OLAY:Bay (A) ile bayan (B) arasındaki evlilik, 04.03.2002 tarihinde kesinleşen mahkeme kararı ile sona ermiştir.Boşanma yargılamasında, boşanmaya sebep olan olaylarda (A)'nın hafif kusurlu, (B)'nin ise ağır kusurlu olduğu belirlenmiştir.Kararın kesinleşmesinden sonra, 10.03.2003 tarihinde mahkemeye başvuran (B), işi ve düzenli geliri olmadığı için boşanma yüzünden yoksulluğa düştüğünü belirterek,kendisi için yoksulluk nafakası; 19 yaşındaki ortak çocukları (C) için de iştirak nafakası isteminde bulunmuştur.Bir süre sonra ise bay (A) ile bayan (D), 17.01.2004 tarihinde evlenmişlerdir.15.08.2004 tarihinde de, (E) dünyaya gelmiştir.(E) nin kendi çocuğu olmadığını düşünen (A), hiçbir zaman (E)'yi benimsememiş ve sürekli olarak (E)'ye kötü davranmıştır.Bu nedenle eşlerin arası açılmış, hemen hemen hergün yaşanan şiddetli tartışmalar sonucunda ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düşmüştür.Bunun üzerine (D), evlilik birliğini devam ettirmekte kararlı olduğunu,ancak bu koşullar altında (A) ile aynı evde yaşayamayacağını ifade ederek, 22.01.2006 tarihinde ayrı bir konuta taşınmıştır.(A) ise, eşler arasında bu konuda bir anlaşma yapılmadıkça veya mahkeme kararı olmadıkça, (D)'nin ayrı konuta taşınmasının mümkün olmadığını belirterek, 22.05.2006 tarihinde mahkemeye başvurmuş ve (D)'nin ortak konuta dönmesi konusunda ihtar edilmesi isteminde bulunmuştur.10.06.2006 tarihinde (D)'ye tebliğ eden eden ihtarın sonuçsuz kalması üzerine (A), 28.09.2006 tarihinde terk sebebine dayalı boşanma davası açmıştır.Dava devam ederken (E)'nin, (D) ile bay (F)'nin evlilik dışı ilişkisinin sonucunda dünyaya geldiği ortaya çıkmıştır.Bu gelişmeler sırasında, (F), kötü yaşam tarzı sebebiyle kısıtlanarak vesayet altına alınmıştır.Buna ilişkin mahkeme kararı, 06.11.2006 tarihinde kesinleşmiş ve 15.11.2006 tarihinde (F)'nin yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan edilmiştir.10.11.2006 tarihinde ise, (F) ile (G) arasında yapılan satım sözleşmesi gereğince, (F) sahibi olduğu taşınır eşyayı (G)'ye satarak, teslim etmiştir.Ayrıca, 14.01.2007 tarihinde noterde düzenlenen resmi senet ile (F), (E)'yi tanımıştır.Durumu öğrenen (F)'nin vasisi (V), bilgisi dışında gerçekleşen tanıma işlemine rıza göstermeyeceğini açıklamıştır.
SORULAR:
1. (B)'nin, kendisi ve (C) için ileri sürdüğü nafaka istemi hakkında nasıl karar verilmelidir?Farklı olasılıkları dikkate alarak açılayınız.
2. (D)'nin avukatı olsaydınız, (A) tarafından açılan boşanma davasında nasıl bir savunma yapardınız?Terk sebebine dayalı boşanma davasının koşullarını da açıklayarak, davanın nasıl sonuçlanması gerektiğini belirtiniz.
3. Soybağı bakımından (E)'nin hukuki durumunu belirleyiniz.Gerçek babası ile arasında soybağı ilişkisinin kurulması için, (E) hangi hukuki yollara başvurabilir?Fiil ehliyeti bakımından (E)'nin durumunu dikkate alarak açıklayınız.
4. (A)'nın, 10.01.2007 tarihinde sürekli olarak ayırt etme gücünü yitirdiği varsayımında, (A) ile (E) arasındaki hukuki ilişikiye son vermek için (C) hangi yola başvurabilir?Açıklayınız.
5. Terk sebebine dayalı boşanma davası devam ederken, (A)'nın öldüğü varsayımında, ölümün boşanma davasını etkisini açıklayınız.Bu durumda, mahkeme nasıl bir karar vermelidir?Belirtiniz.
6. (G), taşınır eşyanın mülkiyetini kazanmışmıdır?Farklı olasılıkları dikkate alarak açıklayınız.
7. (F)'nin ayırt etme gücünden yoksun olduğu için vesayet altına alındığı varsayımında, yukarıdaki soruya verdiğiniz cevap değişirmiydi?Açıklayınız.
8. (E)'nin, (F) tarafından tanınması geçerlimidir?Tanımanın hukuki niteliğini de belirterek açıklayınız.
METİN SORULARI:
9. Kişilik hakkına saldırı durumunda açılabilecek davaları sadece sayınız.
10. Vakıf kurma işleminin şekli hakkında bilgi veriniz.