Cumhuriyet mitinglerinin örgütleyicisi kadın dernekleri, bu kez de türban düzenlemesini protesto etmek için Anıtkabir'de...
“2. ayın 2’sinde saat 2’de Anıtkabir’de'' sloganıyla duyurulan eylem, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Cumhuriyet Kadınları Derneği öncülüğünde düzenlendi. Eyleme 50’nin üzerinde sivil toplum örgütü de destek verdi. Eyleme katılan onbinlerce kadın Anıtkabir'e sığmadı.
Anıtkabir'deki eylemi Milliyet Ankara Muhabirlerimiz Önder Yılmaz ve Yıldız Yazıcıoğlu milliyet.com.tr ziyaretçilerine canlı aktardı... Havanın da güzel olmasının etkisiyle mitinge kadınlardan büyük katılım oldu. Anıtkabir'in ana avlusunu tıklım tıklım doluduran kadınlar 'Türkiye laiktir laik kalacak' sloganları attı.
Eylemin sloganı "2'nci ayın 2'sinde saat 2'de (14.00) Anıtkabir'de..." Üniversitelerde başörtüsü serbestliği için yapılan anayasal düzenlemeye karşı yapılacak eylemin öncülüğünü Cumhuriyet Kadınları ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği yürüttü.
Eyleme siyasi partiler, meslek odaları, sendikalar ve Alevi dernekleri de destek verdi.
Katılımcılar saat 14.00'te Aslanlı Yol'dan birlikte yürüyerek, Anıtkabir'e geldi. Başta kadın örgütleri olmak üzere toplam 35 sivil toplum örgütü, "Yapılmak istenen sadece kadınlarımızı değil, tüm rejimi türban altına almaktır" demişti.
DENİZLİ, Çanakkale ve Bodrum'da düzenlenen türban karşıtı eylemde, üniversitelerde getirilmek istenen türban serbestliği protesto edildi.
Denizli'de Kamu Emekçileri Sendikaları Federasyonu'nun Delikliçınar Meydanı'nda düzenlediği eyleme yaklaşık 200 kişi katıldı. Katılımcıların 20 kadarının kadın olduğu gözlendi. ‘Türkiye İran olmayacak’ sloganları atılırken, açıklama yapan KESK Dönem Sözcüsü Mehmet Dede, Türkiye'nin çağdaş ve laik yapısından geri adım atılmak istendiğini, buna izin vermeyeceklerini söyledi. Dede, “AKP'nin tayin ettiği YÖK Başkanı ‘Tüm üniversiteler paralı olsun, parasını veren üniversitede okuyabilsin’ derken, türbanı eğitim hakkı olarak tartıştırmak tam anlamıyla tutarsızlık. Gelinen aşamada türban tartışmalarının eriştiği nokta, AKP hükümetinin yeni Anayasa konusundaki tavrı açısından düşündürücü. Anlaşılan AKP, yeni Anayasa'yı toplumun bütününü kapsayacak bir özgürleşme ve demokratikleşme projesi olarak görmemektedir. Anayasa tartışmalarını ve daha da genel olarak özgürlük ve demokrasi tartışmalarını türbana indirgeyen tutum ve anlayış kabul edilemez'' dedi. Açıklamanın ardından eyleme katılanlar ‘Türkiye laiktir, laik kalacak’, ‘Türkiye İran olmayacak’ sloganları attı. Eylem olaysız bir şekilde sona erdi.
Çanakkale'de de Cumhuriyet Meydanı'nda biraraya gelen yaklaşık 300 kişilik türban karşıtı grup, ‘Türkiye laiktir, laik kalacak’ sloganları attı. Eyleme CHP'li Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve minikler de katıldı, dakikalarca Türk Bayrağı salladı. ADD Çanakkale Şube Başkanı, ÇOMÜ Fen Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Yard. Doç. Dr. Necmi Akyalçın bir konuşma yaptı. Akyalçın, üniversitelerin her türlü inancın özgürce yaşandığı yerler olmadığını hatırlatarak, “Türbanın Üniversitelerde serbest bırakılması, kaçınılmaz bir biçimde beraberinde, orta öğretim kurumlarında hatta, ilköğretim okullarında ve kamusal alanlarda da aynı dayatmaları gündeme getirecek. Bunun masum bir özgürlük talebinin ötesinde, rejimi değiştirmeye yönelik bir tehdit olduğu açık. Doğrudan doğruya laikliği ve Cumhuriyet rejimini hedef alan bu girişimler, ülkemizde ayrışmalara yol açarak, çok tehlikeli gelişmelere ve hatta iç çekişmelere neden olabilecektir'' dedi.
Öte yandan Bodrumlular, Belediye Meydanı'nda Atatürk Heykeli önünde bir araya geldi. Cumhuriyet Kadınları Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Cumhuriyet Okurları Derneği, Biz Kaç Kişiyiz Platformu, CHP Kadın Kolları, Gündoğan Peynir Çiçeği Gönüllüleri'nin ortaklaşa düzenlediği gösteride, çoğunluğu kadın yaklaşık bin kişi ellerinde Türk bayrakları ile, ‘Ne Mutlu Türk'üm Diyene’, ‘Türkiye laiktir, laik kalacak’, ‘Ne ABD ne AB tam bağımsız Türkiye’, ‘Tayyip baksana kaç kişiyiz saysana’ sloganları attı.
Basın açıklaması yapan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği üyesi Nadiye Sarıtosun Cumhuriyetin ilke ve devrimlerini, genç nesillere doğru aktarmak ve her türlü tartışmanın üstünde tutmak gerektiğini belirterek, “Bugün, Cumhuriyet'in hiçbir döneminde olmadığı kadar tehlike altında olduğunu, Osmanlı Devleti'nin son döneminde olduğu gibi adım adım bir çöküşe doğru sürüklenmek istendiğini görüyoruz. Bu durumdan endişe duyuyoruz ve ülkemizde yaşanılanları içimize sindiremiyoruz. Türban bir din sorunu değildir ve bizler de başka bir dinin mensupları değiliz. İslamiyet'in koşulu türban değildir. Köy kadınlarının başlarına bağladıkları yemenilerine ve açık alınlarına bakın. Büyüklerimizin taktığı başörtülerinin, yemenilerinin türbanla, siyasi simgeyle ilgisi yok'' dedi. Kalabalık 5 dakikalık alkışlı presto gösterisinden sonra dağıldı.