Siyaset ve Düşünce Forumu Forum Ana Sayfa Siyaset ve Düşünce Forumu
www.siyasetvedusunce.net / www.hukukcugenc.com


Satilik ülke: Türkiye
Sayfaya git Önceki  1, 2
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Siyaset ve Düşünce Forumu Forum Ana Sayfa -> Siyasi,Ekonomik,Güncel Konular
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
gerçek aydın
Koşan-Umut Vaad Eden Demokrat (Puanı:40)


Kayıt: 02 Eyl 2007
Mesajlar: 143

 MesajTarih: Cmt Ekm 06, 2007 11:05 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

ha dış ha iç ne fark var?

dıştakiler düşman da içtekiler çok mu vatansever?

ben hiçbir fark görmüyorum aralarında.

onun için farketmez diyorum..

sizdeki durum sermayeye karşıtlık değil. size göre yerli sermaye iyi, yabancı sermaye kötü. biri dost diğeri düşman. halbuki paranın milliyeti yok. eğer yabancı şirketlerden korkuyorsanız türk şirketlerinden de korkmalısınız. bu düşüncenin sonu gelmez.

ben onun için bu konunun önemli olduğunu düşünmüyorum. Turkcell nasıl başka ülkelerden iş kapıyorsa, onlar da geliyor burda iş yapıyor. bu her yerde böyle. Türkiye'ye özgü hiçbir durum yok.
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ERTUGRULGAZİ
Yürüyen-İlerleyen Demokrat (Puanı: 20)


Kayıt: 07 Ekm 2007
Mesajlar: 50

 MesajTarih: Pzr Ekm 07, 2007 12:35 am    Mesaj konusu: s.a Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

BU ARA DÜNYA İSTATİSTİKİ VERİLERİNE BAKALIM SUAN MESELA AVRUPADA TÜRKLERİN TAM BİR BELÇİKA KADAR ARAZİSİ VE BÜYÜK FABRİKALARI VAR BU KADAR BASİT DEGİL TÜRKİYE KOMÜNİZM İLE YÖNETİLMİYOR GELİŞEN DÜNYADA BU GELİŞMEYE AYAK UYDURMAK VE DEVLETİ TÜCCAR DEGİL KONTROL EDEN GÜÇ OLARAK BELİRLEMELİYİZ BU YÜZDEN DEVLET ÖZELLEŞME YOLUNA GİDER ÖZALDAN BU YANA BÜYÜK BİR ATAK YAPMIŞTIR BUNLARI GÖRMEZDEN GELMEYELİM MESELA TÜRK TELEKOM EGER TANSU ÇİLLER DÖNEMİNDE SATILABİLMİŞ OLSA İDİ SUANKİ DEGERİNİN COK ÜSTÜNE SATILMIŞ OLCAKTI AMA SAOLSUNLAR YOBAZ GERİ ZİHNİYET GENE FAALİYETE GEÇTİ VE BU SATIŞI ENGELLEDİ BU ARA BU SATIŞLARDAN HERKES MEMNUN AMA BAZILARI( ÜLKEDEKİ BRUJUVA SINIFI KENDİNİ SANANLAR) YERLERİNİ KAYBEDİNCE HEMN ÜLKE ELDEN GİDİYOR ADAM FABRİKAYI SÖKÜPTE Mİ GİDECEK BIRAKALIMDA ÖNÜMÜZ AÇILMAYA DEVAM ETSİN BU YÜZDEN AK POLİTİKALAR GAYET İYİ GİTMEKTEDİR TAM OLARAK DÜNTA İLE ENTEGRE OLMUŞ TÜRKİYE İÇİN ELELE ARKADAŞLAR LÜTFEN DAHA KONULARA REEL YAKLAŞALIM.....


YÖNETİCİ NOTU: LÜTFEN MESAJLARINIZI BÜYÜK HARFLERLE YAZMAYINIZ.
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ahmetvolkan1
Tembel-Sömüren Demokrat (Puanı: 0)


Kayıt: 24 Eyl 2007
Mesajlar: 5

 MesajTarih: Pts Ekm 08, 2007 12:31 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Diyecek bişi yok sana o kadar kaptırmışsın ki kendini, o kadar sağlam zannediyosun ki bildiklerini en ufak eleştiriye bile tahammülsüzsün. sen kardeş (sandığın) dünya ile entegrasyonuna devam et. işallah senin yüzün değil de bizim yüzümüz kızarır.
Ama şunu unutma hepimizin isteği; hür, muasır medeniyet seviyesini geçmiş, kişilikli bir türkiye...
Saygılarımla
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
igulel
Tembel-Sömüren Demokrat (Puanı: 5)


Kayıt: 19 Eyl 2007
Mesajlar: 22
Konum: İstanbul

 MesajTarih: Sal Ekm 09, 2007 4:04 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

AKP’nin yaptığı özelleştirme ve yabancıya satışların yerinde olduğunu söyleyen arkadaşlardan yalnızca şunu düşünmelerini istiyorum. Mesela kişisel olarak bir daire satın almak isteseler; ancak bu daire için yeterli paraları olmasa ne yaparlar; uzun vadeli olarak borçlanırlar değil mi? Bankadan çektikleri krediyle dairenin mülkiyetini İPOTEKLİ olarak alırlar ve borçlarını ödemeye başlarlar.

Farz edelim ki bir noktadan sonra ödeme güçlüğüne düştünüz ve borçlarınızı ödeyemiyorsunuz ne olur? Banka tarafından daire sattırılarak, banka kendi alacağını kurtarır, satımdan elde edilen para kendi alacağını aşıyorsa (mesela daire prim yapmış olabilir) aşan kısmı size iade edilir. O ana kadar evi kullanmanızdan veya kiraya vermenizden elde ettiğiniz yararlar da yine sizin olur. Yani daire satılsa bile sizin aktif-pasif dengeniz genellikle en az nötrdür, elde ettiğiniz kira gelirleri ve prim ise artı değerler...

Buradan nereye bağlıyacağıma gelince...

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Büyük önderimiz Atatürk döneminde tek kuruş dış borç almadığı gibi Osmanlıdan kalan duyun-u umumiye borçlarını da kapadı. Bu borcun son taksidi 1950'lerin başında ödendi ve bitti. Bu süre içerisinde ülkemiz kimseye minnet etmeyen gerçekten tam bağımsız ve uluslararası siyasette saygın bir ülkeydi. Ayrıca bugün bile medarı iftarımız olan İş-bankası, Maden Tetkik, TPAOŞ, Etibank, Sümerbank gibi devasa kuruluşlar, tamamen öz kaynaklarımızla o dönemde kuruldu.

1950'lerden sonra ise başlangıçta Marshall yardımı gibi hibelerle başlayan alıştırmalar (uyuşturucu satıcıları da alıştırmak için önce bedava verirler) sonra büyük bir borçlanma hareketine dönüştü ve şu an 200 milyar doları aşan dış borcumuz var. Peki, bu borçlar niye alındı? Herhalde memurların maaşını ödemek için değil çünkü devletin örneğin devlet dairelerinde işlem yapmak için aldığı harçlar ve diğer vergiler bunları karşılamaya zaten yeter. O halde bu borçlar sanayi tesisleri, telekom, hava yolları, otoyollar, köprüler, havaalanları, limanlar, barajlar gibi büyük yatırımlar yapmak; ülkeyi kalkındırmak için alındı. Şimdi bir kısmı özkaynağımızla bir kısmı ise aldığımız borçlarla yapılan bu kuruluşlar satılıyor. AKP iktidarı bu kuruluşların çoğunu satmasına rağmen elde ettiği gelire bakıldığında 30–35 milyar dolar gibi bir paradan söz ediliyor. Ancak borçlarımız 200 milyar doları aşıyor.

Bu tesisler o borçların karşılığı olduğuna göre satımından elde edilecek paranın borcumuzu fazlasıyla kapatması gerekirken ancak borcun faizine bile yetmiyor. Ayrıca bu kuruluşlar kuruldukları günkü durumlarından kat kat ilerdeler, hepsi de en karlı kuruluşlarımız... Yani yukarıdaki daire örneğime bakarsanız prim de yapmış olmaları gerekir. O halde bu tablo bize özelleştirmelerde çok ciddi sorun olduğunu gösteriyor arkadaşlar. 30–35 milyar dolara en az 200 milyar dolarlık (ki ben bunun 1 trilyon dolar dolayında olduğunu düşünüyorum) varlığımızın yabancılara satıldığını görüyoruz ki bunun adına satış denemez. E tabi ki bu peşkeşi şirin göstermek isteyen Amerika'ya göbeğinden bağlı TV kanalları, ekonomistler, köşe yazarları sayesinde bu gerçekler dile getirilmeyecek; sadece Türkiye'nin her yerinde artık şehir merkezinde olan hizmet binalarının gayrimenkul değeri 100 milyar dolar olan (Dikkat edin Elektronik altyapısından söz etmiyorum bile) TELEKOM'un 5 milyar dolara satışı bayram gibi kutlanacaktır. Bu da "devlet ticaret yapmaz yaparsa zarar eder" gibi basit sloganlarla haklı gösterilmeye çalışılacaktır. Ama 11 Eylülden sonra Luftansa, British Airways gibi dünyanın bütün büyük hava yolları zarar ederken bile kârlılığını koruyan THY’nin da devletin bir şirketi olduğu çelişkisi düşünülmemektedir. Bir şirket ister özel sektörün ister devletin elinde olsun kâr etmesi için kime ait olduğu önemli değildir. Eğer yöneticileri ve personeli kaliteli ve ehil ise her halükarda kâr eder.

Devletin ekonomiye karışmayacağı, bir takım koruma tedbirlerine başvuramayacağı, her şeyin serbest piyasa koşullarında şekilleneceği, parayı verenin düdüğü çalacağı, bir mal dışarıda daha ucuzsa tabi ki onun ithal edileceği masalı büyük bir yalandan ibarettir. Eğer böyle olursa sağlıklı bir piyasa ekonomisine sahip olunamaz, büyük şirketler güçleri sayesinde uygulayacakları düşük fiyat politikasıyla önce küçük şirketleri batırıp sonra onları ucuza kapatıp monopol (tekel) hale gelme yoluna giderler. Bu ise kapitalizmin rekabetçi ruhuna aykırı olur, o yüzden buna zaten "vahşi kapitalizm" denir. Bu gün dünyanın en gelişmiş piyasa ekonomisine sahip olarak gösterilen Amerikan devleti piyasayı korumak için her an ekonomiye müdahale etmektedir, ekonominin içindedir. Amerika'da stratejik şirketlerde devletin mutlaka hissesi vardır; hatta american telekomunda devlet çoğunluk hissesine sahiptir.( Bizim hükümet bu işleri Amerikan hükümetinden daha iyi bildiğinden telekomu sattı )

Ayrıca madem dünyaya açık olalım, gümrük duvarlarını kaldıralım deniliyor Amerikanın kendi pamuk üreticisini korumak için Çin'e kota uygulamasına ne diyeceksiniz? Hani nerde serbest ticaret? Bu amerikanın yaptığı korumacılık değil mi? Aynı şeyi Fransa, Almanya, İngiltere gibi ulusal devletler de bihakkın yapıyor... Bu devletlerde bırakın bir devlet şirketini, bir özel şirketin yabancı bir şirket tarafından satın alınması gündeme gelse kıyametler kopuyor; hatta daha fazla para önerilmesine rağmen yabancı şirkete değil de daha az veren kendi sermayelerine satma yoluna gidiyorlar. Düşünün bu devletler en ileri ve sömüren devletler olarak buna dikkat ederken biz hala gelişmeye çalışan ve yeterli sermaye birikimini hala yapamamış olarak diyoruz ki her şey serbest olsun, parayı veren düdüğü çalsın, ben de onların yalnızca işçisi ve pazarı olayım...

Toprak ve arazi satışına gelince... Size bir olay anlatmak isterim. Osmanlı devleti döneminde Filistin'deki Yahudi nüfusu %10 idi... Bu topraklar bizim elimizden çıkınca İngilizlerin de desteğiyle Yahudiler burada Araplardan toprak almaya ve yerleşmeye başladılar. O zaman da Araplara tıpkı şimdi bize dendiği gibi "bakın ne güzel para kazanıyorsunuz" dendi. Peki, sonra ne oldu dersiniz, zengin Yahudiler kısa sürede fakir Arapların elinden önemli oranda toprağı ucuz ucuz alıp bunları birleştirdiler ve 1948'de bağımsız İsrail devletini ilan ettiler... Filistinli Arapların şu an ne halde olduğunu ve aldıkları paranın hayır getirip getirmediğini görmektesiniz. Peki diyeceksiniz ki biz Filistin miyiz? Peki, bizim ülkemizde de başka ülkelerin emelleri yok mu? Yunanistan’ın Ege'de ve Karadeniz'de, Ermenilerin doğuda, Arapların Hatay yöresinde, Kürtlerin G. doğu toprakları üzerinde emelleri yok mu? Amerikalıların, Almanların, İngilizlerin altın ve bor madenlerimizin olduğu topraklar için iştahları kabarmıyor mu? Hâl böyleyken yabancıya sınırsız toprak satışına nasıl izin verilebilir? Bağımsız bölümün bazı şartlar altında kiralanması veya irtifak hakkı tesisi olsa anlarım ama mülkiyet bir başka ülke vatandaşına nasıl satılabilir? Osmanlı'nın son döneminde büyük bir sorun olan "yabancı mülkiyetinden" Büyük Atatürk'ün millileştirme siyaseti sayesinde tamamen kurtulmuşken yine başımıza iş açıyoruz, kendi ayağımıza cehalet yüzünden kurşun sıkıyoruz. Ama deniliyor ki "mütekabiliyet" var onlar alabiliyor ama biz de onların ülkesinden alabiliriz. Düşünemeyen dimağlar buna "doğru ya biz de alabiliriz" derler ve normal görürler. Ama bir de gerçekler var. Bizim milli gelirimizle onların milli geliri arasında dağlar gibi fark var. Yani kâğıt üzerinde mütekabiliyet de olsa olay hep tek taraflı çalışır. Mesela Osmanlı döneminde bizi boğan kapitülasyonlar da "mütekabiliyet" esasına dayanıyordu ama hep zararı bize dokundu çünkü zayıf olan bizdik. Şunu da söyleyerek yazımı tamamlıyorum: İngiltere’de bile örneğin Londra'da bütün topraklar Hanedanın mülkiyetindedir. Toprak mülkiyeti kesinlikle satılamaz ancak uzun süreli kira veya irtifak hakları tesis edilebilir. Bu yüzden toprak mülkiyeti gibi her şeyin üzerinde önemi olan bir konuya sırf "para kazanıyoruz" gözüyle bakılamaz.

_________________
Tam bir hukuk devleti ancak tam bağımsız bir yargıyla olur
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Siyaset ve Düşünce Forumu Forum Ana Sayfa -> Siyasi,Ekonomik,Güncel Konular Tüm zamanlar GMT + 4 Saat
Sayfaya git Önceki  1, 2
2. sayfa (Toplam 2 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız



Toplist site ekle iyi hit siteler Düşünce Toplistim Site Ekle Bedavahit.com Site ekle Ana Sayfam Yap Web Stat

Cobalt 2.0 v2.0.3 phpBB theme/template © 2002-2006 Jakob Persson (readme) (forumthemes/bbstyles)

Powered by phpBB © 2001, 2002 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu


Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.071