Siyaset ve Düşünce Forumu Forum Ana Sayfa Siyaset ve Düşünce Forumu
www.siyasetvedusunce.net / www.hukukcugenc.com


İran ve Türkiye arasındaki benzerlikler

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Siyaset ve Düşünce Forumu Forum Ana Sayfa -> Köşe Yazıları
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
TegMen
Yürüyen-İlerleyen Demokrat (Puanı: 25)


Kayıt: 23 Eyl 2007
Mesajlar: 64
Konum: ankara

 MesajTarih: Prş Eyl 27, 2007 5:51 pm    Mesaj konusu: İran ve Türkiye arasındaki benzerlikler Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Soner YALÇIN
> >
Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

İran’a şeriat ’demokrasi’ ve ’özgürlük’
> >vaatleriyle geldiAKP’nin Anayasa tasarısı hazırlıkları, Türkiye’nin bir
> >saklı gündeminin doğmasına neden oldu: 'Darbe mi? Şeriat mı?' İşte
> >Türkiye’nin gizli gündemi bu soru. Herkes bunu tartışıyor. Ne rastlantı;
> >yıllar önce, İslam devriminden önce benzer soru İran’ın da gündemindeydi.
> >İranlı solcular, demokratlar, liberaller ve milliyetçiler bu soruyu
> >tartışıyordu, darbeye karşı çıkıyorlardı. Gelin İran’ın İslam devrimi
> >öncesi ve sonrası günlerine gidelim. Bir de, 'mahalle baskısı' var mıymış
> >görelim.MERHABA. Benim adım Bahman Nirumand. İranlı bir
> >gazeteci-yazarım.Şah’ın devrilmesinde aktif rol oynayanlardanım.Ve aynı
> >zamanda mollaların, demokrasi ve özgürlük getireceğine inanan milyonlarca
> >solcu, demokrat, liberal ve milliyetçi insandan biriyim.Evet, Humeyni
> >yeryüzünde cenneti vaat etti bize. Demokrasi gelecek, kimse fikirleri ve
> >siyasal görüşleri yüzünden tutuklanmayacak, işkence yapılmayacak, kadınlara
> >eşit haklar verilecek, giyim serbest olacaktı. Şah’ı devirdikten sonra
> >mollaların camiye geri döneceklerinden emindik. Devleti yönetecek durumda
> >olduklarına inanmıyorduk. Yanıldık. Kitaplardan ezberlediğimiz cümleleri,
> >içi boş kavramları birbirimize söyleyip duruyorduk.ÜZERİNDE DURMADIKHer şey
> >14 Ocak 1979 tarihinde değişti. Şah, İran’ı terk etti. Ardından İran
> >tarihinin en büyük yürüyüşü Tahran’da yapıldı. Sansür, yasak yoktu,
> >istediğimiz gibi bağırıyorduk.Fakat mitingde ilk dikkatimi çeken, kim
> >liberal Musaddık ya da solcu şehitlerin resimlerini taşıyor ise mollalarca
> >dövülüyordu.Pek üzerinde durmadık bu olayın, 'Hele bir kurtlarını
> >döksünler, sonra sakinleşirler' diye düşündük.Ertesi gün gazetede, bir
> >hırsızın genç mollalar tarafından yakalanıp, adına 'İslam Mahkemesi'
> >denilen bir mahalli heyet tarafından 35 kamçı cezasına çaptırıldığı
> >haberini okuduk.Haberi ciddiye almadık; 'Üç beş sapsızın işi' dedik.Bu
> >arada bira-şarap fabrikalarının yakılması, sinemaların tahrip edilip
> >filmlerin sokaklara atılması gibi olayların üzerinde hiç durmadık. 'Ufak
> >tefek şeylerin' toplumun demokrasi ve ulusal bağımsızlık yolundaki çabaları
> >etkilemesini istemiyorduk. Biz bunları söylerken, mollalar tarafından,
> >kadın ve erkeklerin yan yana yüzemeyecekleri; okullarda aynı sınıflarda
> >olamayacakları; birlikte spor yapamayacakları gibi gerici kararlar ardı
> >ardına alınmaya başladı. kadınlara örtünme zorunluluğu getirildi. Özellikle
> >üniversitelerde bu yüzden çatışmalar çıktı. Bu çatışmalardan rahatsız
> >olduk; kadın sorununun güncelleşip ön plana geçmesini istemiyorduk! 'Asıl
> >mücadele, emperyalizme ve kapitalizme karşı verilmelidir' diyorduk. Kadın
> >sorunu bir yan çelişkiydi, ana çelişki sömürüydü. Kadının giyim sorunu,
> >emperyalizme karşı verilen mücadeleyi baltalamamalıydı! Peçesiz, başörtüsüz
> >sokağa çıkan kadınlar artık açıkça, gözümüzün önünde dövülüyordu. Bazı
> >kadınların yüzüne kezzap atılıyordu.Biz ise hálá büyük laflar ediyorduk; bu
> >tür olayları devrimin kaçınılmaz sancıları olarak görüp umursamıyorduk!
> >'İttifak' 'Eylem Birliği' gibi terimlerin peşinden koşup duruyorduk. GEÇİŞ
> >SANCILARI SANDIKHumeyni, 'Bütün sorunlarımızın sebebi, cemiyetimizdeki
> >ahlaksızlıklardır. Bunların kökünü kazımalıyız' diyor; genç mollalar terör
> >estiriyordu. Kitabevleri yağmalanıyor; gazete bayileri ateşe veriliyordu.
> Sesleri ve görüntüleriyle erkekleri tahrik
> >ettikleri için kadın spikerler televizyondan kovuluyor; uyuşturucu olarak
> >görülen müzik yasaklanıyordu. Alkol içen, kırbaç cezasına çaptırılıyordu.
> >Şimdi düşünüyorum da, insan zamanla her türlü aşağılanmaya alışıyor galiba.
> >Hiçbirini görmüyorduk; basmakalıp analizlerimizin doğru olduğuna o kadar
> >inanıyorduk ki!..Oysa toplum hızla dincileştiriliyordu. Alınan her kararda
> >'Tamam bu sonuncusu' diyorduk. Ama arkası hep geliyordu.Kızların evlenme
> >yaşı 18’den 13’e düşürüldü. Parfüm, ruj, saç boyası, mücevher gibi kadın
> >malzemelerinin yurda girişi yasaklandı. Kadın çamaşırı satan mağazaların
> >vitrinlerine sutyen, kombinezon vs. koymasına bile izin yoktu.Kamu
> >dairelerinde kadın memurlara tesettüre girme emri çıkarıldı.Aslında birçok
> >aydın kadının üye olduğu kadın dernekleri vardı. Onlar kendi küçük
> >çevrelerinde 'hamilelik tatilinin uzatılması', 'eşit işe eşit ücret' gibi
> >talepleri tartışıyorlardı.Biz aydınlar hep aynı düşüncedeydik: Demokrasi ve
> >özgürlüğe geçiş sancılarıydı bu tür vakalar! Abartmaya gerek yoktu.Hepimiz
> >'ana çelişki' üzerinde duruyorduk; öncelikle dışa bağımlılık ve ekonomik
> >krizden kurtulmalıydık. REFERANDUM OYUNUÜç ay önce Humeyni, Paris’te
> >komünistler de dahil olmak üzere her görüşün rahatça örgütleneceği bir
> >demokrasiden, özgürlükten bahsederken, şimdi tüm solcu, milliyetçi ve
> >liberalleri İslam düşmanı ilan etmişti.Bu sözler üzerine ilk protestomuzu
> >yaptık. Mitingimize bir milyonu aşkın insan geldi.Mollaların en iyi siyasi
> >stratejileriydi; işlerine gelmediği zaman hemen gündemi değiştiriyorlardı.
> >Referandum meselesini gündeme getirdiler. Halka soracaklardı: 'İslam
> >Cumhuriyeti’ni istiyor musunuz, istemiyor musunuz?'Kuşkusuz bu bir oyundu;
> >halkın yüzde 65’inin okuryazar olmadığı bir ülkede kim ne anlardı
> >cumhuriyetten?Yapılan propaganda belliydi; dediler ki: 'İslam’a evet mi,
> >hayır mı diyorsunuz?'Biz bu oyunu biliyorduk ama şöyle düşünüyorduk:
> >'Önemli olan cumhuriyettir; serbest seçimlerdir; demokratik haklardır;
> >özgürlüklerdir. İslam Cumhuriyeti bunu sağlayacaksa neden karşı
> >çıkalım?'Ancak bazı küçük kesimler bu oyuna gelmemek için referandumu
> >boykot ettiler. Sonuçta, 'evet' diyen 20 milyon, 'hayır' diyen ise sadece
> >140 bindi.Mollalar bu referandum sonucunu çok iyi kullandılar. Güya tüm
> >ülke yaptıklarını onaylıyordu. Artık televizyondan sonra basın da ellerine
> >geçmişti. Sanki tüm muhaliflerin sayısı 140 bin kişi gibi gösterdiler.
> >Halbuki 20 milyon içinde bizim oyumuz da vardı. Ama artık bizim sesimizin
> >çıkmasına izin verilmiyordu.HALKI ANLAYAMADIKMollalar güçlendikçe
> >saldırganlaştılar.Örneğin, tirajı bir milyon olan liberal 'Ayendegan'
> >Gazetesi’ni kapattırdılar. Sıra sonra 'Keyhan' Gazetesi’ne geldi; muhalif
> >yazarların işten çıkarılmasını sağladılar.Tüm bu olanları protesto etmek
> >için mitingler düzenlemeye başladık. Ama iş işten geçmişti artık; insanlar
> >yılmıştı, korkuyordu. Özgürlük, demokrasi ve bağımsızlık için ayaklanan
> >halkın, bu kadar kısa sürede değişeceğini düşünememiştik.Sanmıştık ki,
> >mollaların gerici yasalarına/kurallarına halk karşı çıkacak. Halbuki tersi
> >oldu; mollalar yasak, sansür getirdikçe arkalarından gidenlerin sayısı
> >arttı.Örtünmek moda oldu!Tüm bunlara 'gelip geçici bir fırtına' diye bakmak
> >ne büyük yanılgıydı.Komünistlerden, solculardan, demokratlardan,
> >milliyetçilerden sonra liberal İslamcılar da zamanla mollaların hedefi
> >oldu. Şah döneminden daha çok insan cezaevlerine konuldu; idam
> >edildi.Milyonlarca insan canını kurtarmak için yurtdışına kaçtı.Kaçanlardan
> >biri de bendim.Umarım bizim hatalarımızdan birileri ders çıkarır. (Not: Bu
> >metin, Bahman Nirumand’ın 'İran' kitabından derlenmiştir.)Türkiye’nin İran
> >benzerliği çok şaşırtıcıÖNCE bir tespit yapalım:Diyorlar ki, 'Türkiye,
> >İran’a benzemez!'Yanılıyorlar.Bu nedenle gelin önce kısa bir tarih
> >yolculuğu yapalım:19. yüzyılda İngiltere’nin Osmanlı Devleti gibi İran
> >üzerinde de nüfuzu vardı.İki ülke de tarım ülkesiydi.20. yüzyıl başında,
> >-İran 1906; Osmanlı 1908- askerlerin bastırmasıyla iki ülkede de meşrutiyet
> >ilan edildi. Her iki ülke 1920’lerde yeni liderleriyle yönetildi:İran’da
> >subay Rıza Han (Pehlevi), 'ormancılar ayaklanmasını' bastırıp yönetimi
> >devirerek kendini 'Şah' ilan etti.Türkiye’nin lideri ise iç ve dış
> >düşmanları yenen Mustafa Kemal Atatürk’tü.Her iki lider de ülkelerinin
> >tarihlerinde görülmedik boyutlarda, modernleşme ve reform politikalarını
> >uygulamaya koydu. Ülkelerini eğitim sisteminden hukuk sistemine kadar
> >laikleştirmeye çalıştılar. Kılıf kıyafet devrimi yaptılar. Bu reformlara
> >her iki ülkede de karşı çıkan pek olmadı; sayıları az olmakla birlikte
> >muhalif olanlar da çok ağır cezalara çaptırıldı.İran 1940’ta, Türkiye 1946
> >yılında parlamenter demokrasiye geçti.İran’da 1951’de, Türkiye’de 1960’ta
> >'milliyetçi/ulusalcı solcu' askerler darbe yaptı.İran’da başta petrol olmak
> >üzere millileştirmeler yaşanırken, Türkiye de dışa açıldı, yabancı
> >sermayeyi kabul etti.CIA, İran’daki darbeci Musaddık’ı yıktı. Yerine tekrar
> >Şah Rıza Pehlevi’yi getirdi. Şah bütün partileri kapattı, liderlerini
> >hapsetti.Türkiye, 1961’de demokrasiye döndü, seçimler yapıldı.1960’lı
> >yıllar, her iki ülkede de sol, milliyetçi ve İslamcı hareketin ivme
> >kazandığı dönem oldu. Aynı dönemde her iki ülkenin siyasi ve iktisadi
> >olarak dışa bağımlılığı arttı. ABD 'abi' rolündeydi. Düşman ise
> >komünizmdi.Her iki ülke de solcularını ezmek, yok etmek için her yola
> >başvurdu. Devlet güçleri, sola karşı diğer güçlerle ittifak yaptı.Sol
> >muhalefetin ezildiği dönemde İslamcı hareketler güçlendi.YEŞİL KUŞAK
> >PROJESİBurada meseleye daha geniş açıdan bakıp, 1970’li yılların son
> >dönemini bir hatırlayalım.Sovyetler Birliği, Afganistan’a girmişti.ABD’nin
> >kontrolündeki Şah, İran’ı terk etmişti. Türkiye’de büyük bir sol dalga
> >vardı.Soğuk Savaş döneminde siz ABD’nin yerinde olsanız ne
> >yaparsınız?İran’da Sovyetler Birliği yanlısı solculara karşı mollaları
> >desteklediler.Türkiye’de 12 Eylül 1980 askeri darbesini yaptırıp,
> >İslamcıları kuvvetlendirerek solu ezdirdiler.ABD, Şah’tan umudunu kesince
> >mollaları destekledi. İran’da mollaları yok etmek isteyen askerlerin elini
> >kolunu bağladı.Şah Rıza Pehlevi, ölmeden birkaç hafta önce, 'Amerika ve
> >İngiltere yerine muhalefeti yok etmek isteyen askerleri dinleseydim, ülkeyi
> >terk etmek zorunda kalmazdım' diye açıklama yaptı.ABD, Sovyetler Birliği’ni
> >İslam ülkeleriyle kuşatıp içindeki İslamcı halkları ayaklandırarak
> >yıkacağını hesaplıyordu.Bu nedenle İranlı subaylara hep engel oldu.Örneğin:
> >Şah gittikten sonra, ülkenin başında kalan sosyal demokrat Başbakan
> >Bahtiyar 'İslam Cumhuriyeti’ne izin vermeyeceğim' diyordu.Genelkurmay
> >Başkanı Karabagi, Bahtiyar’ı destekliyordu.Bahtiyar, ABD ve İngiltere’ye
> >danıştı. Tabii ki destek alamadı.Mollalar şanslıydı; dünya siyasal
> >konjonktürü onların lehineydi.Sonunda Humeyni, Tahran’a geldi. Yerleştiği
> >'Refah Okulu'nda, liberal-İslamcı Mehdi Bazargan’ı Başbakan ilan ettiğini
> >açıkladı. ABD ve Avrupa bu 'ılımlı İslamcı' atamadan mutlu oldu.Ancak
> >mollalar güçlendikçe iktidara yerleşti.Son hedefleri, halkın oylarıyla
> >Cumhurbaşkanı olan liberal Müslüman Beni Sadr idi.Askerler bu kez Beni
> >Sadr’ın imdadına yetiştiler; darbe yapabileceklerini söylediler. Sadr darbe
> >istemedi ve yurtdışına kaçmak zorunda kaldı.Mollalar iktidara yerleşti.
> >'Ilımlı İslam' istemiyorlardı!DESTEK ESNAFTANİran tarihine bakıldığında,
> >mollaların devlete karşı ayaklandığı görülmemişti. Sadece 1963’te Şah, mali
> >kaynaklarını yok ettiği için ilk protesto eylemini gerçekleştirmişlerdi. Bu
> >nedenle Humeyni, Türkiye’ye sürgüne gönderilmişti.Durum aslında bizim
> >Nakşibendiler’e benziyor, onlar da hep devletin yanında olmuşlardı.
> >Neyse...Türkiye’deki İslami hareketler ile İran’daki mollaları destekleyen
> >güçler arasında benzerlikler var mıydı?Yapısal farklılıklar olsa da taban
> >aynıydı:Mollaların ülke içinde en büyük destekçisi, iç ticaretin üçte
> >ikisini, ihracatın üçte birini elinde tutan ve geleneksel değerlerin
> >savunucusu Bazar esnafıydı. Mollalar ayrıca liberal-burjuva çevrelerinden
> >de destek gördü. Bunun sebebi, özerklik için harekete geçen Azeri, Kürt,
> >Beluciler gibi etnik unsurların başlarının hemen ezilmesi talebiydi.Ve
> >tabii, din adamlarının siyasal örgütlenme gücünün en büyük dayanağı ise,
> >cami komiteleriyle girdikleri yoksul mahallelerdi. Camiler cihat
> >birliklerinin hücre evleriydi. Kısa bir süre öncesinin solcu varoş
> >mahallelerinin yoksulları akın akın mollaların arkasından yürüyordu
> >artık.Şimdi tekrar başa dönüp soralım: Türkiye, İran’a benziyor mu?

_________________
''Hakimiyet verilmez, alınır.......
......Çünkü her zaman dünyanın yarısı ve bir zaman da dünyanın tümü aldatılabilir. Ne var ki, bütün dünya her zaman aldatılamaz, kandırılamaz.....'' M.K.Atatürk
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
jackal
Aktif Demokrat


Kayıt: 14 Eyl 2007
Mesajlar: 247
Konum: ANA MUHALEFET

 MesajTarih: Prş Eyl 27, 2007 6:23 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Önce malezya modeli sokulsun ondan sonra iran modeli girer devreye bu hızla gidersek hadi bakalım. Sad Sad

_________________
J A C K A L
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et Yahoo Messenger MSN Messenger
ahk
Karaelmas Üni. Temsilcisi


Kayıt: 16 Ağu 2007
Mesajlar: 39

 MesajTarih: Prş Eyl 27, 2007 7:58 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

bence yanlıs bir düsünce Türkiye hiç bir zaman İran olamaz çünkü bir çok kişi kabul etmesede bu insanlar dinci veya seriatçı deil zaten şeriat gelse en az bu insanların işine yarar su anki hükümeti sevmeyen biri olarak bunu diyebilirim

_________________
'O' böyle buyurdu
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
gerçek aydın
Koşan-Umut Vaad Eden Demokrat (Puanı:40)


Kayıt: 02 Eyl 2007
Mesajlar: 143

 MesajTarih: Cum Ekm 05, 2007 4:10 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

İran tek başına nükleer teknolojisini geliştirdi ve çok caydırıcı silahlar yapabildi.
İran'da 10 yıl önce bile yayınlanan makale sayısı bizimkinden fazlaydı.
İran otomobil üretiyor hatta yakında bir modelini de Türkiye'de üretmeye başlayacak.

Biz bazı konularda o adamdan saymadığımız İran'dan çok geri olduğumuzu unutmayalım!
Kendimizi bir şey sanmayalım!

İran yakında uzaya da çıkabilir, biz de burdan el sallarız artık..
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
roxanne
Hacettepe Üni. Temsilcisi


Kayıt: 03 Eyl 2007
Mesajlar: 498
Konum: konu mu? ne konusu, ne alaka şimdi :))))

 MesajTarih: Cmt Ekm 06, 2007 12:24 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Türkiye'yi İran'a ya da Malezya'ya benzetmek;
bu topluma hakarettir!

İran ya da Malezya kötü memleketler olduğundan değil!

bu benzetmeyi yapanlar;
kendi toplumlarını tanımadıkları için hakarettir!

benzetmeler, kıyaslar yapılırken;
toplumların sosyolojik, antropolojik yapıları, gelişim süreçleri, tarihleri ve pek çok unsur göz önünde bulundurulmalıdır.

evet; 2 toplum aynı süreçlerden geçebilir;
aynı dayatmaları da yaşayabilir.

ama 2 toplumun aynı durumlara tepkisi aynı olmak zorunda değildir.
genelde olmaz da
toplumları toplum yapan; farklarıdır
kendine has tavırları
kendine has kültürel öğeleridir.

bu milleti başka bir millete böyle sığ bir yaklaşımla benzetmek;
kendi toplumunu tanımamaktır!
bu topluma hakarettir!

_________________
kimvurduya gitmesin; aşkıma ses ver..
uçarı değilim; kadir bilirim...
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ERTUGRULGAZİ
Yürüyen-İlerleyen Demokrat (Puanı: 20)


Kayıt: 07 Ekm 2007
Mesajlar: 50

 MesajTarih: Pzr Ekm 07, 2007 1:06 am    Mesaj konusu: ne maleyya ne iran sadece büyük TÜRKİYE.... Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

biz büyük osmanlı devletinden geldik biz hiç esir olmadık kimseye benzemeyiz bundan sonra mı benzeyecek buna raporu olanlar bile inanmaz bu yüzden kendinizi sizden küçüklerle degil büyükler ile kıyaslayın arkadaslar kendinizi cok küçültmeyin lütfen.... Smile
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
YOKARKAMDAHİÇKİMSE
Yürüyen-İlerleyen Demokrat (Puanı: 30)


Kayıt: 25 Eyl 2007
Mesajlar: 88

 MesajTarih: Pzr Ekm 07, 2007 4:15 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

evet !

ağzına sağlık ertuğrulgazi Wink

herkes iyilere bakıyor ; ilerlemişlere bakıyor.
bizim ülkemizin sorunu bu..
gericilikle suçlayanlar; aslında gericiliğin önde gidenini barındırıyorlar içlerinde...

kaldı ki ; malezya benzetmesini yapan şahs-ı muhterem ; paşa paşa çekti lafını geri !

_________________
BAŞKALARININ HAYATINI YAPBOZ'LA KARIŞTIRMAMAK LAZIM Smile
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ERTUGRULGAZİ
Yürüyen-İlerleyen Demokrat (Puanı: 20)


Kayıt: 07 Ekm 2007
Mesajlar: 50

 MesajTarih: Pzr Ekm 07, 2007 11:44 am    Mesaj konusu: öyle Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

isterlerse almasınlar millet seçimlerde gösterdi kime ne deger verdigini bu millet demokrasi dedi; bu millet dediki dönüş yok bu meydanlara dökülen yobaz zihniyette azınlık oldugunu hatırlattı nerde görülmüş azınlığın çogunluga hükmettiği nerde görülmüş ama lütfen bu millete hakaret etmeyelim bu millet az kaldı dünyanın ilk 3 üne girmesine o yüzden hedef belli en yüksek tepeler en yüksekler çünkü bu millet hiç alçaktan uçmadı hiç alçak tepelerde olmadı hep yöneten hep lider ülke oldu ve olacak yani ne malezya ne iran bunlar bizim kuyrugumuz bile olmaz ki biz onlara benzeyelim hiç bi gelişmiş ülke gidip geri kalmış ülkeye benzer mi bu önce bize sonra geçmiş ecdada hakaret olur. ve bunu söylemek bilim adına sosyolojiye ve geçmişteki bilim adamlarına hakaret olur neyse kısacası TAM BÜYÜK TÜRKİYE CUMHURİYETİ İÇİN arkadaşlar elele.........
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ferhat cakir
Tembel-Sömüren Demokrat (Puanı: 5)


Kayıt: 02 Eyl 2007
Mesajlar: 21

 MesajTarih: Pzr Ekm 07, 2007 2:14 pm    Mesaj konusu: roxanne arkadasıma bu konuda katılıyorum doğru bir yaklasım Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

ama iran'ı tartısalım
Öyle ya aynı coğrafyada aynı dinle yasayan ve bu dini sonradan almıs yakın azeri kürt gibi unsurları barındıran yakın milletleriz bu doğru ama bir çok ve cok önemli farkımız var

Basta sıunu belirteyim kitap tavsiyesine sinir oluyor bazıları ancak Taha AKYOL'un Osmanlı ve İran'da mezhep ve devlet kitabı var onu öneriyorum ve Kemal KARPAT'ın bir kaç batılı akademisyenle birlikte cıkardığı Ortadoğu'da modernleşme eseri cok değerli bilgiler iceriyor şiddetle tavsiye ederim.

Gelelim konumuza İslam toplumuyuz ama önemli bir fark var farklı mezheplerdeniz şiilik ve sunniliğin hanefi şekli birbirinden cok farklı belki duymusuzdur en yakını caferilik diye ama bu itikatta bir yakınlık toplumsal yasam islamı yani volk islamı yasanan islam cok farklı

İkincisi devletin osmanlı toplumunda bir üstünlüğü var oda su ki seyhülislam padisahın memuru istediği isi yapar sözde bir fetva ister mesela osmanlı padisahı haclılara sefere giderken seyülislam fetva veriyor ama mesela mısır seferine müslüman ülkeye sefere gidiyor hadi vermesin görelim neler eder adama padisah bu sunu gösteriyor ki devletin dini geleneği bizde yıllardır var ama iran'da islam geldiğinden beri mollalar var ve bunların hep devlet üzerinde etkisi var

Bir örnek vermek isitiyorum mesela sene 60larda iran'da devrim olmadan önce şahlık rejimi sürerken sah tütün tekelini amerikalara devrediyor bir imtiyaz olarak sadece amerikalılar satacak tütünü mollalar bir fetva yayınlıyor düsünün satıslar yüzde 90 azalıyor insanlar bu kadar bagımlı oldukları tütünü kullanmıyor Türkiye'de böyle bir sey olur mu?

Türkiye hep batı medeniyetinde yer aldı ta 1700lerde 1800lerde batılılasmaya kendi dinamikleriyle basladı cumhuriyetten önceki bir gelişmeydi bu avrupadaki bir sürü kanunu aldık zaten cumhuriyet devrim yapmadı moderniteyi hızlandırıp devam etti

En önemlisi Türkiye'de insanlar islamda ki ulul emr'e itaatten hep devlet yöneticlrini anladı ve ulul emr padisah olarak ferman olarak algılandı ama İran'da hep devlet farklıydı mollalar ve devlet hep farklı sekilde egemendi ve doğrusu kimse hic bir zaman saha itaat etmedi hep molla vardı ve padisah hep iktidarını paylastı Türkiye'de ne zaman böyle bisey oldu stelik Türkiye'de devlet elitlerinin baskısından veya ithal olarak değil kendi toplumsal tabanından bir demokrasi geleneği oluştu daha yüzlerce sebep sayılabilir ama sunu söyleyeyim Türkiye İRAN olamaz imkan yok bunu söylemek 23 temmuzda bazı gazete yazarlarının yazdığı gibi uzayda yasamak, toplumunu tanımamak veya İran'ı malezyayı algılayamamaktır.

_________________
Dünya ,karşındakinin fikir yapısına ,düşünce tarzına ,yaşam şekline önceliklerine hoşgörü ile yaklaşmaya öğrendiğimizde daha zevkli olacak eminim.
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Siyaset ve Düşünce Forumu Forum Ana Sayfa -> Köşe Yazıları Tüm zamanlar GMT + 4 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız



Toplist site ekle iyi hit siteler Düşünce Toplistim Site Ekle Bedavahit.com Site ekle Ana Sayfam Yap Web Stat

Cobalt 2.0 v2.0.3 phpBB theme/template © 2002-2006 Jakob Persson (readme) (forumthemes/bbstyles)

Powered by phpBB © 2001, 2002 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu


Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.062