Siyaset ve Düşünce Forumu Forum Ana Sayfa Siyaset ve Düşünce Forumu
www.siyasetvedusunce.net / www.hukukcugenc.com


HZ. MUHAMMEDİN (s.a.v.) HAYATI

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Siyaset ve Düşünce Forumu Forum Ana Sayfa -> Biyografiler
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
msena21
Uzman Demokrat (Puanı: 80)


Kayıt: 01 Eyl 2007
Mesajlar: 661
Konum: öğrenci

 MesajTarih: Cmt Eyl 01, 2007 5:05 am    Mesaj konusu: HZ. MUHAMMEDİN (s.a.v.) HAYATI Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

PEYGAMBERIMIZIN DOGUMU

Peygamberimiz Fil vakasından 50 gün sonra ,Rebiullevvel ayinin on ikinci Pazartesi günü,tan yeri ağarırken, Mekke`de doğdu.

PEYGAMBERIMIZ DOĞDUĞUNDA BAZI HADISELER VUKU A GELDI

Peygamberimiz doğduğunda bazı hadiseler vuku a geldi,bunlardan bazılarını söyle sıralayabiliriz:Peygamberimiz ,Anadan Sünnetli ve göbeği kesik olarak doğdu. Peygamberimiz doğarken, çocukların yere düştükleri gibi düşmeyip ellerini ,yere dayamış başını semaya kaldırmış olarak doğdu.Peygamberimiz doğduğu zaman ,bir yıldız doğmuş ve bilginler, bu yıldızın doğduğu gece,Ahmed doğmuştur Dediler.Bir çok Yahudi Alimi Tevrat tan inceleme ile peygamberimizin bu gecede doğduğunu yakınlarına bildirmişlerdir.

Peygamberimiz doğduğu gece Kisranin sarayından on dört şerefe yıkıldı İranlıların,bin yıldan beri hiç sönmeden yanan Atesgedeleri sönüverdi.Save Gölünün suyu çekildi.Sema ve Vadisini su bastı.Iran Sahi, Arapların, ülkesini istila edeceğini rüyasında gördü,ve telaşa düştü.

PEYGAMBERIMIZIN BABASI HZ.ABDULLAH

Peygamberimizin babası Hz. Abdullah Kureyş’in ileri gelen delikanlılarından idi. Güzel yüzlü,iki gözü arasında peygamberlik nurunu taşıyordu.Mekkenin bütün genç kızları onunla evlenmek için can atarlardı.Babasına o kadar itaatliydi ki babasının izinden hiç çıkmazdı.Hatta birinde babası Abdulmuttalip Allaha dua etmiş ve ``Allahım eğer bana on erkek evladı verirsen onlardan birini senin için kurban edeceğim``demiş ,on evladı olunca da Allaha verdiği sözü tutmak için oğlu Abdullahı kurban etmek istemiştir.Oğlu Abdullah babasına itiraz etmemiş ve boyun eğmiştir Etraftan yapılan eleştirilerle oğlunu kurban etmekten vaz geçmiş onun yerine 100 Adet Deve kurban etmiştir. Hz. Abdullah hz. Amine ile evlendikten Kısa bir müddet sonra gittiği ticaret kervanından dönerken yolda hastalandı. Medine’de dayısı Beni Adiy bin. Neccarin yanında bir ay hasta aldıktan sonra vefat etti.Hz. Abdullah vefat ettiği zaman Peygamberimiz henüz Anne karnında altı aylıktı.

PEYGAMBERIMIZIN SÜT ANNEYE VERILISI

Yeni doğan çocukları süt anneye vermek; Kureyş ve sair Arap eşrafının adeti idi.

Bu da; kadınların kocaları ile daha iyi meşgul olmalarını ve çocuklarında ,özellikle ,havasının güzelliği, rutubetinin azlığı ve suyunun tatlılığı ile tanınan yerlerde yasayan şerefli kabileler arasında, sağlam vücutlu,siki etli, cesaretli yetişmelerini ve düzgün, pürüzsüz konuşmayı öğrenmelerini sağlamak içindi.

Mekke çevresinde ve Harem içinde oturan kabilelerden Süt annesi olanlar, her yıl iki defa, yaz ve güz olmak üzere Mekke`ye gelirler,çocukları alıp götürürlerdi.

Peygamber efendimizi(A.S) Ben`i Sa`d b.Bekr kabilesinden Süt annesi Halime hatun götürdü.

Peygamberimizin Süt kardeşleri şunlardır::

Abdullah b. Haris,Üneyse binti.Haris,Şeyma bint-i Haris.

Peygamberimizi Yetim olduğu için Arap kadınları kabul etmemiş; sadece kabilesine götürecek çocuk bulamayan Halime, eli bos gitmemesi için peygamberimizi kabul etmişti.Peygamberimizi aldıktan sonra Halime ve Ailesinin yaşam tarzı bir anda değişti.

Bunlardan bazılarını Halimenin dilinden dinleyecek olursak; Halime Hatun der ki;`` İçinde bulunduğumuz kuraklık ve kıtlık yılında hiç bir şeyimiz kalmamıştı. Ben, kır merkebimin üzerinde idim.Yanımızda, yaşlı bir devemiz vardı,bize bir damla süt vermiyordu.

Üzerinde bulunduğum merkebin ağır yürümesi yol arkadaşlarımı çileden cıkartıyordu.Nihayet Mekke’ye varıp emdirilecek oğlan çocukları aramaya başladık. İçimizden hiç bir kadın Muhammedi almak istemiyor,ondan uzak duruyorduk. Çünkü, bizler emdireceğimiz çoçuğun babasından bahisse kavuşmayı ve ondan armağanlar almayı bekliyorduk.

Bir ara Muhammed in dedesi Abdulmuttaliple karşılaştım,bana; İsmin nedir ?diye sordu.

Halime dedim. Bana;Ey Halime! Benim yanımda bir yetim çocuğum var onu emzirmek için Beni Sa`d kabilesi kadınlarına teklif ettim öksüz olduğu için kabul etmediler. Sen kabul eder misin? Ben ,``bana biraz müsaade ette kocama bir danışayım``dedim.

Hemen kocamın yanına döndüm,ona haber verdim. Kocam izin verince Muhammedi aldım.

Muhammed bize gelince,evimiz öyle bereketlendi ki kocam la hayretler içinde kaldik.Sütü çekilmiş olan devemizde sütler fazlaca akmaya, zayıf olan merkebimizi,yolda başka hiç bir binek hayvan geçememeğe,davarlarımıza inen süt hiç bir davara inmemeye başladı.

Peygamberin Çocukluğu daha değişikti. Daha iki Aylık iken,her tarafa yuvarlanmaya çalışıyordu.Üç Aylık olunca Day durmaya çalışıyordu.Dört Aylık olunca, duvara tutunup yürüyordu.Beş Aylık olunca bir yere tutunmadan yürüyebiliyordu.Altı Ayı tamamlayınca, yürümeyi hızlandırmıştı.Yedi Aylık iken her tarafa gidebiliyor,koşabiliyordu. Sekiz Aylık iken,konuşuyor,konuşulanı anlayabiliyordu.On Aylık iken Ok atabiliyordu. İki Yılı doldurduğu zaman,oldukça, iri ve gösterişli bir çocuk olmuştu.Onu Annesine götürdük, Amma,biz,Onun yüzünden gördüğümüz hayır ve bereketten dolayı, Yanımızda bir müddet daha tutmaya çok istekli bulunuyorduk.

HZ.AMINENIN MEDINE ZIYARETI VE VEFATI

Hz. Amine Peygamberi de yanına alarak Medine’deki Neccar oğullarından olan Dayılarını ziyarete gitti. Orada peygamberle, bir ay kadar misafir oldular.

Yahudi kavmi peygamberimizi orada görünce onu devamlı kontrol edip hal ve hareketlerine dikkat ediyorlardı. Hz. Amine Yahudilerin Peygamberimiz hakkında takındıkları tavırlardan korkmaya başladı Ve acilen Mekke ye dönmek için yola koyuldular.

Hz. Amine, Mekke’ye gelirken, yolda hastalanıp Evba köyünde durakladi.Başucunda duran Peygamberimizin yüzene baktı.Sonra da söyle hitap etti:

``Ey çekilen dehşetli ölüm okundan, Allah in lutfu ve yardımı ile yüz deve karşılığında kurtulan zatin oğlu!Allah, Seni,mübarek ve devamlı kilsin! Eğer rüyada gördüklerim doğru çıkarsa,Sen Celal ve bol ikram Sahibi tarafından,Adem oğullarına helal ve haramı bildirmek üzere gönderileceksin! Allah, Seni milletlerle birlikte devam edip gelen putlardan, putperestlikten de, esirgeyecek,alıkoyacaktır.

Her canlı varlık ölecektir. Bende öleceğim.Fakat temelli anılacağım Çünkü, temiz bir oğul doğurmuş,arkamda hayırlı bir anı bırakmış bulunuyorum demiştir.

Ve hz. Amine Ebva da vefat etti.Hazret-i Amine vefat ettiğinde 30 yaşlarında idi.

Dünyada,böylece Babasız ve Annesiz kalan Peygamberimizi,yüce Allah,hamisiz bırakmadı: Önce dedesi Abdulmuttalibin yanında, sonra da amcası Ebu Talib-in yanında kaldı. Peygamberimiz, sekiz yaşına kadar,Dedesi Abdulmuttalibin yanında,sekiz yaşından sonra da Amcası Ebu Talib-in yanında kaldı.

PEYGAMBERIMIZIN TICARET HAYATINA ATILISI

Kureyşliler, öteden beri ticaretle uğraşırlardı. Ticaretle uğraşmayanların ise,ellerinde hiç bir şeyleri bulunmazdı. Peygamberimizin de, hazreti Hatice hesabına ticarete başlamadan önce, ticaretle uğraştığı olmuştur. Nitekim, Said b.Ebu Saib, Islamiyetten önce Peygamberimizin ticaret ortağı idi.Peygamberimizin,ticaret yapmak için, sermayesi olmadığından,hazreti Hatice peygamberimizi ücretle tuttu ve Kureyşilerden tuttuğu, başka bir zatıda, Peygamberimizin yanına kattı. Hazreti Hatice yapacağı her sefer için, Peygamberimize, ücret olarak genç ve yiğit birer erkek deve veriyordu. Peygamberimiz, Hazreti Hatice`nin ticaret Malını Şam`a götürmek için ,ilk defa dört tane erkek ve genç deveye anlaştılar. Peygamberimizle Kervan halkı Şam`a gitmek için yola koyuldular: Şam topraklarından Busraya vardıklarında peygamberimiz orada getirdiği bütün malları çok karlı bir şekilde satıp alacaklarını aldıktan sonra,Mekke’ye yardımcısı olan Meysele ile birlikte geri döndü.

PEYGAMBERIMIZIN EVLENMESI

Peygamberimiz hazreti Hatice adına ticaret yaparken, Peygamberimizdeki harikulade halleri görmüş ve yardımcısı Meysele ile Peygamberimize evlilik teklif etmişti. Peygamberimiz bu teklifi kabul ederek Kureyşlilerin en soylu kadınlarından olan hazreti Hatice ile evlendi.

PEYGAMBERIMIZIN COCUKLARI

Peygamberimizin, hazreti Haticeden,iki erkek çocuğu,dört kız çocuğu doğmuştur Isimleri şöyleydi: Kasim, Abdullah, Zeynep,Rukayye ,Ümmü Külsüm,Fatima ve Cariyesi Mısırlı Maria`dan doğan Ibrahim`dir.

KABENIN KUREYŞILERCE YENIDEN YAPILISI VE PEYGAMBERIMIZIN HAKEMLIGI

Bir Kadın, Kabe Hareminde buhurdanlıkta Öd ağacı yaktığı sırada , buhurdanlıktan sıçrayan bir kıvılcımdan Kâbenin kat kat olan örtüsü tutuşup tamamı ile yanmış, bu yüzden duvarlar da her taraftan gevşeyip çatlamış bulunuyordu. Zaman, zaman sahilden gelen sel baskınları ilede Kâbenin tabanı ve duvarları da iyice yıkılacak duruma gelmişti.

Bunun icin,Kureysliler Kabenin duvarlarını onarıp sağlamlaştırmak ve üzerinede,tavan çatmak istiyorlar,fakat, yıkmağa kalkarlarsa azaba ugrayabileceklerinden korkuyorlar,aralarinda meşvere ediyorlardı.

Am bu sırada Rum tüccarlarından birisine Ait olan inşaat malzemesi yüklü bir gemi Cüdde sahillerinde parcalandi,bunu fırsat bilen Kureyşliler aralarında yardımlaşarak bu batan gemiden Kabe inşaası için gerekli malzemeleri almış oldular.Ve Kâbenin inşaatına başladılar.

Hacerül Esved taşı yerine konulacağı zaman kabileler ,birbirleriyle anlaşamadılar. Hatta işi okadar ilerlettiler ki aralarında kavga yapmaya çok az bir zaman kaldı. Kureyşiler, Bu iş üzerinde, dört veya beş gece durdular. Sonra Kureyşin yaşlılarından Ebu Ümeyye b. Mugire bir teklifte bulundu;

Teklifine göre ,mescidin kapısından giren ilk kişi bu taşı koymak için hakem olacaktı. Bütün kavmin uluları bu teklifi kabul ettiler.

Tam bu sırada peygamberimiz içeri girdi, bütün kureyşliler el çırparak El-Emin`in hakemligine razıyız dediler.

Peygamberimiz de hakemlik yaparken bütün kabilelerden birer kişi alarak Hacerul Esved-i bir beze koydurdu,ve onu konulacak yere getirttikten sonra besmele çekerek kendi elleriyle Hacerul-Esvedi yerine koymuş oldu.

_________________
SiLgİ KuLLaNmAdAn rEsİm çİzMe sAnAtInA
...........hAyAt dİyOrUz........
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yahoo Messenger MSN Messenger
phyRRon
İstanbul Üni. Temsilcisi


Kayıt: 02 Eyl 2007
Mesajlar: 207
Konum: 3° 5' 9''

 MesajTarih: Cmt Eyl 08, 2007 10:52 pm    Mesaj konusu: sagolaısn Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

emeğine sağlık...çok teşekkürler...

_________________
Her lafa verecek bi cevabım var.
Lakin bir lafa bakarım laf mı diye, birde söyleyene bakarım adam mı diye !
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
mimar
Hacettepe Üni. Temsilcisi


Kayıt: 01 Eyl 2007
Mesajlar: 34

 MesajTarih: Pzr Eyl 09, 2007 5:11 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

yönetimeden isteğim bu konu da sabit olsun ve bide daha ayrıntılı olup

_________________
iyiler mutlaka kazanır...
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
tolga
Emekli Yönetici


Kayıt: 09 Eyl 2007
Mesajlar: 105
Konum: d.e.ü

 MesajTarih: Pzr Eyl 09, 2007 5:21 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top



arkadaşlar bu resme internette dolaşırken rastladım ve daha öncede bir arkadaşım mail olarak atmıştı.

paylaşmak istedim...

_________________
Yoktum ben aslında

Sesimin, kalbini tırmaladığı bir yabancıydım

..........................
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
tolga
Emekli Yönetici


Kayıt: 09 Eyl 2007
Mesajlar: 105
Konum: d.e.ü

 MesajTarih: Pzr Eyl 09, 2007 5:48 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN AHİR ZAMAN ALAMETLERİ HAKKINDA BİLDİRDİKLERİ

Ahir zaman, kıyamet öncesinde dünya üzerinde yaşanacak olan bir dönemdir. Peygamberimiz (sav)'in, ahir zamanda gerçekleşecek olan olaylarla ilgili pek çok haberi bize ulaşmıştır. Bu olayların, içinde bulunduğumuz dönemde birer birer gerçekleşiyor olması Peygamberimiz (sav)'in mucizelerinden biridir. (Detaylı bilgi için bkz. Kıyamet Alametleri, Hz. Süleyman, Ahir Zaman Alametleri ve Dabbetü'l Arz, Harun Yahya, Kültür Yayıncılık) Hz. Muhammed (sav) kendi yaşadığı dönemden 1400 yıl sonrasında meydana gelecek olayları, sanki o dönemi izlemiş gibi detaylı olarak anlatmıştır.

Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde bildirilen çok sayıda ahir zaman ve kıyamet alametlerinden şunları sayabiliriz:

"Kıyametin hemen yakınında anarşi ve kargaşa günleri vardır."237




Peygamber Efendimizin geçmişten verdiği haberler ve günümüzde yaşanan olaylar arasındaki paralellik, bu kutlu insanın sayısız mucizelerinden birini bize gösterir.

"Dünya hercü merc içinde kaldığında, fitneler zuhur ettiğinde, yollar kesildiğinde, bazıları bazılarına hücum ettiğinde…"238


Bugün dünyanın birçok ülkesinde yaşanan ve sebepsiz yere masum insanların katledildiği savaşlar da Peygamberimiz (sav)'in haber verdiği kıyamet alametlerindendir.

"Allah apaçık inkar edilir hale gelmedikçe kıyamet kopmaz."239



Çok yaygın olan ateist sitelere örnekler

"Büyük şehirler dün sanki yokmuş gibi helak olur."240


Hadislerde rivayet edilen kıyamet alametlerinden biri de şehirlerin yok olmasıdır. Yakın dönemlerde Meksika (sağda) ve Tokyo'da (altta) gerçekleşen depremler hadislerin tecellilerindendir

Açlık ve hayat pahalılığı alabildiğine yayılacak."241


Dünyadaki zengin kaynaklara rağmen dünyanın birçok ülkesinde şiddetli açlık yaşanmaktadır. Bu durum, tüm insanların üzerinde düşünmesi gereken alametlerdendir.

Dünyanın harap olmuş yerlerinin imarı, imar edilmiş yerlerinin tahribi kıyametin şart ve alametlerindendir.248


Alman Meclisi'nin (Reichstag) yıkık hali (1945 yılı). Alttaki resimde ise aynı binanın 1999 yılında yeniden inşa edilmiş hali görülmektedir. Benzer şekilde pek çok bina restore edilmekte ve eski haline yeniden kavuşturulmaktadır.

Mehdi için 2 alamet vardır ki... Bunun birincisi, Ramazan'ın birinci gecesi Ay'ın ikincisi de ortasında Güneş'in tutulmasıdır.249
Mehdi'nin çıkmasından önce bir Ramazan içinde Güneş iki defa tutulacaktır.250

Ramazan'da iki defa Ay tutulması olacaktır.251




Sky Telescope dergisi, Temmuz 199 (Yukarıda) 31 Temmuz 1981 tarihinde gerçekleşen Güneş tutulmasın Yukarıdaki hadislerin toplamından çıkan ortak sonuçlar şunlardır:

1. Ramazan Ayı'nda Ay ve Güneş tutulmaları olacaktır.

2. Bu tutulmalar ortalama 14-15 gün arayla olacaktır.

3. Tutulmalar iki kere tekrarlanacaktır.


Bu tespitlere uygun olarak, 1981 yılında (Hicri-1401'de) Ramazan Ayı'nın 15. günü Ay, 29. günü de Güneş tutulmuştur. Yine "ikinci olarak", 1982 yılında (Hicri-1402'de) Ramazan Ayı'nın 14. günü Ay, 28. günü de Güneş tutulmuştur.

Ayrıca bu hadisede "Ay"ın Ramazan'ın tam ortasında DOLUNAY halinde tutulması ve dikkatleri çekecek bir alamet olarak belirmesi de son derece anlamlıdır.




Altta Sağda) 31 Temmuz 1981 tarihinde gerçekleşen Güneş tutulmasının resmi.

(En üstte) 1981 yılında yaşanan Ay tutulmasının Sky Telescope dergisinin Temmuz 1999 tarihli sayısında yayınlanan resmi.

Soldaki takvim yapraklarında ise 1981 ve 1982 yıllarında gerçekleşen Ay ve Güneş tutulmalarının tarihleri görülüyor.

O, (Mehdi), Güneş'ten bir alamet belirinceye kadar gelmeyecektir.261



Güneş'te belirecek olan bu alamet, 20. yüzyılda görülen büyük patlama olabilir. Yandaki resimde solda görülen, Güneş'in 1996 'da çekilen resmidir. Sağda görülen ise, 2000 yılında çekilen, Güneş'in patlamalar sonucu aldığı son halinin görüntüsüdür.

Şu hadiseler meydana gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır… depremler çoğalacak…265

Kıyametten önce iki büyük hadise vardır… ve sonra da zelzeleli yıllar.266



_________________
Yoktum ben aslında

Sesimin, kalbini tırmaladığı bir yabancıydım

..........................
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
jeanne
Dicle Üni. Temsilcisi


Kayıt: 06 Eyl 2007
Mesajlar: 114

 MesajTarih: Pzr Eyl 09, 2007 8:31 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

BİR İNSAN OLARAK HZ. MUHAMMED





CÖMERT

Arkadaşları cömertliğini, "Denizin dalgalarına" benzeterek anlatırlar. Sadece bu özelliğiyle gerçekten peygamber olduğuna kanaat getirerek, müslümanlığı kabul edenler olmuştur. Başka ihtiyaç sahiplerini kendine tercih ederken bir kez bile tereddüt ettiğine dair bir örnek bilmiyoruz.
Abdullah oğlu Cabir bu özelliğini "Kendisinden bir şey istenip te 'Hayır' dediği görülmemiştir." diyerek anlatır.
Kendi de "Uhud dağı altın olsa ve benim olsa, üç günden fazla elimde tutmaz, hepsini dağıtırdım" demektedir. Nitekim bütün yaşamı da bu iddianın ciddiyetini kanıtlayan örneklerle doludur.
Medine dışından gelen zekat altınlarını dağıttıktan sonra, elinde kalan altı adet altın yüzünden o gece uyku uyuyamaz. Ertesi sabah onları da dağıttıktan sonra "işte şimdi içim rahat etti" der.
Bir gün ikindi namazını kıldırdıktan hemen sonra hızla, safları yararak evine gider. Geri döndüğünde telaşının sebebini soran arkadaşlarına:
- Evde bir miktar altın olduğunu hatırladım ve beni meşgul etmesin diye dağıttım, diyerek cevap verir.
Son dakikalarında bütün nakit serveti olan yedi gümüşü parmakları arasında çevirirken:
- Muhammed Allah'a, yanında bunlar olduğu halde kavuşursa, demektedir. Emreder beşi fakirlere, ikisi de eşlerine dağıtılır. "Biz peygamberler miras bırakmayız" demiştir. Vefatından sonra az miktardaki bütün mal varlığı da devlet hazinesine dahil edilir.


Huneyn savaşının sonunda kişisel payına; kırk bin koyun, yirmi dört bin deve, altı bin esir, on iki bin kilo gümüş düşer. Hepsini dağıtır. Hayatının geriye kalan azıcık kısmını da, çoğu kez, evde yiyecek bir şey olmadığından, oruca niyetlenerek geçirir.
Bir gün yetmiş bin gümüş zekat parası gelir. O ana kadar hiç bu kadar çok paraya bir seferde sahip olmamıştır. Paranın hepsini bir hasırın üzerine döker ve tamamını ihtiyaç sahiplerine dağıtmadan da yerinden kalkmaz.
Kendisine üç kilo hurma ile birkaç da salatalık hediye eden bir arkadaşına, altın, gümüş ve incilerden yapılmış bir avuç dolusu mücevherle karşılık verir.
Hz. Muhammed'in cömertliğini, yaşadığı karşısında gözlerine, kulaklarına inanamayan yeni bir müslüman
şöyle tanımlar:
- Gerçekten Allah'ın Elçisi olduğunda şüphe yok. Çünkü sırtını Allah'ın sonsuz gücüne dayandırmamış bir insan böylesine cömert olamaz, bu kadar hesapsız veremez ...


İKİ ALTINDAN KURTULMAK
Bilal-i Habeşi anlatır:
Allah'ın Elçisinin hesaplarını ben takip ediyordum. Bir fakir kendisinden yardım istediğinde bana emreder, eğer elimizde para yoksa birinden borçlanarak o fakirin ihtiyacını görürdük. Bu durumu bilen ve Hz. Muhammed'e de sempatisi olduğu zannedilen zengin bir putperest bir gün bana:
- "Eğer borç para ihtiyacınız olursa, sağa sola gitme hepsini ben karşılayayım", dedi. Biz de onun sözüne ve iyi niyetine güvenerek öyle yapmaya başladık. Borcumuz bir hayli kabarmıştı. Ve zengin putperest gerçek niyetini ortaya koydu. Çarşıda rastladığı bir sırada bana:
- "Ey zenci", diye bağırdı.
- "Ne var", dedim.
- "Ay başına kaç gün kaldı biliyor musun?" dedi.
- "Biliyorum, az kaldı", cevabını verince
- "Hele bir ay başı olsun görürsün", dedi. "O gün alacaklarıma karşılık seni rehin edip, yeniden köle yapacağım."
Bu tehdit çok ağırıma gitmişti. Hemen Allah'ın Elçisi'nin yanına varıp durumu anlattım. O da üzüldü. Fakat Allah'a tevekkül etti ve derhal bir çare aramaya koyuldu.
Ben çıkıp eve gittim. Fakat o gece üzüntümden gözümü kırpmam mümkün olmadı. Sabah namazı vakti, Allah'ın Elçisinin beni çağırdını söylediler. Hemen kalkıp gittim. Yüzü gülüyordu. Bana kapıda duran üzeri mal yüklü dört deveyi göstererek:
- "Müjde ey Bilal" dedi "bunlar az önce Fedek hükümdarından hediye geldi. Hemen satıp borçlarımızı ödeyelim." Derhal emrini yerine getirdim. Başta o putperest olmak üzere hiç kimseye hiçbir borcumuz kalmadıktan sonra gelip durumu kendisine de haber verdim. Bana:
- "Bir şey arttı mı?" diye sordu.
- "Evet ey Allah'ın Elçisi! İki altın kaldı!" dedim.
- "Beni o iki altından da kurtar. Sen onları da ihtiyaç sahiplerine vermedikçe ben eve gitmem", dedi. O sırada mescidde oturuyordu.
Bütün Medine'yi araştırmama rağmen ertesi gün akşama kadar o iki altını da verebileceğim gerçek ihtiyaç sahiplerini bulamadım. En sonunda Medine'ye henüz gelmiş iki yoksul yolcu için alışveriş yaparak onları da elimden çıkardım. Ve mescide gelip durumu Allah'ın Elçisine bildirdim. O da Allah'a hamd ederek, iki günlük bekleyişten sonra, nihayet kalkıp evine gitti. (89)


NE GÜZEL BİR HIRKA
Bir gün hanım müslümanlardan biri kendi eliyle ördüğü bir hırkayı getirip O'na hediye eder. Sırtında yeni hırkasıyla arkadaşlarının arasında mescidde oturmaktadır. Arkadaşlarından biri hırkayı çok beğenir ve Hz. Muhammed'in herkesçe bilinen cömertliğinden de cesaret alarak,
- Ey Allah'ın Elçisi! Bu ne güzel bir hırka! Bana hediye eder misin?
Hz. Muhammed hiç sesini çıkarmadan ve tavırlarıyla da herhangi bir hoşnutsuzluk ifade etmeden hırkayı sırtından sıyırır ve ona uzatır. (90)


DÜĞÜN YEMEĞİ
Arkadaşlarından biri evlenmektedir. Fakat adet olan düğün yemeğinde ikram edebileceği hiçbir şeyi yoktur. Durumu haber alan Hz. Muhammed evindeki unun tamamını ona hediye eder. Kendi evinde hiç yiyecek kalmaz. (91)


SÜTÜN HEPSİ MİSAFİRİN
Uzaktan gelen bir misafir Hz. Muhammed'in evinde gecelemektedir. Akşam yemeği olarak da sadece biraz keçi sütü vardır. Misafir hepsini içer. Kendilerine hiçbir şey kalmadığı için Hz. Muhammed ailesi geceyi aç geçirirler. Şikayet etmezler. (92)


BUNUNLA EMROLUNDUM
Bir gün yanına fakir bir göçebe arap gelir. Kendisine bir şeyler vermesini ister. Fakat o gün Hz. Muhammed'in mal ve para cinsinden hiçbir şeyi yoktur.
- "Şu an sana verecek bir şeyim yok. İhtiyacın ne ise onu benim adıma satın al. Sonra ben o borcu öderim", der.
Fakir sevinerek çıkar, gider. Fakat yanındaki arkadaşları kendisini bu kadar zorlamasına üzülmüşlerdir. Bir tanesi, ayağa kalkar:
- Ey Allah'ın Elçisi! Bu şahıs daha önce de iki-üç kez geldi, senden bir şeyler istedi verdin. Şimdi ise elinde hiçbir şey yok. Gücünüzün yetmediği bir sorumluluğu herhalde Allah size yüklemez!
Duydukları kendisini hoşnutsuz etmiştir. Sonra başka bir arkadaşı da ayağa kalkıp, konuşur:
- Ey Allah'ın Elçisi! Dilediğin kadar ver! Arş'ın sahibi olan Allah beni fakir eder diye de korkma!
Yüzünde bir tebessüm yayılır. Sözünü herkese duyurur:
- İşte ben de bununla emrolundum. (93)


HEPSİ BİZİM OLDU
Hz. Ayşe anlatır: Bir gün bir koyun kesmiş ve bir bud dışında bütün eti dağıtmıştık. Allah'ın Elçisi:
- "Koyunu ne yaptınız?" diye sordu.
Ben bir bud dışında hepsini dağıttığımızı söyledim.
- "Ey Ayşe" dedi, ",demek ki bir bud dışında hepsi bizim oldu" (94)


Arkadaşları cömertliğini, "Denizin dalgalarına" benzeterek anlatırlar. Sadece bu özelliğiyle gerçekten peygamber olduğuna kanaat getirerek, müslümanlığı kabul edenler olmuştur. Başka ihtiyaç sahiplerini kendine tercih ederken bir kez bile tereddüt ettiğine dair bir örnek bilmiyoruz.

Huneyn savaşının sonunda kişisel payına; kırk bin koyun. Yirmi dört bin deve, altı bin esir, on iki bin kilo gümüş düşer. Hepsini dağıtır. Hayatının geriye kalan azıcık kısmını da, çoğu kez, evde yiyecek bir şey olmadığından, oruca niyetlenerek geçirir.




DEVE ZİYAFETİ
Amr oğlu Nuayman en şakacı arkadaşlarındandır. Ne var ki şakaları herkesin kaldırabileceği cinsten de değildir. Bir gün mescide namaz kılmaya giren bir göçebe arabın devesini keser ... Mescidden çıkınca devesini yerde kesilmiş olarak gören arap ağlayıp, bağırmaya başlar. Gürültüye toplanan insanlar Hz. Muhammed'e:
- "Ey Allah'ın Elçisi! Bunu yapsa yapsa Nuayman yapar", derler. Nuayman bulunur ve suçunu itiraf eder. Kendisine "Niçin?" diye sorulduğunda ise, Hz. Muhammed'e dönerek utangaç bir tebessümle:
- "Ey Allah'ın Elçisi!" der, "Siz nasıl olsa devenin bedelini ödersiniz diye düşünüp, hepimize bir ziyafet çekelim istedim." (95)


BORCUNU İKİ KAT
Birisinden yüz yirmi kg. ödünç tahıl almıştır. Alacaklı sıkışınca gelip borcunu ister. Hz. Muhammed yüz yirmi kg. borcuna karşılık olarak verir. Sonra bir yüz yirmi kg.da kendisine darda kaldığı bir zamanda borç vererek iyilik etmiş olduğu için hediye olarak verir. (96)
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
UÇURUM
Çalışkan Demokrat (Puanı: 60)


Kayıt: 11 Eyl 2007
Mesajlar: 281
Konum: özümden

 MesajTarih: Çrş Eyl 12, 2007 6:25 pm    Mesaj konusu: VEDA HUTBESİ Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Bismillahirrahmanirrahim

"Ey insanlar!

"Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha bulusamiyacagim.

"Insanlar!

"Bugünleriniz nasil mukaddes bir gün ise, bu aylariniz nasil mukaddes bir ay ise, bu sehriniz (Mekke) nasil

mübarek bir sehir ise, canlariniz, malariniz, namuslariniz da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden

korunmustur.

"Ashabim!

"Muhakkak Rabbinize kavusacaksiniz. O'da sizi yapti olayi sorguya cekecektir. Sakin benden sonra eski

sapikliklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayiniz! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar,

bulunmayanlara ulastirsin. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunlari daha iyi anlayan birisine ulastirmis

olur.

"Ashabim!

"Kimin yaninda bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her cesidi kalidirilmistir. Allah

böyle hükmetmistir. Ilk kaldirdigim faiz de Abdulmutallib'in oglu (amcam) Abbas'in faizidir. Lakin

anaparaniz size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme ugrayiniz.

"Ashabim!"

"Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldirilmistir, ayagimin altindadir. Cahiliye devrinde güdülen

kan davalari da tamamen kaldirilmistir. Kaldirdigim ilk kan davasi Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin

Rabia'nin kan davasidir.

"Ey insanlar!

"Muhakkak ki, seytean su topraginizda kendisine tapinmaktan tamamen ümidini kesmistir. Fakat siz bunun

disinda ufak tefek islerinizde ona uyarsaniz, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak icin bunlardan da

sakininiz.

"Ey insanlar!

"Kadinlarin haklarini gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanizi tavsiye ederim. Siz kadinlari, Allah'in

emaneti olarak aldiniz ve onlarin namusunu kendinize Allah'in emriyle helal kildiniz. Sizin kadinlar üzerinde

hakkiniz, kadinlarin da sizin üzerinizde hakki vardir. Sizin kadinlar üzerindeki hakkinizi; yataginizi hic

kimseye cignetmemeleri, hoslanmadiginiz kimseleri izininiz olmadikca evlerinize almamalaridir. Eger

gelmesine müsade etmediginiz bir kimseyi evinize alirlarsa, Allah, size onlarin yataklarinda yalniz

burakmaniza ve daha olmasza hafifce dövüp sakindirmaniza izin vermistir. Kadinlarin da sizin üzerinizdeki

haklari, mesru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

"Ey mü'minler!

"Size iki emanet burakiyorum, onlara sarilip uydukca yolunuzu hic sasirmazsiniz. O emanetler, Allah'in kitabi

Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin (a.s.m) sünnetidir.

"Mü'minler!

"Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanin kardesidir ve böylece bütün Müslümanlar

kardestirler. Bir Müslümana kardesinin kani da, mali da helal olmaz. Fakat malini gönül hoslugu ile vermisse

o baskadir.

"Ey insanlar!

"Cenab-i Hakk her hak sahibine hakkini vermistir. Her insanin mirastan hissesini ayirmistir. Mirasciya vasiyet

etmeye lüzüm yoktur. Cocuk kimin döseginde dogmussa ona aittir. Zina eden kimse icin mahrumiyet vardir.

Babasindan baskasina ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden baskasina intisaba kalkan köle, Allah'in,

meleklerinin ve bütün insanlarin lanetine ugrasin. Cenab-i Hakk, bu gibi insanlarin ne tevbelerini, ne de adalet

ve sehadetlerini kabul eder.

"Ey insanlar!

"Rabbiniz birdir. Babaniz da birdir. Hepiniz Adem'in cocuklarisiniz, Adem ise topraktandir. Arabin Arap

olmayana, Arap olmayanin da Araap üzerine üstünlügü olmadigi gibi; kirmizi tenlinin siyah üzerine, siyahin

da kirmizi tenli üzerinde bir üstünlügü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadir. Allah yaninda

en kiymetli olaniniz O'ndan en cok korkaninizdir.

"Azasi kesik siyahî bir köle basinza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'in kitabi ile idare ederse, onu

dinleyiniz ve itaat ediniz.

"Suclu kendi sucundan baskasi ile suclanamaz. Baba, oglunun sucu üzerine, oglu da babasinin sucu üzerine

suclanamaz.

"Dikkat ediniz! Su dört seyi kesinlikle yapmaycaksiniz:

Allah'a hicbir seyi ortak kosmayacaksiniz.
Allah'in haram ve dokunulmaz kildigi cani, haksiz yere öldürmeyeceksiniz.
Zina etmeyeceksiniz.
Hirsizlik yapmayacaksiniiz..
"Insanlar Lâilahe illallah deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri

zaman kanlarini ve mallarini korumus olurlar. Hesaplari ise Allah'a aittir.

"Insanlar!

"Yarin beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?"

Saheb-i Kiram birden söyle dediler:

"Allah'in elciligini ifa ettiniz, vazifenizi hakkiyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatta bulundunuz, diye

sehadet ederiz!"

Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) sehadet parmagini kaldirdi, sonra da cemaatin üzerine cevirip indirdi ve söyle buyurdu:

"Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab!"

_________________
VE SONUNDA ANLIYORDU KAHİN.HEP DEĞİŞEN DALGALAR HİÇ DEĞİŞMEYEN DENİZİN TEK GERÇEĞİYMİŞ...

(Cumhuriyetimizin ilk sözü laiklik değildir,Cumhuriyetimzin ilk sözü ''KAHROLSUN EMPERYALİZM''dir..)
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
UÇURUM
Çalışkan Demokrat (Puanı: 60)


Kayıt: 11 Eyl 2007
Mesajlar: 281
Konum: özümden

 MesajTarih: Çrş Eyl 12, 2007 6:31 pm    Mesaj konusu: HUTBENİN TOPLUM HAYATINA GETİRDİĞİ PRENSİPLER Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Incelendigi zaman Veda Hutbe'sinde Peygamber (s.a.s)'in baslica su noktalara degindigi görülür:

1- Her iste daima Allah'a hamd-ü sena etmek gerekir.

2- Nefis, insani her zaman serre yöneltmek ister. Bu sebeple nefislerin ser-inden de Allah'a siginmak lâzimdir.

3- Can, mal ve irz kutsaldir. Yasama hakki tabii bir haktir. Irz, seref, haysiyet, hürriyet ve mülkiyet saldiridan korunmus haklardir.

4- Cahiliye gelenekleri kaldirilmistir. Insanlar alisa geldikleri kötü seyleri körü körüne yapmaktan vazgeçmelidirler.

5- Faiz haramdir.

6-Kan davasi gütmek haramdir.

7- Emânetler yerlerine verilmelidir. Emânete hiyanet

edilmemelidir.

8- Küçük büyük önemli-önemsiz her iste seytana uymaktan sakinilmalidir.

9- Kadinlarin ve erkeklerin karsilikli hak, vazife ve sorumluluklari vardir. Kadinlara nezâketle davranilacaktir.

1I- Hem kadin hem de erkekler zinadan siddetle kaçinacaklardir.

11- Köle ve hizmetçilere iyi davranilacaktir.

12- Bütün Müslümanlar kardestir. Her türlü sinif farklari ve ayricaliklar kaldirilmistir. Üstünlük fazilet iledir.

13- Zulümden sakinmak gerekir, halkin mali haksiz yere yenemez, birine ait bir sey sahibinin izni olmadikça baskasi için helâl olmaz.

14- Müslümanlar birbirleriyle savasmaktan sakinacaklardir.

15- Allah'in Kitâb'ina ve Peygamber'in sünnetine uyanlar asla sapikliga düsmezler.

16- Islâm sadeliginden ayrilmamak, asiriliklara sapmamak gerekir.

17-Hak Teâlâ'ya ibadet olunacak; bes vakit namaz kilinacak, oruç ayinda oruç tutulacak, Hz. Peygamber'in tavsiyelerine uyulacaktir. Bunlari hakkiyla yerine getirenlerin mükâfati cennettir.

_________________
VE SONUNDA ANLIYORDU KAHİN.HEP DEĞİŞEN DALGALAR HİÇ DEĞİŞMEYEN DENİZİN TEK GERÇEĞİYMİŞ...

(Cumhuriyetimizin ilk sözü laiklik değildir,Cumhuriyetimzin ilk sözü ''KAHROLSUN EMPERYALİZM''dir..)
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
sneakymfe
Koşan-Umut Vaad Eden Demokrat (Puanı:35)


Kayıt: 15 Eyl 2007
Mesajlar: 120
Konum: İst - T.dağ arası mekik

 MesajTarih: Pts Eyl 17, 2007 7:20 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Ellerinize sağlık çok iyi olmuş.Devamını da bekleriz...
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
ahk
Karaelmas Üni. Temsilcisi


Kayıt: 16 Ağu 2007
Mesajlar: 39

 MesajTarih: Prş Eyl 27, 2007 8:26 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

sanırım veda hutbesinde bizim huzurlu yasamamız için gereken hersey yazıyo buna rağmen hala biz uy gun bir yasama sekli arıyoruz O bu kainatın görebildiği en yüce yaratılmıstır...biz göremesekte Crying or Very sad

_________________
'O' böyle buyurdu
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Siyaset ve Düşünce Forumu Forum Ana Sayfa -> Biyografiler Tüm zamanlar GMT + 4 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Toplist site ekle iyi hit siteler Düşünce Toplistim Site Ekle Bedavahit.com Site ekle Ana Sayfam Yap Web Stat

Cobalt 2.0 v2.0.3 phpBB theme/template © 2002-2006 Jakob Persson (readme) (forumthemes/bbstyles)

Powered by phpBB © 2001, 2002 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu


Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.096