PKK ile masaya oturmak
22 Kasım 2007 Perşembe
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Beyaz Saray"da ABD Başkanı Bush ile yaptığı görüşmenin “kalıcı sonuçları” kendini hissettirmeye başladı.
İlk işaretini de yine Erdoğan, Prag yolunda açıkladı.
Kendisine “sınır ötesi operasyon var mı?” diye soran gazetecilere son derece önemli bir cümle ile yanıt verdi:
-Karşılıklı olarak silah bırakılacak!
Şimdi bu cümlenin üzerinde “zıp- zıp” zıplayanlar var.
İstismar etmeye alabildiğine açık bir mevzuu.
Yıllardır akıl yerine hamasetle sorunun üzerine üzerine gidenlerin oluşturduğu kanlı iklim içinde bu cümleler “tuhaf” geliyor.
Kürt sorunu önüne Çin Seddi gibi çekilen “Devlet pazarlık yapmaz” sözü ile gelinen nokta ortada değil mi?
Sorunun tarafı yerine, dış kapı mandallarıyla masaya oturanlar, Meclis"te bulunan Kürt milletvekillerini ısrarla görmezden geliyorlar.
Ayrıca bir konuda daha yanılsama var:
-Devlet pazarlık yapar!
Yapıyor da…
İşçilerle oturup ücret pazarlığı yapıyor.
Sosyal Sigortalara borç takan işverenlerle de pazarlık yapıyor.
Para kazanmak için pazarlık yapan devlet, can kazanmak için niye masaya oturmasın ki?
Ölen gençler bu ülkenin evlatları değil mi?
Hem devletimiz PKK için, dünyanın her yerinde kendine muhataplar arıyor, buluyor. Onlarla PKK için uygulanması mümkün olmayan anlaşmalar imzalıyor.
Bir anlamda kendini kandırıyor.
Bakalım bu sefer de aynı rotaya mı sapılacak, yoksa aklın yolu mu seçilecek?
nazzim alpman internethaber.com