 |
 |
Siyaset ve Düşünce Forumu www.siyasetvedusunce.net / www.hukukcugenc.com
|
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
jeanne Dicle Üni. Temsilcisi

Kayıt: 06 Eyl 2007 Mesajlar: 114
 |
Tarih: Cmt Eyl 08, 2007 8:42 pm Mesaj konusu: ahmet arif |
 |
|
Ahmet Arif (1927 - 1991)
Hasretinden Prangalar Eskittim adlı tek şiir kitabıyla çok geniş bir okur kitlesine ulaşan Ahmed Arif Ahmed Arif 21 Nisan 1927’de Diyarbakır’da doğdu, aynı kentte yaptığı ortaöğreniminden sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü’ne girdi.
1950’den sonra siyasi görüşleri nedeniyle sık sık tutuklanıp uzun süreler cezaevinde yattığı için öğrenimi yarım kaldı. Ankara gazetelerinde teknik sekreterlik, düzeltmenlik gibi işlerde çalıştı. 1948-1954 arasında Yeryüzü, Beraber, Seçilmiş Hikayeler, Yeni Ufuklar, Kaynak dergilerinde yayımlandığı şiirlerden sonra uzun bir suskunluk dönemine girdi. İçinde 19 şiir bulunan Hasretinden Prangalar Eskittim 1968’de yayımlandı ve şiir kitaplarından görülmedik bir baskı sayısına ulaştı.
Ahmed Arif ilk şiirini Garip şiirinin baskın olduğu dönemde yayımladığı halde bu akımdan etkilenmedi. Nazım Hikmet’in açtığı yolda kendine özgü bir şiir oluşturdu.
Ahmet Arif 2 Haziran 1991'de Ankara’da öldü.
»Hakkında Yazılanlar
Cemal Süreya, onun uzun bir ağıta benzettiği şiirini “Türkü söyleyerek çarpışan, yaralıyken de arkadaşları için tarih özeti çıkaran, buna felsefe ve inanç katmayı ihmal etmeyen birinin şiiri” olarak niteliyor ve şu değerlendirmeyi yapıyor: “Doğu Anadolu insanına doğru yayıyor. Sonra bütün Anadolu insanına doğru yayıyor onu. Pir Sultan Abdal’a, Urfalı Nazif’e, Köroğlu’na, Bedreddin’e götürüyor. Büyük bir sevgiyle bir umuda çağırıyor Anadolu insanını; gözlerinden öperek, çıldırasıya severek
HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM
Seni, anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
Kahpe yalana.
Ard- arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
Dışarda gürül- gürül akan bir dünya...
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana...
Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara,
Akan yıldıza,
Bir kibrit çöpüne varana,
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.
Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamlardan,
Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni...
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini...
Belinde Diyarbekir kuşağı
Zulasında kimbilir hangi hınç, hangi mısra
Yürür namus bildiği yolda...
Yürür yine de yalınayak ve
ayakları yanarak. |
|
| |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
msena21 Uzman Demokrat (Puanı: 80)

Kayıt: 01 Eyl 2007 Mesajlar: 661 Konum: öğrenci  |
Tarih: Cmt Eyl 08, 2007 8:47 pm Mesaj konusu: |
 |
|
SEVDAN BENİ
Terketmedi sevdan beni,
Aç kaldım, susuz kaldım,
Hayın, karanlıktı gece,
Can garip, can suskun,
Can paramparça...
Ve ellerim, kelepçede,
Tütünsüz, uykusuz kaldım,
Terketmedi sevdan beni...
Bu güzel konu için teşekkürler kaç gündür aklımdaydı ama nasip olmadı bi türlü bende en sevdiğim şiirini ekleyeyim _________________ SiLgİ KuLLaNmAdAn rEsİm çİzMe sAnAtInA
...........hAyAt dİyOrUz........ |
|
| |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
UÇURUM Çalışkan Demokrat (Puanı: 60)

Kayıt: 11 Eyl 2007 Mesajlar: 281 Konum: özümden  |
Tarih: Çrş Eyl 12, 2007 6:17 pm Mesaj konusu: |
 |
|
Haberin var mı taş duvar?
Demir kapı, kör pencere,
Yastığım, ranzam, zincirim,
Uğruna ölümlere gidip geldiğim,
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mi?
Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,
Karanfil kokuyor cıgaram
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin…
Ahmed ARif hasretinden prangalar eskitmiş Beni böyle eskitense prangalı hasretin.. _________________ VE SONUNDA ANLIYORDU KAHİN.HEP DEĞİŞEN DALGALAR HİÇ DEĞİŞMEYEN DENİZİN TEK GERÇEĞİYMİŞ...
(Cumhuriyetimizin ilk sözü laiklik değildir,Cumhuriyetimzin ilk sözü ''KAHROLSUN EMPERYALİZM''dir..) |
|
| |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
Gölge Tembel-Sömüren Demokrat (Puanı: 0)
Kayıt: 15 Eyl 2007 Mesajlar: 5
 |
Tarih: Pzr Eyl 30, 2007 8:25 pm Mesaj konusu: |
 |
|
Ahmed Arif şöyle tanımlar kendisini:
"Ben halkımın mazlum ve gariban bir ozanıyım. Böyle olmak da yüce bir onurdur"
ANADOLU
Beşikler vermişim Nuh'a
Salıncaklar, hamaklar,
Havva Ana'n dünkü çocuk sayılır,
Anadoluyum ben,
Tanıyor musun ?
Utanırım,
Utanırım fıkaralıktan,
Ele, güne karşı çıplak...
Üşür fidelerim,
Harmanım kesat.
Kardeşliğin, çalışmanın,
Beraberliğin,
Atom güllerinin katmer açtığı,
Şairlerin, bilginlerin dünyalarında,
Kalmışım bir başıma,
Bir başıma ve uzak.
Biliyor musun ?
Binlerce yıl sağılmışım,
Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
Nazlı, seher-sabah uykularımı
Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,
Haraç salmışlar üstüme.
Ne İskender takmışım,
Ne şah ne sultan
Göçüp gitmişler, gölgesiz!
Selam etmişim dostuma
Ve dayatmışım...
Görüyor musun ?
Nasıl severim bir bilsen.
Köroğlu'yu,
Karayılanı,
Meçhul Askeri...
Sonra Pir Sultanı ve Bedrettini.
Sonra kalem yazmaz,
Bir nice sevda...
Bir bilsen,
Onlar beni nasıl severdi.
Bir bilsen, Urfa'da kurşun atanı
Minareden, barikattan,
Selvi dalından,
Ölüme nasıl gülerdi.
Bilmeni mutlak isterim,
Duyuyor musun ?
Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne - üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.
Gör, nasıl yeniden yaratılırım,
Namuslu, genç ellerinle.
Kızlarım,
Oğullarım var gelecekte,
Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.
Kaç bin yıllık hasretimin koncası,
Gözlerinden,
Gözlerinden öperim,
Bir umudum sende,
Anlıyor musun ? |
|
| |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
UÇURUM Çalışkan Demokrat (Puanı: 60)

Kayıt: 11 Eyl 2007 Mesajlar: 281 Konum: özümden  |
Tarih: Pzr Eyl 30, 2007 9:38 pm Mesaj konusu: |
 |
|
Ahmed Arif'in Anodolu şiiri benim yüreğim kaldırmadı buraya eklemeye okumayalı hayli olmuştu sana teşekkür mü etmeliyim bilmiyorum gölge arkadaşım ama içimi sızlatan bir şiir ve en sevdiğim dizelerinin altı çizili içimden zikrettiğim dizelerdir her ahmed arif adını duyduğumda
''Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne - üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni. ''  _________________ VE SONUNDA ANLIYORDU KAHİN.HEP DEĞİŞEN DALGALAR HİÇ DEĞİŞMEYEN DENİZİN TEK GERÇEĞİYMİŞ...
(Cumhuriyetimizin ilk sözü laiklik değildir,Cumhuriyetimzin ilk sözü ''KAHROLSUN EMPERYALİZM''dir..) |
|
| |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
UÇURUM Çalışkan Demokrat (Puanı: 60)

Kayıt: 11 Eyl 2007 Mesajlar: 281 Konum: özümden  |
Tarih: Sal Ekm 30, 2007 8:10 pm Mesaj konusu: |
 |
|
HANİ KURŞUN SIKSAN GEÇMEZ GECEDEN
Yiğit harmanları, yığınaklar,
Kurulmuş çetin dağlarında vatanların.
Dize getirilmiş haydutlar,
Hayınlar, amana gelmiş,
Yetim hakkı sorulmuş,
Hesap görülmüş.
Demdir bu...
Demdir,
Derya dibinde yangınlar,
Kan kesmiş ovalar üstünde Mayıs...
Uçmuş, bir kuştüyü hafifliğinde,
Çelik kadavrası korugan'ların.
Ölünmüş, canım,ölünmüş
Murad alınmış...
Gelgelelim,
Beter, bize kısmetmiş.
Ölüm, böyle altı okka koymaz adama,
Susmak ve beklemek, müthiş
Genciz, namlu gibi,
Ve çatal yürek,
Barışa, bayrama hasret
Uykulara, derin, kaygısız, rahat,
Otuziki dişimizle gülmeğe,
Doyasıya sevişmeğe,yemeğe...
Kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri,
Asıl, bizim aramızda güzeldir hasret
Ve asıl biz biliriz kederi.
İçim, bir suskunsa tekin mi ola?
O Malta bıçağı,kınsız,uyanık,
Ve genç bir mısradır
Filinta endam...
Neden, neden alnındaki yıkkınlık,
Bakışlarındaki öldüren buğu?Kaç yol ağlamaklı oluyorum geceleri...
Nasıl da almış aklımı,
Sürmüş, filiz vermiş içimde sevdan,
Dost, düşman söz eder kendi kavlince,
Kınanmak, yiğit başına.
Bu, ne ayıp, ne de yasak,
Öylece bir gerçek, kendi halinde,
Belki, yaşamama sebep...
Evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.
Hani, kurşun sıksan geçmez geceden,
Anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık...
Ve zehir - zıkkım cıgaram.
Gene bir cehennem var yastığımda,
Gel artık... _________________ VE SONUNDA ANLIYORDU KAHİN.HEP DEĞİŞEN DALGALAR HİÇ DEĞİŞMEYEN DENİZİN TEK GERÇEĞİYMİŞ...
(Cumhuriyetimizin ilk sözü laiklik değildir,Cumhuriyetimzin ilk sözü ''KAHROLSUN EMPERYALİZM''dir..) |
|
| |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
UÇURUM Çalışkan Demokrat (Puanı: 60)

Kayıt: 11 Eyl 2007 Mesajlar: 281 Konum: özümden  |
Tarih: Sal Ksm 06, 2007 8:22 pm Mesaj konusu: |
 |
|
Only registred user can see link on this forum! Registred or Login on forum! |
2003’te Cahit Berkay Moğollar’ın yeni albümü "Yürüdük Durmadan" için, Ahmet Arif’in ünlü şiiri "Adiloş Bebe"’nin 2004 versiyonunu bestelemek istediklerini söyledi. Bu sözler, "Büyümüş Adiloş" için yazıldı.
Only registred user can see link on this forum! Registred or Login on forum! |
Burdan dinleyebilirisiniz! _________________ VE SONUNDA ANLIYORDU KAHİN.HEP DEĞİŞEN DALGALAR HİÇ DEĞİŞMEYEN DENİZİN TEK GERÇEĞİYMİŞ...
(Cumhuriyetimizin ilk sözü laiklik değildir,Cumhuriyetimzin ilk sözü ''KAHROLSUN EMPERYALİZM''dir..) |
|
| |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
Site Ekle
Bedavahit.com Site ekle
Ana Sayfam Yap
Web Stat
|
|
 |