AB Ekonomisi
Nüfus ; 27 ülke : 493.000.000
25 ülke : 464.000.000
En büyük nüfus %17,8(82 milyon) ile Almanya’dır.Bunlar dışında diğer büyükler ;
Fransa %13,5(62 milyon)
İngiltere %13(60 milyon)
İspanya %9.,3(43 milyon)
Polonya %8,2(38 milyon)
-Türkiye AB nüfusuna dahil olmamakla birlikte nüfusu 72.5 milyon gözükmektedir.
2005 yılı doğum oranları (000) ;
İrlanda 14,677
27 ülke : 10.439 İngiltere 12.014
25 ülke : 10.470 İzlanda 14.424
Norveç 12.276
Almanya 8.300
-Türkiye AB nüfusuna dahil olmamakla birlikte doğum oranı 18.886 gözükmektedir.
*Binde değerlerdir
2005 yılı Lise Mezunu olanların genel nüfusa oranı(25-64 yaş grubu);
Almanya %89 27 ülke : %69,3
Çek %89.9
Estonya %89.1
İtalya %50.1
Polonya %84
İngiltere %71,7
İsviçre %86,9
Yunanistan %60
İspanya %48,5
Fransa %60.4
Türkiye için ;
2000 yılı nüfus : 67.800.000
25 yaş üzeri toplam nüfus : 33.661.000
Okuma yazma bilmeyen : 33.661.000 da %17.325(5 milyon)
Okuma yazma bilen okul bitirmemiş : 2.152.000
İlkokul Mezunları : 16.000.000
Ortaokul ve dengi : 2.770.000
Lise : 4.223.000
Yüksek okul : 2.626.000 (%7,80)
Maastrich Kriteri ;
-Net kamu borçlarının GSMH ye oranı en çok %60 olmalıdır.
-Ülkenin bütçe açığı GSMH nin %3 ünü geçmemesi gerekir.
-Enflasyon oranının en düşük enflasyon oranına sahip 3 ülkenin enflasyon oranlarının aritmetik ortalamasını en fazla %1,5 geçmesi.
-Bir ülkede faiz oranları 12 aylık dönem itibariyle fiyat istikrarında en iyi performansı gösteren 3 ülkenin aritmetik ortalamasından en fazla 2 puan daha fazla olması.
HEDEF MAASTRICHT KRİTERLERİ (Capital Ekonomi Dergisi’nden)
Biz Maastricht Kriterleri aldık ve ulaşma konusunda çaba göstereceğiz. Bunlar, Para Bölgesi’ne girmek için gereken kriterler. 2006’da da bunların ilkini tutturuyoruz. Bütçe açığımız 2006 yılında Maastricht kriteri olan yüzde 3’ün altına inecek. 2007’de ikinci Maastricht kriterini tutturuyoruz. Bu da kamu borç stokunun GSMH’ya oranı ile ilgili. O oranı da yüzde 60’ın altına indiriyoruz. Sınır yüzde 60 ama İtalya, Yunanistan ve Belçika gibi bazı ülkelere göz yumuyorlar; onlarda yüzde 100’ün üzerindedir. Biz bunların da ötesinde bir hedef koyduk ve yüzde 60’ın da altına ineceğiz. Yani programımızın sonunda Türkiye bütçe açığı ve borç stoku açısından Avrupa para birliği normlarına girmiş bir ülke olacak.
Ondan sonra da enflasyon. Enflasyon konusunda da bunun için tarih vermek yanlış olur ama birkaç yıl içinde enflasyonda da Maastricht kriterini tutturacağız. Daha sonra da faizler gelecek.
Düşünün ki, Türkiye henüz müzakere sürecindeyken, tam üyelik yolunda yürürken Avrupa Birliği’nin para birimi kriterlerini tutturmuş bir ekonomik yapıya sahip olduğunda, Türkiye’ye bakış açısı çok değişecektir. 10 yıllık bir süreç konuşuyoruz ama ben öyle inanıyorum ki, Türkiye ekonomik açıdan ödevlerini çok daha erken bir tarihte tamamlamış olacak. Ve bu bizim elimizi çok güçlendirecek.