Siyaset ve Düşünce Forumu Forum Ana Sayfa Siyaset ve Düşünce Forumu
www.siyasetvedusunce.net / www.hukukcugenc.com


ece temelkuran 12 eylul diyarbakir.....

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Siyaset ve Düşünce Forumu Forum Ana Sayfa -> Köşe Yazıları
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
umut62
İst. Kültür Üni. Temsilcisi


Kayıt: 13 Eyl 2007
Mesajlar: 97

 MesajTarih: Cmt Eyl 15, 2007 12:30 am    Mesaj konusu: ece temelkuran 12 eylul diyarbakir..... Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Gençler için 12 Eylül üzerine:
Diyarbakır'ın meşhur ıspanağı!

Diyarbakır... Bu sözcük bana hep şunu çağrıştırır: "İnsanın dayandığına dağlar dayanmaz!"
12 Eylül dönemindeki Diyarbakır Askeri Cezaevi ise bunu bile çağrıştırmaz. Çünkü acı ve aşağılanmanın, değil dağların insanın bile dayanamayacağı uçları vardır. Diyarbakır Cezaevi o uçta kuruludur. Gençler için söyleyeyim:
İzlediğiniz o Nazi filmlerine bile benzemez Diyarbakır'da yaşananlar. 12 Eylül darbesinin en kanlı, en aşağılık, en korkunç yüzüdür orası.
Dün, 12 Eylül'de Diyarbakır'daydık. 78'lilerin, Diyarbakır Barosu'nun ve Diyarbakır Demokrasi Platformu'nun beraber düzenlediği, cezaevinin önünde eylemdeydik. Uzun uzun düşündüm 12 Eylül döneminde Diyarbakır 5 No.lu cezaevinde uygulanan işkencelerin listesinden hiç değilse birkaçını buraya yazmayı. Yazmıyorum. Bunlar yazılabilecek şeyler değil. Bunlar, okunabilecek şeyler de değil. Ama bunlar yaşandı. Daha kötüsü:

İşkencecilerin çocukları
O Nazi filmlerindeki subaylardan beter işkenceciler, bütün o yaptıklarının hesabını hiç vermemiş olarak aramızda dolaşıyorlar. İşlerini hallettikten sonra Diyarbakır'dan her yere dağıldılar. Belki Trabzon'da komşunuz, belki Niksar'da bir tanıdığınız, belki İzmir'de babacan mahalle büyüğü, belki İstanbul'da gittiğiniz bir lokantanın yöneticisi, belki...
Her yerdeler. Ve biz onların kim olduğunu bilmiyoruz. Biliyor musunuz, işkencede bir çocuğu öldürmüş birini seviyor bile olabilirsiniz. Bir işkenceciyle evli bile olabilirsiniz. O sizin babanız bile olabilir.
Sizin dedeniz işkence seanslarını yönetmiş olabilir. Ama bunu bilmiyorsunuz. Çünkü daha sormadık o en önemli soruyu:
"Siz 12 Eylül'de neredeydiniz?"
İşkence görenlerin çocukları biliyor babalarının 12 Eylül'de nerede olduğunu. Ama işkence yapanların çocukları daha babalarına sormadılar:
"Baba sen 12 Eylül'de neredeydin?"

Solcular değil, herkes!
78'liler şimdi Diyarbakır Cezaevi için Gerçekleri Araştırma Komisyonu kuruyor. Ve şimdi bu girişime, benzerlerine herkesin katkı sağlaması, bunları herkesin desteklemesi gerekiyor. Sadece solcuların değil, herkesin 12 Eylül rejiminin suçlularını parmağıyla göstermesi, itham etmesi, hesap sorması gerekiyor. Çünkü onlardan geri almamız gereken bir şeyimiz var. Neyimiz mi?

Ispanağın önemi
Enis Rıza dünkü Birgün gazetesindeki yazısında bir hikâye anlatmış:
12 Eylül döneminde Ermeni kadın kocasını ıspanak almaya gönderiyor. Adam ıspanağı alıp geri dönerken polisler adamı gerekçesiz içeri alıyorlar. İşkence, dayak ve iki yıl içeride kalıyor adam. "Hiçbir örgütle bağlantısı saptanamadığı" için serbest bırakılıyor. Fakat adam gitmek istemiyor, "Ispanağımı isterim" diye tutturuyor. "Def ol git" diye bağırıyorlar, adam gitmiyor. İlle de ıspanak. Sonunda manavdan alıp veriyorlar adama ıspanağı. Karısı soruyor niye ıspanak diye tutturduğunu. Adam şöyle diyor:
"Ispanaktan başka geri alabileceğim hiçbir şey kalmamıştı!"
Diyarbakır'da ıspanaktan fazlası var geri alabileceğimiz. Vicdanımız, insanlığımız, insanlık hesabımız, hıncımız... diye gidiyor liste.
"12 Eylül ne? Kenan Evren kim? Diyarbakır Cezaevi ne ki?" diyecek gençler varsa işte bu yüzden meşhurdur Diyarbakır'ın ıspanağı! Babaları bilenler vardır, pek meşhurdur!

Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
jeanne
Dicle Üni. Temsilcisi


Kayıt: 06 Eyl 2007
Mesajlar: 114

 MesajTarih: Pzr Eyl 16, 2007 4:48 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

umarım 12 eylül de yaşanan vahşet bir daha yaşanmaz. tüm ülke halkı payına düşen zararı almıştır 12 eylül den ama diyarbakır gerçekten en çok acıyı çeken ildir. hoş hala bu eziyet ve düşmanlık devam ediyor ya neyse.
diyarbakır eskinin izlerinin büyük kısmını silmeyi başarmış bir şehir. gerçekten güçlü bir şehir.

paylaşım için tşk. deniz
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
umut62
İst. Kültür Üni. Temsilcisi


Kayıt: 13 Eyl 2007
Mesajlar: 97

 MesajTarih: Pzr Eyl 16, 2007 7:12 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

evet jeanne nin dedigi gibi diyarbakir guclu bir sehir zaten bunca zulme dayanabilmesi de bunun en guzel kaniti...

ama halen ........... beyinleriyle katillere oven sarkilar yazan kendini sanatci kendini ozan sanan .............. oldugu surece ulkeme huzur gelmeyecek...
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
jeanne
Dicle Üni. Temsilcisi


Kayıt: 06 Eyl 2007
Mesajlar: 114

 MesajTarih: Pzr Eyl 16, 2007 10:47 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

12 eylül-işkence-diyarbakır üzerine bir röportaj
Diyarbakır Cezaevi'nde 12 Eylül işkenceleri
12 Eylül hesaplaşmasının odağında bu kez Diyarbakır Cezaevi var. Cezaevinde yaşananları eski Dev Genç lideri, 78’liler Vakfı Başkanı Celalettin Can anlattı... 'Ebu Garib'den beterdi'12 / 09 / 2007 04:43
1980 askeri darbesinin üzerinden 27 yıl geçti. Genelkurmay Başkanı Org. Kenan Evren’in başkanlığında, emir komuta zinciri içinde yapılan darbede Uluslararası Af Örgütü’nün rakamlarına göre 650 bin kişi gözaltına alındı, 230 bin kişi yargılandı. 7 bin kişi için idam cezası istendi. İdam cezası verilen 517 kişinin 50’si asıldı. Asılanlar arasında yaşı büyütülen çocuklar da vardı. Darbe demokrasi tarihimizde derin bir yarık, kolektif hayatımızda ağır travmalar yarattı. ‘Netekim’ zor yıllardı. O yılları ve Diyarbakır cezaevinde neler yaşandığını eski Dev Genç lideri, 78’liler Vakfı Başkanı Celalettin Can ile Gazete Star konuştu.


l ‘12 Eylül karanlığı yırtılsın’ adlı eylemi yapma nedeniniz ne?

12 Eylül düne ait değil çünkü. Darbeciler kendilerini darbeyle sınırlamadı, darbe rejimini de örgütledi. Uygulamalarını yasalaştırdı, kurumları buna göre organize etti. Milli Güvenlik Siyaset Belgesi başta olmak üzere derin devlet diye bilinen derin çekirdeği sisteme yerleştirdiler. Toplumu güce inanan, çıkara göre şekillenen bir toplum haline getirdiler. Ve bu sürüyor hálá.

l Hesaplaşmanın vakit geldi mi peki, ortam şu an buna hazır mı?

99 sonunda ‘darbeciler yargılansın’ dediğimizde yankısı büyük olmuştu çünkü toplum darbecilerine alışmıştı. Geçen sürede yasakların kalkmasına uğraştık, darbecilerin yargılanması gerektiğini ısrarla söyledik. Gelinen noktada artık vicdanlar uyanmaya başladı. 78’liler hakikaten kendileriyle övünebilirler.

DARBE BİR SUÇTUR

l 78’lilerin tek amacı 12 Eylül’le hesaplaşmak mıdır?

Bu amaçlarımızdan sadece biri. Biz bu ülkede herkesin fikrini özgürce söyleyebildiği, örgütlenebildiği, sürece katılabildiği çağdaş, katılımcı bir demokrasi istiyoruz. Demokrasiden de her alanda temsiliyet ve meşruiyeti anlıyoruz.

l İstiyoruz dediğinize göre olmadığını düşünüyorsunuz. Bunun önündeki engel ne?

Tek kelimeyle asker. Askeri vesayet düzeni derin devletiyle, darbe anayasasıyla, yarattığı davranış kalıplarıyla, manipülasyon araçlarıyla demokrasinin önündeki engeldir.

l Askerden ne istiyorsunuz?

İşkenceye siyasete alet olmasın, toplumun günlük hayatına müdahale etmesin. Politikayı siviller yapsın, asker de sınırlarımızı korusun.

l Peki. 12 Eylül sorgulamasına neden hesaplaşma diyorsunuz?

Çünkü bir suç işlendi bu ülkede. 1980 darbesi, 60 ve 70 darbesiyle hesaplaşmadığımız için oldu. Sonra kirli savaşlar yaşandı, Şemdinli oldu. Derin devlet Hrant’a kadar geldi. Darbecilerle hesaplaşmalıyız ki bir daha bu suçu işlemesinler.

İŞKENCECİMİ BİLEYİM

l Hesapta başka neler var?

Ben işkencecimi tanımak istiyorum. Benden özür dilemesini istiyorum. Bu devlet 12 Eylül’de 1 milyon kişiyi gözaltına aldı. 150 kişiyi sorguda öldürdü, binlerce kişiyi işkenceden geçirdi. Toplumsal yaralar adalet duygusuyla sarılmak isteniyorsa devlet toplumdan özür dilemeli. Darbeciler yargılansın da, çok isteniyorsa sonra salıverilsinler, hiç önemli değil. Yeter ki bilelim.

l Yargılama nasıl olacak? Mevcut Anayasanın geçici 15. maddesi darbecilerin yargılanmasını imkansız kılıyor biliyorsunuz. Zaten 20 yıl olan suçta zaman aşımı da gerçekleşti.

İnsanlık suçunda zaman aşımı olmaz. Bu herhangi bir insan hakkı ihlali değil. Ortada bir adaletsizlik de var. Suç işleyen siviller yargılanıyor, cezalandırılıyor ama generaller suç işleyince yargılanmıyor. Kanunlar genelse, herkese eşit uygulansın.

KÜRT SORUNU DEĞİŞTİ

l Diyarbakır’a gideceksiniz. 12 Eylül’ü ve sonrasını anlamak için Diyarbakır neden önemli?

80 öncesinde Türkiye solu örgütlüydü. Apocu’lar da vardı ama etkin değillerdi. Darbe Kürt meselesinin ve PKK’nın kapsamını ve niteliğini değiştirdi.

l Nasıl değiştirdi?

Kürt aydınlar, gençler, işçiler, köylüler ya da herhangi biri, sadece Kürt olduğu için Diyarbakır cezaevine konuldu. Onlara orada dendi ki, ‘Siz Kürt değilsiniz, Türksünüz’. Bununla da yetinilmedi. İnsanın insana yapamayacağı işkenceler uygulandı. İnsanlar birbirlerine tecavüz ettirildi. Cop soktular, o copu birbirlerine ya da kendisine yalattılar. Köpeği şartlandırarak köpeğin insana tecavüzünü yaratmaya çalıştılar. İnsanlara pislik yedirdiler. Lağım suyuna soktular. Akla hayale gelmeyecek vahşetler yaptılar.

l Neden yaptılar bunu?

Ceza evinde operasyonları yürüten Esat Oktay Yıldıran demişti ki; ‘Hepinizi öldürmeyeceğiz. Yılacak, çıktığınızda bir daha biz Kürdüz, devrimciyiz, diyemeyeceksiniz. O kadar rezil olacaksınız ki insanların yüzüne bakamayacaksınız, kimse size saygı duymayacak’. Neticede Diyarbakır cezaevinde bir halkı yok etmek istediler.

l İşkencenin bu şiddette uygulanmasını askeri vesayet düzeninin sürmesi için kullanışlı bir ‘düşman’ yaratılması amacına bağlayanlar var?

Bu abartılıdır, sakıncalıdır da. Hem TSK’ya da haksızlık olur. Baskıyla Kürtlük bilincinin biteceğine gerçekten inanıyorlardı.

APO’NUN İŞİNE YARADI

l Diyarbakır cezaevinde yapılanları Ebu Gureyp’le ya da Guantanamo’yla kıyaslasanız ne dersiniz?

Diyarbakır’da olan hiçbir yerde olmadı. İşkence, şiddet o kadar büyüktü ki dayanamayıp itirafçı olanlar çıkar çıkmaz intihar etti. Pislik yedirilenler dişlerini söktürdüler. Onları dışarıda dinleyen Kürt halkı ağladı ve Apo’nun çağrısına uydu. Normalde bu çağrı tutmazdı ama yapılanlar yüzünden karşılık buldu. PKK’nın kaynağı Diyarbakır’dır.

l Bu sayede PKK canı yanan Kürtler için ‘intikamcı, kurtarıcı bir örgüt’ haline mi geldi yani?

Kürtler ‘Türkler bunu bize niye yaptı’ diye sordu ve Dersim’de 70 bin Kürtün öldürülğünü hatırladı. Oysa unutmuş, asimile olmuşlardı. Yapılanlara bakıp geçmişi hatırlayınca ‘Türkler bize düşman’ sonucuna vardılar. PKK da ‘tarihi intikam’ diye işledi bunu. Şimdi biz Diyarbakır’da Kürt halkının başına ne geldiğini iyi anlatır, bunu darbeciler yaptı dersek, vicdanlı Türk halkı kardeş halkının başına ne geldiğini anlar. Barış gelir, demokrasi gerçekten işlemeye başlar. Barış olmadan demokrasi olmaz.


Bunu bize nasıl yaptınız


l Diyarbakır cezaevinde ne olduğuyla ilgili daha önce İçişleri Bakanlığı’ndan bilgi istemiştiniz. Cevap alabildiniz mi?

‘Dilekçeniz gerekli yere gönderilmiştir’ dendi. TSK’dan da cevap çıkmadı. Bunu yineleyeceğiz.

l İstediğiniz bilgi nedir?

O dönemde cezaevinin bağlı olduğu mali müşavirliği, adli makamı, istihbaratçıları, kolluk kuvvetlerini, işkence yapanları, onlara emir veren komutanları öğrenmek, onlarla yüzleşmek istiyoruz.

l Yüzleşince ne söyleyeceksiniz onlara?

Bunu bize niye ve nasıl yaptınız, pişman oldunuz mu, sizin üzerinizdeki etkisi ne oldu, etkilenmediniz mi, özür dileyecek misiniz, diye soracağız.

l Kenan Evren ‘yine olsa yine yapardım’ demişti.

Evren’in yine yapardım dediği 16 yaşındaki Erdal Eren’i asmak için yaşını büyütmek. Bir milyon insanı gözaltına almak, insanlara işkence yapmak, 50 kişiyi asmak, kayıplar, yargısız infazlar, Diyarbakır’da çok büyük insanlık suçları işlemek. Yapardım dediklerinin hepsi suç! Yapardım diyor çünkü yargılanmadı. Müeyyidesi olmayan suç yine işlenir.


Acılarımızı arabeskleştirmedik


l 19 buçuk yıl hapisten sonra insan dışarı çıkınca ne hisseder, sudan çıkmış balık gibi mi olur?

(düşünüyor) Yeni bir başlangıç, yeni bir hayat... Yemek yeme, konuşma biçimi gibi cezaevindeki alışkanlıklarımız sürdü tabi ama ben intibak sorunu yaşamadım. Orada da kendimi pek içerde hissetmezdim zaten.

l İçerdeydiniz ve bunu hissetmiyordunuz!

İnsanın hayalleri vardır. Kendi kendine konuşur, dışarıdaymış gibi tasvirler yaparsın. Değerlerine sahip çıkar, dik durur, düşmanında bile saygı uyandırır, şehrazat dili gerçekleştirirsen içerde de yaşanabilir. Çıktığımda da hayalim, ne yapıp edip yaşanmışlıkları güncellemekti.

l En ağır olumsuzlukları anlatırken bile yüzünüzde gülümseme hiç eksilmedi?

(gülüyor) Gülmek lazım, hayat böyle...

l İçerdeyken hiç yazıklanmadınız mı?

Sevdiklerim beni bırakınca, arkadaşlarım ihanet edince, çok ağır bir işkenceden sonra insan insana bunu yapar mı diye acı duydum tabi. Ama biz acıları bireyselleştirmedik, arabeskleştirmedik. Acılardan insani değerleri koruyarak nasıl çıkabiliriz diye baktık. Biz başka bir kuşaktık.

l Cezaevindeki işkencelerde bir isim ya da adres vermesi için işkence yapılan insanlar hafızasını sıfırlamaya programlayabilir. Hafızanız hala böyle mi çalışıyor?

Yakalanmadan önce hafızamı sıfırlamaya çalıştım. Unutayım, hatırlamamayım diye. O yüzden unuttum çoğunu. Yeni yeni hatırlıyorum.

l Şimdi nasıl oluyor? Yeni biriyle tanıştığınızda hafızanız kayıt mı ediyor, ret mi?

İz bırakan biri olmazsa hatırlamam, unuturum.

l Beni de unutacak mısınız?

Hayır, hatırlayacağım sizi. (gülüyoruz)
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Siyaset ve Düşünce Forumu Forum Ana Sayfa -> Köşe Yazıları Tüm zamanlar GMT + 4 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız



Toplist site ekle iyi hit siteler Düşünce Toplistim Site Ekle Bedavahit.com Site ekle Ana Sayfam Yap Web Stat

Cobalt 2.0 v2.0.3 phpBB theme/template © 2002-2006 Jakob Persson (readme) (forumthemes/bbstyles)

Powered by phpBB © 2001, 2002 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu


Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.077