Esitsizlik, kiyim,talan ve baski dolu “Yeni Düzen(sizlik)” dünyasinda Che’nin isyanci enternasyonalist ruhu hâlâ dimdik ayaktadir. Çünkü Che için gerçek komünist, gerçek devrimci, insanligin önünde duran büyük sorunlari kendi kisisel sorunlari olarak gören, “Dünyanin bir yerinde bir insan öldürüldügünde kaygiyi yüreginde hisseden, ve bir yerde yeni bir özgürlük bayragi yükseltildiginde sevinçten göklere uçabilendir.” (C. Guevara, Siyasi Yazilar, C.3, s.162, Paris)
Bu nedenle O, José Marti, Emiliano Zapata, Augusto Sandino, Farabundo Marti ve Camillo Torres gibi, elinde silahiyla ölmek pahasina Latin Amerika topraklarina umudun tohumunu ekerek; baskaldiriyi, Anka Kusu gibi küllerinden yeniden yaratanlardandi. Çünkü 1967’de “Tricontinental’e Mesaj”inda, “Yapilacak baska degisiklik yok artik: Ya sosyalist devrim, ya karikatür devrim” gerçegini dile getiren Che; “yeni insan”i ariyordu, o arayisla yasadi ve öldü; hem de destan kahramanlarina yakisir biçimde ve hatta onlari da gölgede birakarak!
Che’nin oligarsiye kursun siktigi için kesilen elleri, ünlü BM konusmasindaki cüretle, hâlâ düsmanlarinin yakasindadir. Bakin BM’deki ünlü konusmasinda Che ne demisti: “Artik küçük düsmanlar ve önem verilmeyen güçler yoktur, çünkü; artik yalniz halklar yoktur. II. Havana Deklarasyonu’nda belirtildigi gibi, hiçbir halk artik yalniz degildir. Artik onlar, 200 milyonluk kardes bir ailenin parçasidir. Bu halklar ayni sefaleti paylasir, ayni duygulari duyar, ayni düsmanlara sahiptir. Ayni iyi gelecegi düsler ve tüm onurlu kadin ve erkeklerin dayanismasina güvenirler.
Aç Kizilderili kitleleri, topraksiz köylüler, sömürülmüs isçiler, ilerici güçler, acili topraklarimizda istirap çeken onurlu ve namuslu aydinlar, önümüzdeki bu destani yazacaklardir. Kitlelerin ve düsüncelerin savasiminin destani...
Emperyalizm tarafindan asagilanmis ve hakarete ugramis bugüne dek uyutulan ve simdi uyanmaya baslayan halklarimizi ileriye götürecek savasimin destanini...
Bizi uyusuk, güçsüz, basi egik olarak görürlerdi. Artik bu uyusukluktan kurtulmaya basliyoruz. 200 milyon Latin Amerikaliya, ABD tekelci sermayesince dayatilan kültürel uyusukluklar! Simdi talep zamanidir; kitanin kesin bagimsizligini talep zamani! Artik bu varligi tanimayan kitleler, bu renkli ve acili Latin Amerikalilar, ayni aci ve aldatilmislik sarkisini söyleyen bu kitleler, kendi öz tarihlerine geri dönülemez bir biçimde girmeye basliyorlar. Kendi tarihlerini kanlariyla, aci ve ölümle yazmaya basliyor. Artik Amerika’nin kirlarinda, daglarinda, topraklarinda ve ormanlarinda, denizlerinde ve irmaklarinda, kiyilarinin içinde yüreklerle dolu bu dünya titremeye baslamistir. Sikilmis yumruklar, gasbedilmis haklarini geri alma ve gerekirse haklarini elde etmek için ölme istegiyle titremektedirler. Bundan sonra tarih Latin Amerika’nin yoksullarini, sömürülmüs kitlelerini anlatacaktir. Artik bu kitleler, kendi tarihlerini sonsuza dek kendileri yazacaktir.”
Özetle Che, yarinlarin ütopyasidir; çünkü O, isyanci enternasyonalist bir hayat tarzidir. onu, en iyi betimleyenler ise Arif Damar’in dizeleridir:
“Bir sestir o/ Bütün sesler içinde ayri/ Yürü diyen bir ses/ Savas diyen bir ses/ Katil diyen bir ses...
Hey hey hey/ Kaç Köroglu birden göçtü/ Kaç Dadaloglu indi dagdan/ Kaç irmak durdu kaç yildiz akti/ Düstü yere kaç bin tüfek/ Gün gelecek gün gelecek/ Bir köyde yagmur dinecek/ Çocuklar güneste sevinecek/ Yolu açik Guevara’nin...
Bir yoldur o bilecegiz/ kaleme ve silahlara açilan(arif damar)