Trabzon'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Fiziki Coğrafya Bölümü'nü bitirdi.
Buluşlara dayanan, genellikle kısa şiirlerinde, Orhan Veli şiirindeki bir özelliğin günümüzde sürdürümcüsü. Bu tür şiire pek de özgü olmayan, yumuşak, lirik bir ses tonu var.
_________________ yol kenarındaki yağmur mazğallarını
kumbara sanıp
harçlığımı atardım
bu yüzden en çok
denizden alacaklıyım..
rüzgar Emekli Yönetici
Kayıt: 31 Ağu 2007 Mesajlar: 347
Tarih: Pzr Eyl 30, 2007 8:39 pm Mesaj konusu:
ANTİK ACILAR
Geçim parası için
nice yaşlının
eski İstanbul evlerinden
getirdiği eşyalar
üstüne kar koyulup
satılıyor antik
acılar çarşısında
_________________ yol kenarındaki yağmur mazğallarını
kumbara sanıp
harçlığımı atardım
bu yüzden en çok
denizden alacaklıyım..
rüzgar Emekli Yönetici
Kayıt: 31 Ağu 2007 Mesajlar: 347
Tarih: Pzr Eyl 30, 2007 8:44 pm Mesaj konusu:
Ama Ölüm
Özgürlük kitabının
sayfaları arasına
cellatların kurduğu
darağacındaki ip
yarım kalan
sayfayı gösteriyor
okumaya devam edecek
nice insana
Evlilik fotoğraflarının yırtılarak
kırılan çerçevelerin
sokağa atılan
tahtalarıyla çakılıyor
çocuk tabutları
Hiçbir genç kız
taşımıyor kolyesinde
sevgilisinin fotoğrafını
ama ölüm
sayfaları oyulmuş
bir aşk romanının
içine gizliyor
tabancasını...
_________________ yol kenarındaki yağmur mazğallarını
kumbara sanıp
harçlığımı atardım
bu yüzden en çok
denizden alacaklıyım..
mezigga Tembel-Sömüren Demokrat (Puanı: 0)
Kayıt: 23 Eyl 2007 Mesajlar: 5
Tarih: Pzr Eyl 30, 2007 8:47 pm Mesaj konusu:
FİLİKA
Batmak üzere olan
bir gemide
panik içindeyken herkes
ne de çok sevinir
ipleri çözülen
filika
_________________ iki rayı gibiyiz bir tren yolunun yakın olması neyi değiştirir ki son istasyonun...
rüzgar Emekli Yönetici
Kayıt: 31 Ağu 2007 Mesajlar: 347
Tarih: Pzr Eyl 30, 2007 8:52 pm Mesaj konusu:
BEYAZ
O siyahtı
kurşuna dizenler beyaz
silah sesinden
ürkerek gökyüzüne
uçuşan kuşlar
bembeyaz
_________________ yol kenarındaki yağmur mazğallarını
kumbara sanıp
harçlığımı atardım
bu yüzden en çok
denizden alacaklıyım..
rüzgar Emekli Yönetici
Kayıt: 31 Ağu 2007 Mesajlar: 347
Tarih: Pzr Eyl 30, 2007 8:54 pm Mesaj konusu:
BARIŞ
Ekmek kırıntıları
serpiyorum cephede
kumtorbaları üstüne
su verirken
evinde generalim
kuşkonmaz çiçeğine
_________________ yol kenarındaki yağmur mazğallarını
kumbara sanıp
harçlığımı atardım
bu yüzden en çok
denizden alacaklıyım..
canb Tembel-Sömüren Demokrat (Puanı: 5)
Kayıt: 09 Ekm 2007 Mesajlar: 14 Konum: Esir Şehir...
Tarih: Sal Ekm 09, 2007 11:02 pm Mesaj konusu:
çok beğendiğim,her zaman takdir ettiğim,tertemiz pamuk gibi bir adam...
Mahya Işıkları'dır onu tanıyıp,sevmeme vesile olan...
_________________ geçse de yolumuz bozkırlardan ; denizlere çıkar sokaklar...
ASİ Yürüyen-İlerleyen Demokrat (Puanı: 10)
Kayıt: 12 Ekm 2007 Mesajlar: 40
Tarih: Cum Ekm 12, 2007 9:28 pm Mesaj konusu:
ben de orada bir kez daha keşfetme imkanını buldum sunay akın'ı sahıden de ehli ınsanlardan..
_________________ ismi yokk,geçmişi yokk,kaybedecek hiçbirşeyi yokk..
okyanus İstanbul Üni. Temsilcisi
Kayıt: 18 Ağu 2007 Mesajlar: 60
Tarih: Cmt Ekm 13, 2007 3:11 pm Mesaj konusu:
Sunay Akın,benim de çok beğendiğim bir şairdir.
''Yaşamdan Dakikalar'' ve ''Mahya Işıkları'' programlarında onu daha iyi tanıma fırsatı bulduk.
En sevdiğim şiirlerinden biri ''ÇEKMECE'' dir.
Özellikle son iki kıtası
ÇEKMECE
Büyüklerle ben yapamıyorum
çocuklar da almıyor beni oyunlarına
devlet dairesinde
yangından kurtarılmayacak
sıkışmış bir çekmece gibiyim
açılamıyorum sana
Kardeşiyle sokaklarda hep
bir örnek giydirilen sen
nasıl sevmezsin eşitliği
yürürken düşen çoraplarını
aynı hizaya getirmek için annen değil miydi önünde diz çöken
Öpüşme sahnesinin tam ortasında
içeri girdiğin yazlık sinemanın
yer göstericisiyim
yürüyorsun fenerimin ışığında
yer: Kız Kulesi
ve sonu ayrılıkla bitecek
hüzünlü bir aşk filmini oynuyor
beyaz duvarında
Bir kez olsun çıkmazken ağzından
seni sevdiğimi
her gün söylememi yadırgama
bil ki bu şehirde
iskelenin verilmesini
beklemeden atlarım vapurlara
Son karesi gibi Red Kit'in
batan güneşe doğru
sürerken atımı
gitme kal demeni bekliyorum
ama yalnızca
rüzgar çekiştiriyor atkımı
SUNAY AKIN
_________________ Kim gerçek yabancı?
Bir ülkede yaşayıp da başka bir yere ait olduğunu bilen mi,
Yoksa kendi ülkesinde yabancı hayatı sürüp ait olacak başka bir yeri olmayan mı???
ASİ Yürüyen-İlerleyen Demokrat (Puanı: 10)
Kayıt: 12 Ekm 2007 Mesajlar: 40
Tarih: Cmt Ekm 13, 2007 3:15 pm Mesaj konusu:
AYRILIK
İki rayı gibiyiz
bir tren yolunun
yakın olması
neyi değiştirir
son istasyonun
işte benim en sevdiğim şiirlerinden birisi de bu şiir..
_________________ ismi yokk,geçmişi yokk,kaybedecek hiçbirşeyi yokk..
rüzgar Emekli Yönetici
Kayıt: 31 Ağu 2007 Mesajlar: 347
Tarih: Cmt Ekm 13, 2007 3:23 pm Mesaj konusu:
işte ben
RÜZGAR
Bayrakları birbirine
benzemese de ülkelerin
bir ağızdan söyledikleri
barış ezgisini
yankılatır rüzgar
direklerine çarpan
iplerinin
Savaş alanında
silahların sustuğu saatlerde
mektup yazacak
bir ailesi olmayan askerin
yaptığı kağıt gemiyi yüzdürür
arkadaşının kan
gölünde
Karıştırır martıların oyununa
çocukların getirilmemesi
rica olunan davetiyelerin
arkasına yazarak
Galata Kulesi'nden
attığımız son sözlerini
erdal eren'in
Usulca siler
patika yollardaki
nal izlerini
ve açıp pencereleri
korkutur aniden
tanrıça heykeliyle sevişen
müze bekçisini
Beklediğimiz sensin ey özgürlük
kaybolur izleri
bütün işkencelerin
bir gün çıkıp gelirsen
nasıl ki katlanmış hüznünü
unutuyorsa o anda
rüzgara açılan bir yelken
_________________ yol kenarındaki yağmur mazğallarını
kumbara sanıp
harçlığımı atardım
bu yüzden en çok
denizden alacaklıyım..
rüzgar Emekli Yönetici
Kayıt: 31 Ağu 2007 Mesajlar: 347
Tarih: Cmt Ekm 13, 2007 3:32 pm Mesaj konusu:
YÜREĞİM
Yüreğim
Islaktır benim
Kuytularda ağlamaktan
Ve hafif uçuktur rengi
Kurusun
Diye kaç kez
Güneşe asılmaktan...
_________________ yol kenarındaki yağmur mazğallarını
kumbara sanıp
harçlığımı atardım
bu yüzden en çok
denizden alacaklıyım..
rüzgar Emekli Yönetici
Kayıt: 31 Ağu 2007 Mesajlar: 347
Tarih: Cum Ekm 26, 2007 4:41 pm Mesaj konusu:
Kağıt Gemi
Deniz kıyısında
bir martıyla konuşurken görüyormuş
dostlarım beni sürekli
bir kaptanım çünkü
kağıt gemilerden
emekli
Kılları uzadıkça ellerimin
unuttum kağıtlardan
nasıl gemi yapıldığını
ki yaşlılığa uzanan
birer iskeledir parmaklarım
çözüldü uçlarından
nice kağıt geminin
palamarı
Çocukluğumun tahta atını
bozarak yaptığım iskeleye
küçük bir kağıt gemi
yanaşır mı dersiniz
kazısam ellerimdeki
bütün kılları ! ...
_________________ yol kenarındaki yağmur mazğallarını
kumbara sanıp
harçlığımı atardım
bu yüzden en çok
denizden alacaklıyım..
rüzgar Emekli Yönetici
Kayıt: 31 Ağu 2007 Mesajlar: 347
Tarih: Cum Ekm 26, 2007 4:43 pm Mesaj konusu:
Tutuklu
Tutsak olacağını bilerek
yine bu sabah
demirparmaklıktan içeri
usulca sızdı
güneş
Yasaklanınca görüş gününde
çiçek getirilmesi
arka duvarın dibinde
sarmaşık tohumu
dikmiş annem
Oysa el bile
sallayamamıştım ona
kuyrukta saatlerce bekleyip
doldurduğu içme suyunu
dökerken ardıma
_________________ yol kenarındaki yağmur mazğallarını
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız