Siyaset ve Düşünce Forumu Forum Ana Sayfa Siyaset ve Düşünce Forumu
www.siyasetvedusunce.net / www.hukukcugenc.com


tanrı mı insanı yarattı insan mı tanrıyı?**
Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Siyaset ve Düşünce Forumu Forum Ana Sayfa -> Felsefe - Sosyoloji - Psikoloji
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
roxanne
Hacettepe Üni. Temsilcisi


Kayıt: 03 Eyl 2007
Mesajlar: 498
Konum: konu mu? ne konusu, ne alaka şimdi :))))

 MesajTarih: Sal Ekm 30, 2007 5:31 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Redneksİ yazmış:
Burada Müslümanlar için konuşuyorum Kur'an giriyor devreye.Allah kendi sınırsızlığını kendi yaratmış oluyor.(inanırsan,ben inanmıyorum)


ben de müslümanlar için konuşmamıştım
inanmayanlardan bahsediyordum yani
tanrı kavramını uydurduğunu düşünenler için
müslümanlar için bi çıkmaz yok zaten;
inanmayanlar için bi çıkmazdan bahsettim ve bahsettiğim; hala çıkmaz!
(cevabını verdiğini düşünüyorsan diye...)

_________________
kimvurduya gitmesin; aşkıma ses ver..
uçarı değilim; kadir bilirim...
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Redneksİ
Çalışkan Demokrat (Puanı: 65)


Kayıt: 18 Ekm 2007
Mesajlar: 349

 MesajTarih: Sal Ekm 30, 2007 5:42 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

İnanmayanlar için de bir problem çıkmıyor ki.
Ama inanmayanlardan kastım dinlere inanmayanlar.Ateistlerin değindiği noktalar bambaşkadır.
Dine inanmayan benim gibiler için dinler bir güç tarafından gönderilmemiştir.
Müslümanlar için çıkmaz yok diyorsun ama Allah kendi sınırsızlığını istediği kadar anlatsın sınırlı akıllarımızla Allahın sınırsızlığını anlamaya çalışacağımız için kendi üretimimiz olan Tanrı'nın sınırsızlığı ile anlamaya çalıştığımız Allah'ın sınırsızlığı arasında bir fark yok.Ayrıca inanmayanların çıkmazı dediğin olayı inanmayanların(deistlerin) Tanrı'yı nasıl algıladıklarına dair bilgilerinle söylediysen eyvallah ama yok ben sadece kendi düşüncemi söyledim diyorsan "sicim teorisini" incelemeni tavsiye ediyorum.Deistler tanrıyı bilimsellikle açıklar sadece nasıl olduğu bilgisine ulaşamazlar.

_________________
En uzak mesafe ne Afrika'dır
Ne Çin,ne Hindistan,
ne seyyareler
ne de yıldızlar geceleri ışıldayan..
En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir
Birbirini anlamayan..
"Can Yücel"
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
roxanne
Hacettepe Üni. Temsilcisi


Kayıt: 03 Eyl 2007
Mesajlar: 498
Konum: konu mu? ne konusu, ne alaka şimdi :))))

 MesajTarih: Sal Ekm 30, 2007 6:52 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top


ben tamamen konunun sorusuna yönelik konuştum
yani insanın tanrı kavramını uydurduğu iddiası üstüne.
bunu kim söylüyorsa o üstüne alınsın
hiç bi zaman; vay deist neymiş; ateist neymiş teorileri neymiş diye merak etmedim
dolayısıyla bahsettiğin teorinin sicimiyle de başka bi tarafıyla da ilgilenmiyorum
inanmak için sebeplerim var ve gayet memnunum çünkü!

ayrıca aralarında fark olmadığını öne sürdüğün 2 şey arasında büyük fark var
Allah'ın sınırsızlığını "anlama çabası" (anlama çabası bi sınırlılık ifadesidir zaten) insana sınırslızlık yetisi kazandırmaz

ama sınırlı insanın uydurduğu sınırlıdır
yani kendi uydurduğunuz tanrı sınırsız olamaz

dolayısıyla ikisi arasında çok büyük fark var!

son olarak dine inanmadığını söylüyorsun
dine inanmayanlar hakkında hiç bir fikrim yok
dedim ya merak bile etmedim
ama sen söyleyince bir şey dikkatimi çekti:

dine inanmayan senin gibiler için dinler bir güç tarafından gönderilmemişmiş...

yani inanmadığınız dinin mi bi güç tarafından gönderilmediğine inanıyorsunuz
anlatmaya çalıştığın başka bir şey mi?
yoksa senin tanımında bi sorun mu var?
diyorum ya gerçekten bilmiyorum.

_________________
kimvurduya gitmesin; aşkıma ses ver..
uçarı değilim; kadir bilirim...
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
alierdos
Çalışkan Demokrat (Puanı: 60)


Kayıt: 11 Ekm 2007
Mesajlar: 272
Konum: oralarda bi yerlerde

 MesajTarih: Sal Ekm 30, 2007 8:28 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

ben tek tanrılı dinlere inanıyorum,

bence özellikle islam, insan ırkının başaramayacağı nitelikte.

yani kesinlikle olayda tanrının imzası var..

_________________
tüm savaş meydanlarını tek başına doldurabilmek..
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
Redneksİ
Çalışkan Demokrat (Puanı: 65)


Kayıt: 18 Ekm 2007
Mesajlar: 349

 MesajTarih: Çrş Ekm 31, 2007 4:54 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Doğru anlamışsın dinler tanrı/allah/yehova v.s. tarafından gönderilmemiştir.Yani dinlerin tanrılarla bir ilgisi yoktur ben ve deistler buna inanıyoruz.Halk tabiriyle biz "bir güce" inanıyoruz.Yaratıcı bir gücün varlığına ancak tanrılarla kulları arasına din dahil giremez bunu savunuyoruz.İbadet şeklimizin olmadığına ilişkin söylemler ise yanlıştır.İbadet kalpte yapılırı savunuyoruz.
Ayrımlar konusunda ise sicim teorisi yeterince açıklayıcı bir kuramdır.sadece bakış açıları arasındaki fark.
Hiçbir şeyi okumak sana yada herhangi birine birşey kaybettirmez.Ben İncil'i,Kur'an'ı ve Tevratı okudum birşey kaybetmedim.
Ancak sormak istediğim birşey var : Kur'an'da sadece Allahın sözleri mi bulunur?

_________________
En uzak mesafe ne Afrika'dır
Ne Çin,ne Hindistan,
ne seyyareler
ne de yıldızlar geceleri ışıldayan..
En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir
Birbirini anlamayan..
"Can Yücel"
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
roxanne
Hacettepe Üni. Temsilcisi


Kayıt: 03 Eyl 2007
Mesajlar: 498
Konum: konu mu? ne konusu, ne alaka şimdi :))))

 MesajTarih: Çrş Ekm 31, 2007 11:02 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

okuyunca bir şey kaybetmeyebilirim
ama bir şey kazanmayacağımdan da eminim
incil'i tevrat'ıysa ademinin teorileriyle kıyaslamıyorum bile
her ne kadar biz onların tahrip olduğuna inansak da Allah'ın kitaplarıdır onlar da.

merak etmedim; okumadım diyorum
çünkü karşıt görüşleri bileyim de ona göre savunma yapayım gibi bir düşüncem yok;
hele sırf karşı durmak adına otu çöpü sorgulayıp; her şeyi maddeye dayandırıp; her şeye maddesel bi açıklama isteyen ruhsuz gruba karşı inancımı savunma gibi bi derdim hiç yok

inanıyorum;
gayet memnunum
hayatımın dinimle ilgili herhangi bir kısmını değiştirme arzum da yok
dolayısıyla merak bile etmiyorum insanoğlunun İslam ya da din karşıtı teorilerini

ot çöp kısmına geldik galiba
soruna gelince;
evet Kur'an Allah'ın sözlerinden oluşuyor.
Allah'ın kelamı yani; o dile getiriyor içindeki sözleri
(bakalım bunun altından ne çıkcak)

_________________
kimvurduya gitmesin; aşkıma ses ver..
uçarı değilim; kadir bilirim...
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Redneksİ
Çalışkan Demokrat (Puanı: 65)


Kayıt: 18 Ekm 2007
Mesajlar: 349

 MesajTarih: Prş Ksm 01, 2007 3:21 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Altından birşey çıkmasına gerek yok sadece merak benim dikkatimi çeken bazı ifadeler oldu.Alllah tarafından söylenmemiş gibi olan cümleler var.

_________________
En uzak mesafe ne Afrika'dır
Ne Çin,ne Hindistan,
ne seyyareler
ne de yıldızlar geceleri ışıldayan..
En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir
Birbirini anlamayan..
"Can Yücel"
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
roxanne
Hacettepe Üni. Temsilcisi


Kayıt: 03 Eyl 2007
Mesajlar: 498
Konum: konu mu? ne konusu, ne alaka şimdi :))))

 MesajTarih: Prş Ksm 01, 2007 6:17 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

ilginç...
buraya da yazarsan memnun oluruz
ama her neresiyse bütünüyle bi zahmet Very Happy
yani cümlenin öznesi var; yüklemi var... : )

_________________
kimvurduya gitmesin; aşkıma ses ver..
uçarı değilim; kadir bilirim...
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Admin
Site Admin


Kayıt: 14 Ağu 2007
Mesajlar: 182

 MesajTarih: Prş Ksm 01, 2007 9:26 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

LÜTFEN KONU DIŞINA ÇIKMAYINIZ.

BAŞKA BİR KONUYLA İLGİLİ KONUŞMAK İÇİN AYRI BİR BAŞLIK AÇINIZ.
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
Redneksİ
Çalışkan Demokrat (Puanı: 65)


Kayıt: 18 Ekm 2007
Mesajlar: 349

 MesajTarih: Cum Ksm 02, 2007 12:02 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Mealler Elmalılı Hamdi Yazır ve Yaşar Nuri Öztürk'ündür.Bu benim yanlış anlamamdan ortaya da çıkabilir eğer yanlış anlamamdansa nasıl anlanması gerektiğini lütfen açıklayın:
Ben size "Allah'ın hazineleri benim yanımdadır." demiyorum ki. Ben size "Ben bir meleğim." de demiyorum. O sizin kendinize göre, hor gördükleriniz hakkında "Allah onlara hiçbir hayır vermez." de demiyorum. Onların içlerindeki niyeti, en iyi Allah bilir. (Bu söylediklerimin aksini iddia etseydim) asıl o zaman zalimlerden olurdum.
Bu ayet Allah değil de başka birinin ağzından söylenmemiş midir?

-Admin konunun dışına çıkmamamız konusunda uyarmış ancak ben bu uyarıyı kabul etmiyorum hala konunun içindeyiz.Eğer Kur'an sadece Allah'In sözlerinden oluşuyorsa ve içinde Allah'tan başkasının sözü bulunuyorsa bu tanrıları insanların yarattığına kanıtlardan biridir.Bunu da bu konuyu destekleyici bir kanıt olarak alabiliriz diye düşünüyorum.

_________________
En uzak mesafe ne Afrika'dır
Ne Çin,ne Hindistan,
ne seyyareler
ne de yıldızlar geceleri ışıldayan..
En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir
Birbirini anlamayan..
"Can Yücel"
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
roxanne
Hacettepe Üni. Temsilcisi


Kayıt: 03 Eyl 2007
Mesajlar: 498
Konum: konu mu? ne konusu, ne alaka şimdi :))))

 MesajTarih: Cum Ksm 02, 2007 6:13 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

11-HUD:

1 - Elif-Lâm-Râ. Bu öyle bir kitaptır ki, âyetleri muhkem kılınmış, sonra da herşeyden haberdar olan hikmet sahibi Allah tarafından âyetleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

2 - (Şöyle ki:) Allah'dan başkasına kulluk etmeyin. Ben size O'nun tarafından müjde vermek ve uyarmak için gönderilmiş gerçek bir peygamberim.

3 - Ve Rabbinizin mağfiretini isteyin, sonra ona tevbe edin ki sizi, belli bir süreye kadar güzel güzel yaşatsın. Ve her fazilet sahibine layık olduğu ihsanı versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin için büyük bir günün azabından korkarım.

4 - Dönüşünüz yalnızca Allah'adır. O'nun da herşeye gücü yeter.

5 - Dikkat edin! Görmüyor musunuz, onlar düşmanlıklarını gizlemek için göğüslerini çeviriyorlar. İyi bilin ki, onlar örtülerine bürünürlerken, neyi gizleyip, neyi açığa vurduklarını Allah biliyor. Muhakkak ki Allah, gönülde gizlenenleri de bilir.

6 - Yeryüzünde rızkı Allah'a ait olmayan hiçbir canlı yoktur. O, onların karar kıldıkları yerleri de, emaneten durdukları yerleri de bilir. Onların hepsi apaçık bir kitaptadır.

7 - O, öyle bir Allah'dır ki, hanginizin daha güzel amel işleyeceğini imtihan etmek için gökleri ve yeri altı günde yarattı. Arşı da su üstündeydi. Onlara "öldükten sonra tekrar dirileceksiniz" dersen, o kâfirler de kesinlikle sana: " Bu apaçık bir sihirden başka birşey değildir." diyecekler.

8 - Ve eğer bunlardan bir kısmının göreceği azabı belli bir süreye kadar erteleyecek olursak, o zaman da "onu engelleyen nedir ki?" diyecekler. İyi bilin ki, o azap onlara geldiği gün kendilerinden geri çevrilecek değildir. Ve o alay ettikleri şey kendilerini kuşatmış olacaktır.

9 - Ve şayet insana tarafımızdan bir rahmet tattırır, sonra da onu kendisinden geri alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör bir kimse olur.

10 - Ve şayet ona dokunan bir sıkıntıdan sonra bir nimet tattırırsak, "Artık benden bütün kötülükler silinip gitti." der, mutlaka böbürlenir ve şımarır.

11 - Ancak (her iki halde de) sabır gösterip iyi ameller işleyenler müstesnadır. İşte onlara bir mağfiret ve büyük bir mükafat vardır.

12 - (Ey Resulüm!) Şimdi belki sen, "Ona bir hazine indirilse, ya da beraberinde bir melek gezip dolaşsa ya!" diyorlar diye sana vahyolunan vahyin bir kısmını terkedecek olursun ve bundan dolayı da göğsün daralır. Sen yalnızca bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.

13 - Yoksa "onu kendi uydurdu" mu diyorlar? O halde sen de onlara de ki: "Haydi siz de onun gibi uydurulmuş on sûre getirin. Allah'dan başka çağırabileceğiniz kim varsa onları da yardıma çağırın. Eğer doğru söylüyorsanız" (bunu yaparsınız).

14 - Yok eğer bunun üzerine size cevap vermedilerse, artık bilin ki, bu Kur'ân ancak Allah'ın ilmiyle indirilmiştir. O'ndan başka ilâh yoktur. Artık müslüman oluyorsunuz, değil mi?


15 - Her kim dünya hayatını ve güzelliklerini isterse biz onlara amellerinin karşılığını orada tamamen öderiz. Bu hususta kendilerine bir densizlik yapılmaz.

16 - Fakat onlar öyle kimselerdir ki, ahirette kendilerine ateşten başka bir şey yoktur. İşledikleri şeyler orada boşuna gitmiştir. Zaten bütün yaptıkları da batıldır.

17 - O dünyayı isteyenler, hiç Rabbinden açık bir belge üzere olan kimse gibi midir? O belgeyi yine Allah'dan gelen bir şahid olarak Kur'ân izliyor, ondan önce de bir rehber ve rahmet olan kitap, Musa'nın kitabı yine onu destekliyor. Böyle olanlar Kur'ân'a inanırlar. Hangi hizipten olursa olsun kim onu inkâr ederse, ona vaad edilen yer ateştir. İşte bütün bunlardan dolayı sen de bu Kur'ân'dan şüphe içinde olma. Kesinlikle o haktır, Rabbindendir. Fakat insanların çoğu iman etmezler.

18 - Üstelik bir yalanı Allah'a iftira edenden daha zalim kim olabilir? Bunlar Rablerinin huzuruna arzolunacaklar, şahitler de şöyle diyecekler: "İşte bunlar Rablerine karşı yalan söyleyenlerdir". İyi bilin ki: Allah'ın laneti zalimlerin üzerinedir.

19 - Onlar ki, Allah yolundan döndürmeye çalışırlar ve o yolu eğri büğrü yapmak isterler. Üstelik onlar, evet onlar ahirete de inanmazlar.


20 - Onlar yeryüzünde (herkesi) yıldıracak değillerdir. Kendilerini koruyacak Allah'dan başka kimseleri de yoktur. Onların azabı kat kat olacaktır. Üstelik onlar hakkı işitmeye tahammül edemiyorlardı ve de görmüyorlardı.

21 - Onlar kendilerine yazık etmiş olan kimselerdir. O iftira edip uydurdukları da kendilerinden yüz çevirip gitmişlerdir.

22 - Kesinlikle bunlar ahirette de en ziyade hüsrana uğrayacak olanlardır.

23 - Fakat iman edip salih amel işleyenler ve Rablerine karşı edepli olanlar, güvenen ve itaat edenler var ya, işte bunlar da cennet ehlidirler. Onlar orada ebedi kalırlar.

24 - Bu iki ayrı grubun meseli, kör ve sağır ile gören ve işiten gibidir. Bunlar hiç eşit olabilirler mi? Hâlâ düşünmeyecek misiniz?

25 - Andolsun ki, vaktiyle Nuh'u da kavmine gönderdik, O, onlara şöyle dedi: "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."

26 - "Allah'dan başkasına ibadet etmeyin! Ben, size gelecek acı bir günün azabından korkarım."

27 - Buna karşılık, kavminin ileri gelen kâfirlerinden bir kısmı dediler ki: "Biz seni bizim gibi insanlardan biri olarak görüyoruz, başka değil. İlk bakışta bizim ayak takımımızdan başkasının senin arkana düştüğünü görmüyoruz. Sizin bizden fazla bir meziyetinizi de görmüyoruz. Aksine sizi yalancılar sanıyoruz."

28 - Nuh dedi ki; "Ey kavmim! Peki şu söyleyeceğime ne diyeceksiniz? Ben Rabbimden apaçık bir delil üzere isem ve O, bana kendi tarafından bir rahmet bahşetmişse, size de onu görecek göz verilmemişse biz, istemediğiniz halde onu size zorla mı kabul ettireceğiz?"

29 - "Ey kavmim! Ben sizden herhangi bir mal mülk istemiyorum. Benim mükafatım ancak Allah'a aittir. Ve ben ona iman edenleri kovacak değilim. Onlar elbette Rablerine kavuşacaklar. Fakat ben de sizi cahillik eden bir kavim görüyorum."

30 - "Ey kavmim, ben onları etrafımdan kovacak olursam, Allah'dan beni kim kurtarabilir? Siz hiç düşünmez misiniz?"

31 - Ben size "Allah'ın hazineleri benim yanımdadır." demiyorum ki. Ben size "Ben bir meleğim." de demiyorum. O sizin kendinize göre, hor gördükleriniz hakkında "Allah onlara hiçbir hayır vermez." de demiyorum. Onların içlerindeki niyeti, en iyi Allah bilir. (Bu söylediklerimin aksini iddia etseydim) asıl o zaman zalimlerden olurdum.


32 - Dediler ki; "Ey Nuh! Bizimle didişip durdun, didişmende de çok ileri gittin. Eğer doğru söylüyorsan, bizi tehdit ettiğin şu azabı getir de görelim."

33- Nuh dedi ki; "Onu ancak Allah dilerse getirir. Ve siz O'nu yıldıracak değilsiniz."

34 - Ben size öğüt vermek istemiş olsam da, eğer Allah sizi helâk etmeyi murad ediyorsa, zaten öğüt vermemin size bir faydası olmaz. Rabbiniz O'dur ve nihayet O'na döndürüleceksiniz.

35 - Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki; "Eğer uydurdumsa vebali benim boynumadır. Bense sizin yüklendiğiniz vebalden uzağım".

36 - Ayrıca Nuh'a şöyle vahyettik: "Bil ki kavminden şimdiye kadar iman etmiş olanlardan başka artık kimse iman etmeyecektir. Onun için yaptıkları şeylerden dolayı kederlenme."

37 - Bizim gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulüm yapanlar hakkında da bana bir şey söyleme. Çünkü onlar kesinlikle suda boğulacaklardır.

38 - Gemiyi yapıyordu, kavminden bazı ileri gelen gruplar, onun yanından gelip geçtikçe, onunla alay ediyorlardı. Nuh dedi ki: "Bizimle eğleniyorsunuz, biz de sizinle tıpkı bizimle eğlendiğiniz gibi alay edip eğleneceğiz."

39 - O perişan edici azabın kime geleceğini ve o sürekli azabın kimin başına ineceğini ilerde bileceksiniz.

40 - Nihayet emrimiz geldiği ve tennur (tandır veya geminin kazanı) tutuşup parladığı zaman dedik ki; "Erkeği ve dişisi olan her canlıdan ikişer tane, aleyhlerinde hüküm verilmiş olanların dışında, aileni ve iman etmiş olanları geminin içine yükle". Zaten beraberinde iman edenler çok az idi.

41 - Nuh dedi ki; "Allah'ın adıyla binin içine. Onun akışı da, duruşu da (O'nun adıyladır). Hiç şüphesiz Rabbim gerçekten çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.

42 - Gemi içindekilerle birlikte, dağlar gibi dalgalar arasında akıp gidiyordu. Nuh ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna bağırdı: "Yavrucuğum, gel, bizimle beraber bin! Kâfirlerle beraber olma!"

43 - O, dedi ki; "Ben, beni sudan koruyacak bir dağa çıkacağım". Nuh da "Bu gün Allah'ın merhamet ettiğinden başkasını, Allah'ın bu emrinden koruyacak kimse yoktur." dedi. Derken dalga aralarına giriverdi. O da boğulanlardan oldu.

44 - Allah tarafından denildi ki: "Ey yeryüzü suyunu yut! Ey gökyüzü sen de suyunu kes! Ve sular çekildi. Emir yerine gelmiş oldu. Gemi de Cudi dağı üzerine oturdu. O zalim kavme böylece dünyadan uzak olun denildi.

45 - Nuh Rabbine niyaz edip dedi ki: "Ey Rabbim! Oğlum benim ehlimdendi senin vaadin de elbette haktır ve gerçektir. Ve sen hakimler hakimisin."

46 - Allah: "Ey Nuh! O kesinlikle senin ehlin (âilen)'den değildir. Çünkü o salih olmayan bir amelin sahibidir. Hakkında bilgin olmayan bir şeyi benden isteme! Ben, seni, cahillerden olmaktan sakındırırım."

47 - Nuh: "Ey Rabbim! Ben bilmediğim bir şeyi istemiş olmaktan dolayı sana sığınırım. Sen beni bağışlamazsan, bana merhamet etmezsen ben hüsrana uğrayanlardan olurum.

48 - "Ey Nuh!" denildi, " Bizden bir selâm sana ve seninle birlikte olanlardan gelecek ümmetlere, kutluluk dileğiyle gemiden in. İlerde kendilerini bir çok nimetten faydalandıracağımız, sonra da bu yüzden kendilerine tarafımızdan acıklı bir azap dokunacak nice ümmetler olacaktır."

49 - İşte bunlar gayb haberlerindendir. Bunları sana vahiyle bildiriyoruz. Bundan önce bunları ne sen bilirdin, ne de kavmin. O halde sabret, akıbet muhakkak muttakilerindir.

50 - Âd kavmine de kardeşleri Hud'u gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Siz sadece iftira edip duruyorsunuz."

51 - "Ey kavmim! Bu iş için sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak beni yaratana aittir. Artık akıllanmayacak mısınız?"

52 - "Ey kavmim! Rabbinizden mağfiret isteyin, sonra O'na tevbe edin ki, üzerinize gökten bol bol bereket indirsin ve sizi kuvvetinize kuvvet katarak çoğaltsın. Gelin günahkâr olarak dönüp gitmeyin."

53 - Dediler ki; "Ey Hud! Sen bize açık bir mucize getirmedin. Biz de senin sözünle tanrılarımızı terk etmeyiz. Ve biz sana inanmayız."

54 - "Ancak şu kadarını diyebiliriz ki; "tanrılarımızdan bazısı seni fena çarpmış". O da dedi ki; "Allah'ı şahit tutuyorum, siz de şahid olun ki ben, Allah'a koştuğunuz ortaklardan uzağım."

55 - "O'ndan başka herşeyden uzağım, artık hepiniz toplanın bana istediğiniz tuzağı kurun, sonra hiç bekletmeyin.

56 - "Ben muhakkak ki, hem benim Rabbim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a dayanmaktayım. Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, idaresi ve yönetimi O'nun elinde olmasın. Benim Rabbim, hiç şüphe yok ki, doğru yoldadır."

57 - "Eğer, yine de yüz çevirirseniz, ben size ne ile gönderilmişsem, işte onu tebliğ ettim. Ayrıca Rabbim, sizin yerinize başka bir kavmi getirir de siz O'na zerrece zarar veremezsiniz. Hiç şüphesiz O, herşeyi koruyup gözetendir.

58 - Ne zaman ki emrimiz geldi, Hud'u ve beraberindeki iman edenleri, tarafımızdan bir rahmet ile kurtardık, ayrıca onları çok ağır bir azaptan da kurtardık.

59 - İşte Âd kavmi buydu. Rablerinin âyetlerini bile bile inkâr ettiler ve peygamberlerine isyan ettiler. Başa geçen her zorbanın emrine uyup arkasından gittiler.

60 - Hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde bir lânetle izlendiler. Bilin ki, Âd kavmi, gerçekten Rablerini inkâr ettiler. Yine bilin ki, Hud'un kavmi olan Âd, defolup gittiler.

61 - Semud kavmine de kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka bir tanrınız daha yoktur. Sizi topraktan O meydana getirdi. Sizi orada ömür sürmeye O memur etti. Bu sebepten O'nun mağfiretini isteyin, sonra O'na tevbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır, dualarınızı kabul eder."

62 - Dediler: "Ey Salih,! Bundan önce sen bizim içimizde ümit beslenir bir zat idin. Şimdi bizi babalarımızın taptıklarına tapmaktan mı engelliyorsun? Biz, doğrusunu istersen bizi davet ettiğin şeyden kuşkulandıran bir şüphe içindeyiz."

63 - Salih dedi: "Ey kavmim! Eğer ben Rabbimden açık bir mucize üzerinde isem ve o bana tarafından bir rahmet bahşetmiş ise, ben Allah'a isyan ettiğim takdirde beni O'ndan kim kurtarabilir? Demek ki, siz bana zarar vermekten başka bir şey yapmıyorsunuz."

64 - "Ey kavmim! İşte şu, Allah'ın dişi devesi, size bir mucizedir. Bırakın onu Allah'ın yer yüzünde (otlaklarında) otlasın. Ve ona kötü bir maksatla el sürmeyin, sonra sizi yakın bir azap yakalar."

65 - Derken, o deveyi kestiler. Bunun üzerine Salih dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. İşte bu, yalan çıkmayacak olan kesin bir vaaddir."

66 - Ne zaman ki, azap emrimiz geldi, Salih'i ve beraberindeki iman edenleri, tarafımızdan bir rahmet sayesinde kurtardık, üstelik o günün perişanlığından da kurtardık. Hiç şüphesiz Rabbin güçlüdür, mutlak üstündür.

67 - O zalimleri, korkunç bir gürültü yakalayıverdi de oldukları yerde çöküp kaldılar.

68 - Sanki orada güzel güzel yaşayıp durmamışlardı. Bak işte Semud, gerçekten de Rablerine küfretmişlerdi. Bak işte nasıl yok olup gittiler.

69 - Andolsun ki, İbrahim'e de elçilerimiz (melekler) müjde ile geldiler ve "selâm" dediler, o da "selâm" dedi ve hemen gidip onlara kızartılmış bir buzağı getirdi.

70 - Fakat onların o buzağıya el sürmediklerini görünce, tuhafına gitti ve içinde onlara karşı bir korku uyandı. Onlar da "Korkma, biz Lut'un kavmine gönderildik." dediler.

71 - İbrahim'in karısı ayakta duruyordu bunun üzerine yüzü güldü. Ona İshak'ı ve İshak'ın arkasından da Ya'kub'u müjdeledik.

72 - "Vay başıma gelene!" dedi, "Ben bir kocakarıyım, kocam da yaşlı bir adam. Bu gerçekten çok tuhaf bir şey!"

73 - Dediler: "Sen Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve berekâtı üzerinizdedir. Ey ev halkı! Muhakkak ki O, hamiddir (övülmeye lâyıktır), meciddir (cömertliği boldur)."

74 - İbrahim'den korku iyice geçip gidince, bu müjde de kendisine gelince, bizim (meleklerimiz)le Lut kavmi hakkında tartışmaya girişti:

75 - Çünkü İbrahim, çok yumuşak huylu ve çok yufka yürekli (yanık kalbli) idi.

76 - Melekler: "Ey İbrahim! Bu konuda bizimle tartışmaktan vazgeç. Çünkü Rabbinin emri kesin olarak geldi ve onlara geri çevrilmesi mümkün olmayan bir azap gelecektir.

77 - Ne zaman ki, elçilerimiz Lut'a geldiler, bunların gelişleri yüzünden Lut fenalaştı, eli ayağı birbirine dolaştı ve "Bu gün çetin bir gündür." dedi.

78 - Daha önceleri çirkin işler yapmış olan kavmi harıl harıl koşup geldiler. Lut onlara: "Ey kavmim! İşte size kızlarım, onlar sizin için daha temizdirler. Gelin Allah'tan korkun, beni misafirlerime rezil rüsvay etmeyin. İçinizde hiç aklı başında bir adam yok mu?" dedi.

79 - Onlar: "Sen de bilirsin ki, bizim senin kızlarınla bir ilgimiz yoktur. Sen bizim ne istediğimizi gayet iyi biliyorsun." dediler.

80 - Lut dedi: "Ne olurdu size karşı bir kuvvetim olsaydı, ya da çok sarp bir yere sığınabilseydim."

81 - Melekler dediler: "Ey Lut! Şundan emin ol ki, biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla zarar veremezler. Sen, gecenin bir kısmı olunca ailenle birlikte hemen buradan çık git. İçinizden hiç kimse geri kalmasın, eşin başka. Çünkü ona da onlara gelecek olan musibet gelecektir. Haberin olsun, helâk zamanları sabah vaktidir. Zaten sabah yakın değil mi?"

82 - Ne zaman ki, emrimiz geldi, o ülkenin altını üstüne getirdik ve üzerlerine istif edilip pişirilmiş çamurdan taşlar yağdırdık.

83 - Bu taşlar Rabbinin katında damgalanmışlardı. Bunlar zalimlerden uzak şeyler değildir.

84 - Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'i gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilâhınız yoktur. Ölçeği de, teraziyi de eksik tutmayın. Ben sizi hayır (bolluk) içinde görüyorum. Bununla beraber yine de sizi kuşatacak bir günün azabından korkuyorum."

85 - "Ey kavmim! Ölçerken ve tartarken adaleti yerine getirin. Halkın malına densizlik etmeyin ve yeryüzünde fesatçılık yaparak fenalık etmeyin."

86 - Eğer mümin iseniz, Allah'ın helâlinden size ihsan ettiği kâr sizin için daha hayırlıdır. Bununla beraber ben sizin üzerinize gözcü değilim."

87 - Dediler ki; "Ey Şu'ayb, atalarımızın taptıklarını terketmemizi veya mallarımızda dilediğimizi yapmaktan vazgeçmemizi sana namazın mı emrediyor? Oysa ki sen yumuşak huylusun ve aklı başında bir adamsın."

88 - Şu'ayb dedi ki: "Ey kavmim! Şayet ben Rabbimden ispat edici bir delil üzerinde bulunuyorsam ve şayet bana, O kendi katından güzel bir rızık ihsan etmişse, söyleyin bakalım ben ne yapmalıyım? Ben size karşı çıkmakla sizi menettiğim şeylere kendim düşmek istemiyorum. Ben sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmeye çalışıyorum. Muvaffakiyetim de ancak Allah'ın yardımı ile olacaktır. Ben yalnızca O'na dayandım ve ancak O'na döneceğim."

89 - "Ey kavmim! Bana karşı gelmeniz sakın sizi, Nuh kavminin veya Hud kavminin veya Salih kavminin başlarına gelen musibetler gibi bir musibete uğratmasın. Lut kavmi de sizden uzak değildir.

90 - Rabbinizden mağfiret dileyin, sonra O'na tevbe ile yönelin. Şüphesiz ki, benim Rabbim çok merhametlidir, çok sevendir.

91 - Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Biz senin söylediklerinin çoğundan birşey anlamıyoruz. Ayrıca seni içimizde çok zayıf biri olarak görüyoruz. Eğer akrabaların olmasaydı mutlaka seni recmederdik (taşa tutardık). Senin bize hiçbir üstünlüğün yoktur."

92 - Şu'ayb dedi: "Ey kavmim! Benim akrabalarım size Allah'dan daha mı değerli ki, Allah'a sırt çevirip, onu unuttunuz? Muhakkak ki, Rabbim bütün yaptıklarınızı çepeçevre kuşatmıştır."

93 - "Ey kavmim! Var gücünüzle yapacağınız ne varsa yapın! Ben de görevimi yapmaya devam edeceğim. Perişan edecek azabın kime geleceğini ve yalancının kim olduğunu ilerde anlayacaksınız. Bekleyiniz, ben de sizinle beraber bekleyeceğim."

94 - Ne zaman ki, emrimiz geldi, Şu'ayb ve beraberindeki müminler, tarafımızdan bir rahmet sayesinde kurtuldular. Ve o zalimleri korkunç bir gürültü yakaladı da oldukları yerde çöküp kaldılar.

95 - Sanki orada hiç güzel gün görmemişlerdi. Dikkat edin, Semud kavmi nasıl helâk olup gittiyse Medyen de öyle yok olup gitti.

96 - Andolsun Musa'yı da âyetlerimizle ve apaçık bir belge ile gönderdik.

97 - Firavun'a ve cemaatine. Bunlar Firavun'un emrine uydular. Halbuki Firavun'un emri hak değildir.

98 - Kıyamet günü, kavminin önüne düşer. Artık o bunları ateşe götürmüştür. O varılan yer, ne kötü bir yerdir.

99 - Hem burada, hem de kıyamet gününde lanetle izlendiler. Onlara verilen bu karşı destek ne fena bir destektir!

100 - İşte bu helâk olmuş memleketlerin önemli haberlerindendir. Sana onu kıssa olarak anlatıyoruz. Onlardan yerinde duranlar da var, biçilenler (yok olup gidenler) de.

101 - Biz onlara zulmetmedik, onlar kendi kendilerine zulmettiler. Allah'ı bırakıp da taptıkları tanrılar, Rabbinin emri gelince kendilerine hiçbir fayda sağlayamadılar. Hasarlarını arttırmaktan başka bir şeye yaramadılar.

102 - İşte Rabbin, zalim memleketleri cezalandırdığı zaman böyle cezalandırır. Çünkü O'nun cezası çok acı, çok çetindir.

103 - Ahiret azabından korkanlar için bunda muhakkak ki, bir ibret vardır. O, öyle bir gündür ki, bütün insanlar onun için toplanacaktır ve o, öyle bir gündür ki, mutlaka görülecektir.

104 - Biz onu sadece belli bir süreye kadar geciktiriyoruz.

105 - O gün gelince Allah'ın izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onların kimi bedbaht, kimi de mutludur.

106 - Bedbaht olanlar ateştedirler. Onlar orada başka türlü soluyacak, başka türlü haykıracaklar.

107 - Onlar orada gökler ve yer durdukça duracaklar. Ancak Rabb'inin diledikleri başka. Çünkü Rabbin dilediğini yapandır.

108 - Mutlu olanlar ise cennettedirler. Orada gökler ve yer durdukça duracaklar, ancak Rabbinin diledikleri başka. (Bu) ardı arası kesilmeyen bir ihsan olacak.

109 - O halde sakın şunların ibadet edişlerinden şüpheye düşme. Daha önce ataları nasıl ibadet ediyor idiyseler bunlar da öyle ibadet ediyorlar. Biz de kendilerine nasiplerini elbette eksiksiz olarak öderiz.

110 - Andolsun ki, Musa'ya kitabı verdik, yine de onda ihtilafa düşüldü. Eğer Rabbinden daha önce verilmiş bir karar olmasa idi, elbette haklarında hüküm verilmiş bitmişti. Muhakkak ki onlar, bundan kuşkulu bir şüphe içindedirler.

111 - Gerçekten de onların her biri öyle kimselerdir ki, yaptıklarının karşılığını Rabbin kendilerine hakkiyle ödeyecektir. Çünkü O, onların yaptıkları her şeyden haberdardır.

112 - İşte bundan dolayı emrolunduğun gibi doğru ol! Beraberindeki tevbe edenler de (doğru olsunlar). Aşırı gitmeyin! Muhakkak ki O, bütün yaptıklarınızı görüp durmaktadır.

113 - Ve zulüm yapanlara yakınlık göstermeyin ki, size de ateş dokunmasın. Allah'dan başka yardımcılarınız da yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.

114 - Gündüzün her iki tarafında ve gecenin saçaklarında (gündüze yakın olan saatlerinde) namaz kıl! Muhakkak ki, iyilik kötülükleri giderir. Bu ise, düşünebilenlere bir öğüttür.

115 - Ve sabret! Çünkü Allah iyilik edenlerin mükafatını yitirmez.

116 - Sizden önceki devirlerden bakıyye sahipleri (kitap ehli) yeryüzünde bozgunculuktan vazgeçirmeye çalışsalardı ne iyi olurdu. Fakat onların içinden kurtardığımız pek az kimse bunu yaptı. O zulmedenler ise şımartıldıkları refahın peşine düştüler ve hepsi de suçlu oldular.

117 - Senin Rabbin, halkları iyi ve ıslahatçı iken, o memleketleri haksız yere helak edecek değildir.

118 - Eğer Rabbin dileseydi elbette bütün insanları tek bir ümmet yapardı. Halbuki yine de ihtilaf edip duracaklardı.

119 - Ancak Rabbinin rahmetle yarlığadığı kimseler başka. Onun içindir ki, onları yarattı. Ve Rabbinin "Andolsun ki cehennemi cinlerden ve insanlardan tamamen dolduracağım" sözü böylece tamam oldu.

120 - Peygamberlere ait haberlerden kalbini yatıştıracak olanlardan her türlüsünü sana kıssa olarak anlatıyoruz. Bunda da sana bir hakikat, müminlere de bir öğüt ve ibret gelmiştir.

121 - İmana gelmeyen o kâfirlere de ki: "Elinizden geleni geri koymayın! Biz de yapacağımızı yapacağız."

122 - Siz bekleyin görün, biz de bekleyip göreceğiz.

123 - Göklerin ve yerin gaybını bilmek yalnızca Allah'a mahsustur. Her iş O'na döndürülür. Sen yalnızca O'na ibadet et ve yalnızca O'na dayan. Rabbin yaptıklarınızın hiçbirinden gafil değildir.



surenin hepsini okumadığını düşündüğüm için hepsini kopyaladım ben.
hele böyle bir iddia için seçtiğin sure gerçekten ilginç; bence anlamlı.
ayrıca okuyunca farkettim ki aslında sana çok hitap ediyor bence.

hani demiştim ya "özellikle"
cümlenin öznesi vaaar; yüklemi vaar : )

bu meal de elmalılı'dan
bi daha oku istersen


turuncu yerlerde başlıyor senin yazdıkların

Nuh dedi ki; "Onu ancak Allah dilerse getirir. Ve siz O'nu yıldıracak değilsiniz."

"Nuh dedi ki" diyen Allah oluyor yani
senin yazdıkların da Allah'ın değil Hz. Nuh'un sözleri
ama Nuh dedi ki diye Allah tarafından anlatılınca;doğal olarak anlatanın; yani Allah'ın sözleri oluyor
anlatıcı olarak elbette Wink

_________________
kimvurduya gitmesin; aşkıma ses ver..
uçarı değilim; kadir bilirim...
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Redneksİ
Çalışkan Demokrat (Puanı: 65)


Kayıt: 18 Ekm 2007
Mesajlar: 349

 MesajTarih: Pzr Ksm 04, 2007 8:06 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

Ben söylemiştim yanlış anlamamdan kaynaklanıyor olabilir diye.Ama mavi yazılanlar da korkutmuyor açıkçası beni.Bunları ben çoktan göze almamış olsam inancım olurdu zaten.Tek sorun Allah'a iftira atmam konusunda yok öyle bir niyetim benim yaratıcı güce inancım var.Benim savunduğum dinlerle yaratıcı güç arasında bir bağlantı yoktur.

_________________
En uzak mesafe ne Afrika'dır
Ne Çin,ne Hindistan,
ne seyyareler
ne de yıldızlar geceleri ışıldayan..
En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir
Birbirini anlamayan..
"Can Yücel"
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder MSN Messenger
roxanne
Hacettepe Üni. Temsilcisi


Kayıt: 03 Eyl 2007
Mesajlar: 498
Konum: konu mu? ne konusu, ne alaka şimdi :))))

 MesajTarih: Pzr Ksm 04, 2007 11:36 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

peki sen neye göre yargılanacağına inanıyorsun?
gerçi daha önce şunu sormak lazım;
yargılanacağına inanıyor musun?
dinin yok; peygamberin yok
senin ölçütün ne ki?
fazla başıboş değil misin bir kul için?
ve fazla özgür; diğerlerine zarar verebilmeye hakkın olması için?

_________________
kimvurduya gitmesin; aşkıma ses ver..
uçarı değilim; kadir bilirim...
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Özge
Tembel-Sömüren Demokrat (Puanı: 5)


Kayıt: 27 Ekm 2007
Mesajlar: 24

 MesajTarih: Pts Ksm 05, 2007 5:33 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

insan nereden geliyor... bir şey yoktan nasıl var olabilir ve böylesi bir düzen nasıl kurulabilir..
bilim her gün biraz daha gelişiyor ve bu duruma biraz daha fazla ışık tutulabiliyor..bir toz bulutundan dünya oluşur daha sonra suda çeşitli mikroorganizmalar türer ve belki de bunlar gelişip evrimleşerek insana kadar ulaşılabilir..fakat hep bir yerde bir tıkanıklık var çözülememişlik var ulaşılamazlık.. en azından şimdilik..
hepsi kabul edilebilir de o parçacıklar nerden geldi onlar nasıl oluştu uzay nasıl oluştu?..cevaplanamayan sorular..ama bunların şu ana dek bulunamamış olması illa da bir yaratıcının olduğunu mu söyler bu da ayrı bir tartışma konusu..insanlar evren karşısında aciz, güçsüz.. ve güvenebilecekleri yüce bir güç aranmış her çağda, yardım beklenen..yapılan haksızlıkların diğerlerinin yanına kalabileceğini yedirememiş kendisine belki de..yaşamın bir an gelip de bitebileceğine inandırmak istememiş kendisini.. varken, hissederken düşünebilirken nasıl da bir gün gelip bunların hepsi bitebilir..
ben Allah ya da her ne dersek, bir yaratıcı ,bir güç ,bir enerjinin varlığına inanıyorum..fakat böylesi mükemmel bir düzeni oluşturan gücün kusursuz olması gerekli.Kuran'da böylesi bir gücün göndermiş olamayacağı kusurlar taşıdığını düşünüyorum.. örneğin nasıl olur da ayşenin Muhammedi aldatmadığına dair ayetler indirilebilir..hem de 18 ayet birden(nur suresi)..bunlar aslını koruyamamasının getirdiği sonuçlar da olabilir tabi..
hem bir dine ya da peygambere inanma şartı mı var insanca yaşamak insanca davranmak için bu da sözlerinizden anlayamadığım bir şey roxanne... kurana inananlar kurallarını uygulayanlar ya da uygulamaya çalışanlar mükemmel insanlar mıdır sizce?
ayrıca yargılanacağın için mi hareketlerine dikkat etmelisin?
aklınla neyin doğru neyinse yanlış olduğunu algılayamoyor musun önünde yazılı bir belge, kurallar mı olması gerekiyor..
sen dininin kuralları olduğu için mi diğerlerine zarar vermiyorsun müslüman olmasaydın bunu yapacak mıydın..
ya da yapmaman için bir dine mensup olman mı gerekiyor..
hiçbirşeye körü körüne inanmamak lazım ..tabi ki herkesin inancı kendine ama madem tartışılıyor kurana da körü körüne bağlanmamak gerek .. belki de hristiyan bir ailede doğsaydık çok daha farklı br inanç ve düşünce sistemimiz olacaktı..bu yüzden kuranı da sorgulamak gerekitiğine inanıyorum..bence Turan Dursun'un "din bu" serisi bu konu için güzel bir öneri olabilir..
diğer yandan müslümalığın emirlerinden biri de türbandır.. bunun mantığı nedir?bu erkekleri sapık konumuna düşüren bir durum değil midir sizce de?erkekler bir saç telinden tahrik mi olur? o zaman başını örten türban takan bir genç kızın makyaj yapması akla ne kadar yatkın birşeydir?ilgi çekmemek amacıyla başını kapatmış diğer yandan da yüzünde bir karış makyaj... bu günlük yaşamımızda çok sık karşılaştığımız bir durum.. bu insanın dinini sorgulamadan amaçlarını öğrenmeden bunu hayatına yansıtması ne kadar doğrudur ayrıca..
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
roxanne
Hacettepe Üni. Temsilcisi


Kayıt: 03 Eyl 2007
Mesajlar: 498
Konum: konu mu? ne konusu, ne alaka şimdi :))))

 MesajTarih: Pts Ksm 05, 2007 6:44 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

öncelikle insan nerden geliyor; evren nasıl oluştu; insan kendine tanrı uydurdu gibi şeyleri ben sizin gibi yaklaşık 3-4 arkadaşla daha önce tartıştığım için; cevabım başa dönmek olacak; o da gereksiz olur.

bana sorduğunuz şeylerden başlayayım.
zaten bütün bunları redneksi'ye sorarken tartışılsın diye sordum
yani öylesine sorulmuş değildi o sorular.

iyilik kavramı nerden ileri gelir?
iyilik dediğiniz şey göreceli değil midir?
ben iyilik kavramını hiç bir yere dayandırmazsam; çıkar kavramıyla bütünleştirir; kimine göre zarar oluşturan bir tutumu kendi adıma ya da bir başka kesimin adına iyilik gösterebilirim; iyilik de olur.
ama olması gereken bu olur mu?

insanlar neden iyilik yapar?
sebep; erdem mi; diğer insanları memnun etmek mi?
iyilik yapmak; zaten dini inançlardan; sevap kavramından ve hesap günü inancından dolayı ortaya çıkmış bir şeydir zaten.
sizin erdem dediğiniz şey insanların aslında Allah'ı memnun etmek için yaptığı şeylerden ibarettir.
ya da Allah'a inanmayanlar için insani bir çıkar söz konusudur. ( en basiti; psikolojik açıdan; iyilik yaptığı insanlar tarafından takdir edilme; beğenilme arzusu)

peki bu denli vahşetin olduğu; insanların her dönemde birbirinin kuyusunu kazdığı; kötülükte yarıştığı bu dünyada insanlar sadece bu sebeplerden ne kadar iyilik yapar?
kendine saldıranı ne kadar hoş görür?

insan; kusursuz değildir
1 canı yakılır; 2 yakılır; 3. sünde o da diğerinin canını yakar!
bu açık bir gerçektir


bu dünyada hukuk kuralları insanların her derdine çare olmaz olamaz
derdine hukukun bile çare olamadığı; her türlü canı yanmış; her türlü sıkıntıyı çekmiş bir insanın iyiliğe devam etmesi içinse tek gerekçe yapılanların hesabının sorulacağı; yaptıklarının da hesabını vereceği inancıdır!
insani bir dürtüdür; aksine de beni kimse inandıramaz!

yaptıklarının hesabını vereceğine inanmayan birisi elbet kötülük de yapar
niye yapmasın; kim soracak hesabını
hele canı yakılmışsa; yapacağı misillemeden ibarettir..

ayrıca inanan insanlar elbette mükemmel değildir ( aksi gibi bir iddiam da olmadı )



(erkeğin bayan saçından tahrik olması (olabilir normaldir) erkeği sapık yapmaz
yaradılışında vardır
sapıklık yapılsın diye de verilmemiştir; helal ilişkilerin çekiciliği adına kadına verilen cazibedir bu
yani aksi olsaydı kocanıza bile çekici gelmeyebilirdiniz
İslam'da önemli olan mahremiyet kavramından haberdarsınızdır sanırım

türbanlı bir kızın; yüzüne bir ton makyaj yapmasının doğru olduğunu iddia eden biri mi oldu?

Hz. Ayşe konusunda da niye takıldığınızı; Kur'an'ın gerçekliğinden; bu durumu hangi sebebe bağlayarak şüphe ettiğinizi anlayamadım

hiç bir şeye körü körüne inanmamak lazım;
bir hristiyan olarak dünyaya da gelebilirdim
haklısınız
aksini söylediğimi de hatırlamıyorum
ama eleştirilerin (hele dini eleştirilerse bunlar) ; sığ olmasından; duruma fazla maddesel ( hatta sadece maddesel) bakılmasından yakınıyorum; her zaman da yakınırım böyle bir tutumdan...)

_________________
kimvurduya gitmesin; aşkıma ses ver..
uçarı değilim; kadir bilirim...
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Siyaset ve Düşünce Forumu Forum Ana Sayfa -> Felsefe - Sosyoloji - Psikoloji Tüm zamanlar GMT + 4 Saat
Sayfaya git Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki
4. sayfa (Toplam 6 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız



Toplist site ekle iyi hit siteler Düşünce Toplistim Site Ekle Bedavahit.com Site ekle Ana Sayfam Yap Web Stat

Cobalt 2.0 v2.0.3 phpBB theme/template © 2002-2006 Jakob Persson (readme) (forumthemes/bbstyles)

Powered by phpBB © 2001, 2002 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu


Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.113