roxanne Hacettepe Üni. Temsilcisi

Kayıt: 03 Eyl 2007 Mesajlar: 498 Konum: konu mu? ne konusu, ne alaka şimdi :))))  |
Tarih: Prş Eyl 27, 2007 11:01 am Mesaj konusu: BİR MALEZYA YAZISI DA BENDEN / İBRAHİM ÖZTÜRK |
 |
|
Bir Malezya yazısı da benden - ibrahim öztürk
Malezya mucizesinin bilge kralı Mahathir Muhammed'in bu yıl başında Türkiye'ye yaptığı ziyaret sonrasında bu köşede yazdığım yazıya büyük bir ilgi olmuştu.
('IMF'ye kafa tutan adam Türkiye'deydi',18.01.2007). Hazır medyadaki laikçi paranoya ne yapacağını şaşırmış vaziyette kendini dağa bayıra vurup, her zaman yaptığı gibi bilgi sahibi olmadan sözde fikir üretiyor, bir ikinci yazı yazmanın sırasıdır. Nasıl olsa her dibe çöken ülkede bir avuç azınlığı mutlu edecek kaynak vardır. Bu yüzdendir ki; dar bir azınlık, sınıf çıkarlarını savunmak üzere halkımızla vuruşarak gerileme modelini benimsemiş. Oysa biz üniversitede Malezya'yı bir 'başarı öyküsü' olarak anlatırız. Malezya sistemini merak edenler dünkü Zaman'da Hasan Kösebalaban'ın oldukça toparlayıcı yazınına başvursun. Aksi takdirde korku tapınağı kurmak için insanların kendi özgür iradeleriyle sokaktaki hayat tarzlarını tek karelik bir fotoğrafa sığdırarak sonuç alınamaz.
Ülkede kişi başına düşen gelir Türkiye'nin iki buçuk katı. Asya'da en hızlı ve kesintisiz büyüyen ülkelerin başında geliyor. Bu başarının bize göre temel parametreleri şunlar:
1- Çok kültürlülüğe ve çeşitliliğe saygı ve zenginlik kaynağı olarak bakabilmek. Böylece halk arasında hayatın her aşamasında tatlı bir rekabet sürüp gitmekte, bu da gelişmeyi tetiklemektedir. Yeri gelmişken, çoğulculuk içinde bir arada yaşama Batı'nın değil, Doğu'nun bir değeridir. Doğulu ülkelerin modernleşme sürecinde Batı'dan öğrendiği ilk zararlı ders, tek boyutlu baskıcı modernite anlayışıdır. Bu yüzden, nüfusunun yüzde yüze yakını homojen olan Japonya dışında Batı tecrübesi Doğu'da sadece karmaşa oluşturmaktadır.
2- Siyasi istikrarın uzun süre korunmuş olması. Bu, Asya'daki ülkeler arasında en büyük ortak paydadır.
3- Altyapı ve eğitime uzun süreli büyük yatırımın yapılmış olması.
4- Çatışan çıkarlar arasında dengeyi kurmak ve piyasa sonuçlarını daha da geliştirmek üzere 'piyasa uyumlu' devlet düzenleme ve yönlendirmelerinin etkin bir şekilde yapılmış olması. Burada gelir dağılımı adaletinin olabildiğince korunması ve sanayi stratejisi iki önemli husus.
5- Makro ekonomik dengelere dikkat edilmesi, bir başka ifade ile büyük bir bütçe açığına, yüksek enflasyona, borç dağlarına, cari açığa mahal verilmemiş olması.
6- Finansal hareketler üzerinde daima tatlı-sert gözetimin devam etmiş olması ve süreçlerin reel ekonomiye zarar vermesinin önüne geçilmesi.
1997 Asya krizi, küresel sermayenin Asya'nın yükselişini sabote etmek üzere oluşturduğu bir sabotajın sonucudur. O dönemde Mahathir devlet başkanı idi ve Asya'da sadece o, IMF'nin dediklerini reddetti. En önemlisi de sıcak paranın ülkeden kaçmasına izin vermedi ve sınırları kapattı. ABD başta olmak üzere Batı çıldırdı. Mahathır, "Bir sene zarfında işler yoluna girdikçe tedricen sınırları açacağız, öyle kazanıp, sonra ülkeyi enkaza döndürüp kaçmak yok." dedi. Mahathir bir gecede 'despot ve diktatör' ilan edildi. Halk ayaklandırılmak istendi. İslamî hassasiyeti yüksek olan bazı entelektüeller de ABD'nin bu oyununu anlamayarak 'yaşasın İslamî demokrasi' ayaklarına yatıp alet bile oldu.
Böyle bir ortamda ünlü iktisatçı Paul Krugman "Mahathir doğru bir şey yaptı." dedi ve destek verdi. Para baronu Yahudi lobisine rağmen "Ben bir bilim adamı olarak despota değil, doğru yaptığı önemli bir işe destek vermek için Mahathir ile görüşeceğim." deyip Malezya'ya gitti.
1963 yılında bağımsızlığını kazanan, insanları adeta açlık sınırında dolaşan, Batılıların sadece "fakir, karmaşa içinde bir doğal kaynak deposu olarak" gördüğü bu ülkenin talihi değişirken büyük vartalar atlatıldı. Sığındıkları en büyük güç ise halkın kültürel çoğulculuğunu baskı altına almadan birlikte yaşama modeline sımsıkı sarılmak oldu.
Batılılar 1960'larda Malezya'ya nasıl bakıyor idiyse, Türkiye'nin sömürgeci yerlileri de hâlâ halkımıza o gözle bakıyor. Bunu sivil anayasa tartışmaları vesilesiyle bir kez daha pekiştirmiş oldular.
27 Eylül 2007, Perşembe
Only registred user can see link on this forum! Registred or Login on forum! |
_________________ kimvurduya gitmesin; aşkıma ses ver..
uçarı değilim; kadir bilirim... |
|