.........
Sene 1993...
Ankara.
Kış... Hava, buz.
Cumhuriyet tarihinin en karanlık kazalarından biri meydana geldi, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis'in uçağı, Yenimahalle'deki PTT'nin boş arsasına çakıldı, komutan ile birlikte, 3 subay, 1 astsubay şehit oldu.
*
16 yaşındaydı o gün... Lise 2'de.
Acı haber tez ulaştı.
Duydu, inanamadı.
Çünkü, Orgeneral ile birlikte şehit olan 3 subay ve 1 astsubaydan birinin "kızı"ydı o.
Kızı.
*
Çok başarılı bir öğrenciydi, babacığının narini, gözbebeği, gururu... Hayali ise, Boğaziçi Üniversitesi'ne gitmekti.
İşte o an...
Vazgeçti.
Şehit babası gibi göklerde süzülecek, babasının bıraktığı yerden devam edecekti.
*
Eskisinden daha büyük hırsla sarıldı derslerine... Girdi sınava, Kara Harp Okulu'nu kazandı. Bir daha sınav... Kara Havacılık Okulu'nu kazandı. Erkeklerle kora kor rekabet etti, yürek isteyen 52 haftalık zorlu eğitim için gecesini gündüzüne kattı, taktı brövesini, Kara Kuvvetleri'nin "ilk kadın helikopter pilotu" oldu.
*
Hem şehit babasının bıraktığı yerden bayrağı devralmış, hem de Sabiha Gökçen'den sonra bir başka Atatürk kızı olarak "ilk" olmayı başarmıştı.
*
Bugün, Yüzbaşı.
Altında Sikorsky...
Hani şu, "Sikorsky'lerimiz en tehlikeli çatışma bölgelerine dalıp komandolarımızı indiriyor, yaralı askerlerimizi çatışma bölgesinden çıkarıyor" denilen Sikorsky'lerden.
*
Rahat ol Türkiye.
Bazı erkeklerin yusuf yusuf olduğu ülkende, böyle kızların var, rahat ol.