralık katildi zaman

gülüşüm sivas yangını
ağlarsam kızma...
ölmek bile
yakışıyor bazı adama....

Yılmaz Erdoğan

_________________
yol kenarındaki yağmur mazğallarını

kumbara sanıp

harçlığımı atardım

bu yüzden en çok

denizden alacaklıyım..
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
rüzgar
Emekli Yönetici


Kayıt: 31 Ağu 2007
Mesajlar: 347

 MesajTarih: Cum Ekm 26, 2007 3:50 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Sana Kalan Saz


Sana
yaralarımdan çiçekler,
ilk yardım geceler biraz da
ve yangından kurtarılması imkansız acılar
bırakıyorum...

seni özümün gizinde saklıyorum...
bütün aşklarımın izlerini sayıklayarak
ve aldatarak tüm sevdiklerimi,

sana
cinayetimin ipuclarını bırakıyorum...
vasiyeti olmayan ölüler ülkesinden
(türkülerin sırtındaki muamma!)
yazık bir nakarat bırakıyorum sana

'ben sana gülüm demem,gülün ömrü az olur'

öç biter,
biter şarkı,

yaz olur...
.

Yılmaz Erdoğan

_________________
yol kenarındaki yağmur mazğallarını

kumbara sanıp

harçlığımı atardım

bu yüzden en çok

denizden alacaklıyım..
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
rüzgar
Emekli Yönetici


Kayıt: 31 Ağu 2007
Mesajlar: 347

 MesajTarih: Cum Ekm 26, 2007 3:51 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Sessiz


kavun kokulu odaların rayihasıdır
karışan sulara
senin fikrinle yoğrulmuş bir eser yoktur
yüzümün sana traşlanmış bölümünde
çoğu çiçekli
kimi şarkılar geçer aklımdan
sesime sesin dökülür
bir ıssız bir mutlu koro başlar
ardından
şarkıya
çünkü benim sessizliğimde
senin de susuşun var.

mayıs 2000, new york


Yılmaz Erdoğan

_________________
yol kenarındaki yağmur mazğallarını

kumbara sanıp

harçlığımı atardım

bu yüzden en çok

denizden alacaklıyım..
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
rüzgar
Emekli Yönetici


Kayıt: 31 Ağu 2007
Mesajlar: 347

 MesajTarih: Cum Ekm 26, 2007 4:03 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Yağış Bekleniyor


hiçbir kelimesini kullanmıyorum
eski hikayelerimin.
yeni sözlerde yıpranmış şeyler vardır.
toz, buğu ya da kir.
nasıl sevinirse bir kedi,
bir karanfil.
her mevsim kendini
kendi yağışına yedirir.
buluttur bir bakıma
yağmurun anavatanı.

işte benim
dönüp dolaşıp
Anadolu’ya yağışım bundandır.


eylül ’99, cihangir


Yılmaz Erdoğan

_________________
yol kenarındaki yağmur mazğallarını

kumbara sanıp

harçlığımı atardım

bu yüzden en çok

denizden alacaklıyım..
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
rüzgar
Emekli Yönetici


Kayıt: 31 Ağu 2007
Mesajlar: 347

 MesajTarih: Cum Ekm 26, 2007 4:21 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Son Durak


Kilitlenmiş beton kanatları kuşların
Oksit gibi yakışkan bir mayışmayla ağarmış gün
Pas tutan kelimeler için bir iksir belki de
Ya da aklına susamış sevgililerin safdilliği
Acıtmış ömrünü çekirgelerin
Medyatik soruşturmalardaki enflasyonist yargılar
Haber değeri taşımıyor haber spikerinin ölümü
Herkes kendi manşetinde satır arası
Hiçbir bakışı aydınlatmıyor florasan buğusu

Burası son durak inecekler için son fırsat
Bir daha ne süper ne mega kupon verilecek
Kalanlar şoförün evini göremeyecekler hiçbir zaman
Oları sonsuza götürecek,afaroz edilmiş bir merak
Burası son durak

Hafızada kalan tek numara için
Telefona uzanır elleri
Ölümüne randevulu insanların
Temize çekilemez not defterleri

(Ocak 1995)


Yılmaz Erdoğan

_________________
yol kenarındaki yağmur mazğallarını

kumbara sanıp

harçlığımı atardım

bu yüzden en çok

denizden alacaklıyım..
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
rüzgar
Emekli Yönetici


Kayıt: 31 Ağu 2007
Mesajlar: 347

 MesajTarih: Cum Ekm 26, 2007 4:33 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Kayıp kentin yakışıklısı





dokuzunda kayboldu mayıs'ın,
cesedi bulundu
onikisinde...

kaçırıldığında da
kaybolduğunda da
ve cesetken de
yakışıklıydı...


amcamdı...


Yılmaz Erdoğan

_________________
yol kenarındaki yağmur mazğallarını

kumbara sanıp

harçlığımı atardım

bu yüzden en çok

denizden alacaklıyım..
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
UÇURUM
Çalışkan Demokrat (Puanı: 60)


Kayıt: 11 Eyl 2007
Mesajlar: 281
Konum: özümden

 MesajTarih: Cum Ekm 26, 2007 10:03 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Hepsi Bu

değişen ben değilim
dönüşen savaş
yaşlanmakla ıslanmak aynı şey:

bir yağmurun gölgesinde ihtiyarlamak

şimdi ölüm bile yetmiyor
acılarımızı tartmaya
dostlar
alıngan bir sahili pinekliyorlar
bir merhaba'yı bıçaklar gibi artık
selamlaşmalar

değişen ben değilim
dönüşen savaş

artık zaman bile yetmiyor
yaşadığımızı sanmaya

yine de ışıklar bu kenti
güzelmiş gibi gösteriyor
geceleri...

geceler...
yani
Ahmet Haşim'in kafiyeleri...

seni aklıma düşüren
yerçekimi değil
yalancı yıldızlar
öyle uzaksın ki
üflesem soğuyacaksın
sarılsam okyanus

bir aşka yetecek kadar
ve anımsatacak kadar
sebepsiz bir ölümü,
acılarımız
ve kafiyelerimiz var...

işte hepsi bu kadar...

En sevdiğim şiirinide eklemeden geçemeyeceğim. Wink

_________________
VE SONUNDA ANLIYORDU KAHİN.HEP DEĞİŞEN DALGALAR HİÇ DEĞİŞMEYEN DENİZİN TEK GERÇEĞİYMİŞ...

(Cumhuriyetimizin ilk sözü laiklik değildir,Cumhuriyetimzin ilk sözü ''KAHROLSUN EMPERYALİZM''dir..)
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Siyaset ve Düşünce Forumu Forum Ana Sayfa -> Biyografiler Tüm zamanlar GMT + 4 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız



Toplist site ekle iyi hit siteler Düşünce Toplistim Site Ekle Bedavahit.com Site ekle Ana Sayfam Yap Web Stat

Cobalt 2.0 v2.0.3 phpBB theme/template © 2002-2006 Jakob Persson (readme) (forumthemes/bbstyles)

Powered by phpBB © 2001, 2002 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu


Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.043