Siyaset ve Düşünce Forumu Forum Ana Sayfa Siyaset ve Düşünce Forumu
www.siyasetvedusunce.net / www.hukukcugenc.com


ÖRNEK CEZA KARARI

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Siyaset ve Düşünce Forumu Forum Ana Sayfa -> Forumun Yeni Konsepti Dışında Kalan Yazılar
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
SÜVARİ
Emekli Yönetici


Kayıt: 14 Ağu 2007
Mesajlar: 212
Konum: Tam ortası !

 MesajTarih: Cum Ksm 02, 2007 3:58 pm    Mesaj konusu: ÖRNEK CEZA KARARI Alıntıyla Cevap Gönder Back to top

DAVAYA KONU OLAN SUÇ : ZORLA IRZA GEÇMEYE TEŞEBBÜS, DARP , HÜRRİYETİ TAHDİT.

DAVA SONUCU VERİLEN CEZA : 6 YIL 6 AY AĞIR HAPİS, 3 AY KAMU HİZMETLERİNDEN MEN.
VERİLEN CEZANIN KANUNİ DAYANAĞI : TCK 429/1, 416/1, 61, 417, 31, 71, md.

1. DOSYA iLE iLGiLi GENEL BiLGiLER


MAHKEME ADI: 7. Ağır Ceza Mahkemesi
ESAS NO: 2002/111
KARAR NO: 2002/230

C.SAVCILIĞI NO : 2002/17811

MAHKEME BAŞKANI : M. Mesut ÖZTÜRK 20768
ÜYE : Şükran ERTÜRK TONGUÇ 25164
ÜYE: Yılmaz ÇAPALI 22543
KATİP : Mehtap SARI 9475
DAVACI : K.H
MÜŞTEKİ: Yasemin KURT
SANIK: İrfan DİKMEN
SANIK: Ayhan DAŞDELEN

TANIK: Osman DİKMEN

SUÇ: Geceleyin Zorla ırza geçmeye tam teşebbüs, hürriyeti tahdit , darp.
SUÇ TARİHİ: 19.04.2002
KARAR TARİHİ: 16.09.2002
AVUKAT: Recep YÜKSEL

HAZIRLIK AŞAMASI
HAZIRLIK EVRAK NO:2002/29580
C.SAVCISI: Hasan DURSUN 25116
SULH CEZA HAKİMİ: Hayrullah ÖZDEMİR 22543
KATİP: Kenan YAĞBASAN 10013

İDDİANAMEYİ HAZIRLAYAN C. SAVCISI: Hatice ÇETİN 28406
İDDİANAME ESAS NO: 2002/ 17811
İDDİANAME NO: 2002/ 794

DURUŞMALARDAKİ SAVCILAR
Hasan DURSUN 25116
Ekrem CANÖZTÜRK 20357
Kadri SÖĞÜTLÜOĞLU 20901
DAVA ESAS NO : 2002/111
KARAR TARİHİ:16.09.2002
TEMYİZ TARİHİ: 19.12.2002
SÜRE TUTUM TESLİM TARİHİ: 08.10.2002
C.BAŞSAVCILIĞI ONANMA TALEBİ: 30.10.2002
YARGITAY İLAMI:19.12.2002

CEZA MUHAKAMESİ İŞLEYİŞ ŞEMASI (AYRI BİR SAYFADA AÇILACAKTIR)



OLAYIN ÖZETİ


Yasemin Kurt, 19.04.2002 günü saat: 01.00 sıralarında SSK iş hanında bulunan Fikrim Bar’da iki şişe bira içtikten sonra evine gitmek için Ender Durmaz’ın kullandığı 06 T 7464 plakalı taksiye biner. Taksi şoförü Ender’in bir kaç kez daha müşterisi olması ve büyük olasılıkla kendisini tanıması nedeniyle güvenir ve hemen evine gitmek istemez. Bunun üzerine müşterisi olduğu taksi şoförü Ender Durmaz’ a biraz dolaştıktan sonra evine gitmek istediğini söyler. Esat’ta biraz dolaştıktan sonra GOP sırtlarında taksi içerisinde manzarayı seyrederlerken o sırada kağıt toplamak amacıyla kullandıkları kaybolan atlarını aradıklarını beyan eden Kırşehir / Merkez nüfusuna kayıtlı 1978 doğumlu İrfan Dikmen ile Ankara / Haymana nüfusuna kayıtlı 23-24 yaşlarındaki Ayhan Taşdelen (Daşdelen) yanlarına gelirler. İrfan Dikmen elinde taşıdığı ve teşhir ettiği sallama diye tabir edilen bıçak ile taksici Ender Durmaz’ ı tehdit eder ve oradan hemen uzaklaşmasını ister. Ayhan Taşdelen ( Daşdelen ) ise Yasemin Kurt’u zor kullanarak taksiden indirmeye çalışır ve bunda başarılı olur. Bu durum üzerine taksi şoförü olay yerinden uzaklaşır ve durumu gördüğü polis ekibine anlatır. Bu esnada yukarıda adı geçen kişiler tarafından Mağdure Yasemin Kurt’ u zorla bir gecekonduya götürürler. Mağdurenin sürekli direnmesi ve çığlıklarına çevreden kimse duymaz. Ve büyük olasılıkla taksi şoförü Ender’ in ihbarı üzerine polis ekiplerinin çevrede dolaştıklarını farkeden İrfan Dikmen ve Ayhan Taşdelen ( Daşdelen ) evin ışıklarını ve mağdurenin ağzını kapatırlar. İrfan Dikmen elinde sallama diye tabir edilen döner bıçağı ile mağdureyi tehdit eder. Bu esnada Ayhan Taşdelen ( Daşdelen ) mağdurenin gömleğini çıkartıp, pantolonunu yarıya kadar indirir, mağdurenin çığlıkları duyan İrfan Dikmen’in ağabeyi, Ayhan Taşdelen ( Daşdelen )’ in kayınbiraderi Osman Dikmen gecekonduya gelerek mağdureyi kurtarır. Mağdureye 5 milyon para vererek olay yerinden gitmesini sağlar. Bu olay üzerine mağdure önce civardaki Şirin Markete sığınır oradan babasının bir arkadaşına haber verir ve o kişi ile karakola gelerek bu şahıslar hakkında şikayetçi olur.




OLAYIN İNCELENMESİ


Mağdurenin 19.04.2002 günü saat: 03.30 sıralarında karakola şikayet için gitmiştir. Müracaatı alınmadan önce Adli Tıp Kurumundan saat: 06:19’da sağlık raporu alınmış ve söz konusu raporda 88 promil alkollü olduğu, sağ dizinde ekimoz derin sıyrık olduğu tespit edilmiş ve bu arızanın iki gün mutad iştigaline engel teşkil ettiği ancak hayati tehlikenin var olmadığı tespit edilmiş. Mağdure cinsel ilişkinin varolup olmadığının anlaşılması için gereken testlerin yapılmasına rıza göstermemiş. Müracaatı alındıktan sonra polis olay yeri olarak tahmini mevkide yaptığı incelemede İrfan Dikmen’i mağdurenin teşhisi ile aynı gün saat: 17.00 sıralarında yakalamıştır. Yakalama anında kanuni hakları kendisine anlatılmış ve tutanağa geçirilmiştir. İrfan Dikmen’in doğru kişi olduğunun tespiti için taksi şoförü Ender Durmaz büroya çağrılmış. 19.04.2002 günü saat: 19:00’da yapılan teşhise katılmış. Ender Durmaz’ın da sekiz kişi arasından İrfan Dikmen’i göstererek zorla müştekiyi araçtan indiren kişidir demesi üzerine şüpheli İrfan Dikmen yakalanmış ve bu işlem tutanağa geçirilmiş. Bu noktada YGY Md. 6 gereğince yakalanan şüpheli İrfan Dikmen’e yakalanma nedeni, susma ve müdafiden yararlanma ve yakalandığını yakınlarına haber verme hakları bildirilmiş. Yazılı olarak hakları Sanık hakları formu düzenlenerek tebliğ edilmiş. Daha sonra şüpheli Çankaya Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Büroya sevk edilmiş. YGY Md.6 uyarınca yakalanan kişinin ilk olarak üst araması yapılmış ve kendisine veya başkalarına zarar verebilecek silah gibi unsurlardan arındırılması sağlanmış. Düzenlenen Yakalama ve üst arama tutanağı ile düzenlenmiş ve tutanakta kişinin üzerinden çıkan eşyalar özellikleri ile belirtilmiş ve bir nüshası kişiye verilmiş. YGY md 9’daki belirtildiği üzere yakalanan şüphelinin yakını (ağabeyi) İlhan Dikmen’e haber verilmiş. Saat: 23:41’de YGY md.10 gereğince doktor kontrolünden geçirilerek, yakalama anındaki sağlık duruma belirlenmesi amacıyla şüphelinin sağlık raporu alınmış. 20.04.2002 günü Saat: 12.30’da olayda kullanmış oldukları sallama diye tabir edilen bıçak şüpheli tarafından ikametinden alınarak polise teslim edilmiş ve bu durum üzerine usulüne uygun olarak zaptetme tutanağı düzenlenmiş. Saat: 12.40’da alınan ifadesinde şüpheli CMUK 135 kapsamında susma hakkını kullanarak savcıya ifade vermek istemiştir.Bu ifade alma işlemi esnasında şüpheli müdafi talep etmemiştir. Şüpheli hakkında iki adet sanık karar takip formu doldurulmuş. Şüpheli hakkındaki bu işlemlerin tamamlanmasıyla şüphelinin gözaltı hali sona erer. Sona ermesiyle YGY Md.10 gereği olarak Saat : 14.59’da alınan rapordan sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilmiş. Ancak herhangi bir sevk/serbest bırakma tutanağı düzenlenmemiş.


Şüpheli 19.04.2002 saat : 17:00’den 20.04.2002 günü saat : 14.59’a kadar gözaltında kalmıştır. Alınan raporlar ışığında bu gözaltı süresinde hiçbir işkence ve kötü muameleye maruz kalmamış.

Karakolda şüpheli hakkındaki işlemlerin tamamlanıp, sağlık raporunun alınması ile şüpheli YGY md.6 ve CMUK 156 uyarınca hakkında düzenlenen evraklar ile Cumhuriyet Savcılığına götürülür.

Diğer şüpheli Ayhan Taşdelen’e ulaşılamamıştır.

Burada şu noktaya değinmek gerekir ki, göz altına alındığında alınan ilk adli tıp raporu aslında sağlık kontrolünün yanında şahsın cezai ehliyete de haiz olup olmadığını anlamak için alınan rapordur. İkinci rapor ise daha ziyade göz altı süresinde şahsın polis tarafından haksız muameleye maruz kalıp kalmadığını anlamak için yapılır. Şahsın göz altına alınacak olması veya zor kullanılarak yakalanması halinde yakalama anındaki sağlık durumu doktor kontrolü ile belirlenir (YGY md 10).

SAVCI

20.04.2002 günü Şüpheli İrfan Dikmen’in Savcı CMUK 135 md.deki haklarını hatırlattıktan sonra ifadesini almış. Bu ifade alınması işleminde şüpheli müdafi talebinde bulunmamıştır. Ve üzerine atılı suçu kabul etmemiş tüm suçu Ayhan Taşdelen’in işlediğini kendisinin sadece suçu işlerken Ayhan’ın yanında bulunduğunu, yer gösterme tutanağında adı geçen sallama diye tabir edilen bıçağın kendisine ait olmadığını ifade etmiştir. Savcı Hatice ÇETİN CMUK Md.124’e göre 4. Sulh Ceza Mahkemesinden şüphelinin CMUK Md.104 gereği tutuklanmasını talep eder.


Bu ifadeye dayanarak iddianamesini hazırlamış. Cumhuriyet savcısının iddianamesinin mahkemece kabul edilmesi ile son soruşturma başlamıştır. İddianamede olması gerekenler sanığın kimlik bilgileri, suç isnadı ve deliller, hangi kanun maddelerinin ihlalinden şahsın sorumlu tutulduğu, neden ibaret olduğu ve duruşmanın yapılacağı mahkeme gösterilmelidir. (CMUK md 163/2) Nöbetçi 4. Sulh Ceza Mahkemesine göndermiş ve şüphelilerin CMUK md. 104 uyarınca tutuklama kararının alınmasını talep etmiştir.

4. Sulh Ceza Mahkemesinde düzenlenen sorgu zaptında sanık İrfan Dikmen suçlamayı reddetmiştir. Bu aşamada sanığa CMUK 135. md. Kapsamındaki hakları anlatılmış.

CMUK Md.108 gereği 4.Sulh Ceza Mahkemesi, C. Savcılığının 20.04.2002 tarih 2002/29580 sayılı evrakları ile sanıklar İrfan Dikmen ve firari sanık Ayhan Taşdelen’in tutuklanmaları talebine sanık İrfan Dikmen’i sorgulayarak, suçun vasıf ve maiyetine, mevcut delilleri durumu göz önünde bulundurularak CMUK 104 ve müteakip maddeler gereğince tutuklanmalarına karar vererek cevap vermiş. Bu tutuklama kararının uygulanması için Sanık İrfan Dikmen hakkında tutuklama müzekkeresi çıkartılmasına, firari sanık Ayhan Taşdelen hakkında ise gıyabi tutuklama müzekkeresi çıkartılmasına karar vermiştir. Verilen karar hazırlık evrakları ile birlikte C.başsavcılığına iade edilir.


Firari sanık Ayhan Taşdelen’in hakkında çıkarılan gıyabi tutuklama müzekkeresi nüfusa kayıtlı olduğu Haymana C.Savcılığına gönderilmiş.

Düzenlenen bu tutuklama müzekkerelerinde CMUK 106. maddesine uygun olarak düzenlenmiş. Sanık İrfan DİKMEN açısından, kimliği olabildiğince açık olarak belirtilmiş,

4. Sulh Ceza mahkemesinin kararına müteakip 25.04.2002’de cumhuriyet başsavcılığınca hazırlanan iddianame ile her iki sanığın eylemine uyan TCK 416/1, 417, 429, 40, 36, 81/1-2 maddeleri gereğince cezalandırılması istenmiştir. C. Savcısı suç kapsamıyla ilgili kamu davası açılmasına karar vermiştir.




7. AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN DAVAYI KABULÜ


Dava 26.04.2002 de 7. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilip 2002/111 esas numarasına kaydedilmiş ve düzenlenen dava tensip zaptı ile sanıklar hakkında tutukluluk hallerinin devamına sanıkların mahkemede hazır edilmesin nüfus kayıtlarının celbine adli sicil kayıtlarının celbine karar vermiş.

01.05.2002’de savcılığa sanıkların hazır edilmesi için yazı yazılmış adli sicil ve istatistik genel müdürlüğünden sicil kayıtları istenmiş nüfus müdürlüğünden sanıkların nüfus kayıtları istenmiştir.


01.05.2002’de Sanık İrfan Dikmen’in ağabeyi şahit Osman Dikmen, şahit Yasemin Kurt, şahit Ender Durmaz’ ın ve 28.05.2002 günü saat : 09.40 ‘da hazır bulunmaları için ihzar müzekkeresi çıkarılmış.

13.05.2002’de Müşteki Yasemin Kurt şikayetten vazgeçtiğine dair dilekçesini mahkeme başkanlığına sunmuş. Fakat iddianamede yer alan maddelerin kamu davalık suçları oluşturması nedeniyle müştekinin şikayetten vazgeçmesi davanın seyrini değiştirmemiştir.

28.05.2002’de yapılan duruşmada tanık olarak dinlenen Sanık İrfan Dikmen’in ağabeyi ve Firari Sanık Ayhan Daşdelen’in eniştesi olan Osman Dikmen’e CMUK md. 47 uyarınca tanıklıktan çekilebileceği anlatılmış, ancak kişi tanıklıktan çekilmek istememiştir. Mahkeme takdiren bu kişiye yemin verdirmiş.

Aynı gün yapılan duruşma neticesinde sanık Ayhan Daşdelen’in hakkında CMUK md.104 uyarınca çıkarılan gıyabi tevkif müzekkeresinin infazının beklenmesine karar verilmiş. Mevcut delil ve kanıtların durumuna göre Sanık İrfan Dikmen’in tutukluk halinin devamına karar vermiş ve duruşmayı 27.06.2002 tarihine ertelemiş.

10.06.2002’de Sanık Ayhan Daşdelen Ankara barosu avukatlarından Avukat Av.Recep Yüksel’ i noterce düzenlenen vekaletname ile vekil tayin etmiştir.

Bu ana kadar Firari Sanık Ayhan Taşdelen kişinin aslında Ayhan Daşdelen olduğu anlaşılmış bu noktadan sonra istenen adli takip formlarında firari sanık Ayhan’ın sabıkası çıkmıştır.

Hatta 11.07.2002’de istenen adli bilgi fişlerinden ikisi Ayhan Daşdelen olarak bir tanesi Ayhan Taşdelen olarak düzenlenmiş.

27.06.2002’de Sanık vekili Recep Yüksel’ in nüfus kaydının istenmesine, sanık Ayhan Daşdelen’in hakkında çıkarılan gıyabi tevkif müzekkeresinin infazının beklenmesine ve Sanık İrfan Dikmen tutukluluk halinin devamına karar vermiştir.

16.07.2002’de firari sanık Ayhan Daşdelen hakkında düzenlenen gıyabi tutuklama kararı sanığın teslim olmasıyla vicahiye çevrilmiştir, sanık tutuklanarak cezaevine konmuştur.

02.08.2002’de yapılan duruşmada sanıkların tahliye istemleri reddedilmiş, tutukluluk durumlarının 26.08.2002 tarihinde görüşülmesine karar verilmiş. Ayrıca 18. Asliye Ceza Mahkemesinden sanık Ayhan Daşdelen’ in sabıka kaydında yazılı mahkumiyetin kesinleşmiş şerhi istenmiştir. Söz konusu kesinleşmiş mahkeme kararında sanık Ayhan Daşdelen’ in 1 yıl 5 ay 23 gün süre ile hapsinin 647 sayılı kanunun 6.maddesine göre ertelenmesine karar verilmiş. Fakat bu duruşmada mahkeme heyeti değişmiş.

26.08.2002 tarihinde sanık Ayhan Daşdelen’ in vekili Av.Recep YÜKSEL müştekinin şikayetinin vazgeçmesi ve çelişkili ifadeleri sanıkların lehine yorumlanabilecek nitelikte olduğu kanısıyla müvekkilinin tahliyelerini istemiş ancak mahkeme aynı gün sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vermiştir.

16.09.2002’de sanık Ayhan Daşdelen’ in vekili Av.Recep YÜKSEL, esas hakkındaki savunmasında yakalama ve teşhis tutanaklarında müvekkilinin teşhis edilmediğini diğer sanık İrfan Dikmen’ in belirtildiğini, mağdurenin çelişkili ifadeleri neticesinde ve mağdurenin şikayetçi olmamasından dolayı müvekkilinin beraatine ve tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.



7. HÜKÜM

16.09.2002’de yapılan 5.celse sonunda cezalandırılma için yeterince delil elde edildiği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle;
Sanıklar hakkında,
a) TCK 429/1 md. Uyarınca ve takdiren 3’e yıl ağır hapislerine, TCK 59.md. yer olmadığına,
b) TCK 416/1 ‘e göre sanıkların 7’şer yıl ağır hapislerine ancak eylemleri eksik kalması nedeniyle TCK md.61 uyarınca 2/3 oranında azaltılarak 2 yıl 4 ay hapislerine,
c) Fiili iştirak halinde işlediklerinden TCK md. 417 uyarınca cezaları yarı oranında indirilerek 3 yıl 6 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmalarına,
d) TCK md.31 uyarınca 3 ay kamu hizmetlerinden yasaklanmalarına,
e) TCK md.71 uyarınca verilen cezaların toplanarak sanıklara işledikleri fiilden dolayı altışar yıl altışar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
f) Sanıkların tutuklulukta geçen ve geçecek olan sürelerinin TCK md. 40 uyarınca verilen ağır hapis cezalarının verilen ağır hapis cezasının mahsubuna karar verilmiştir.
g) Suçta kullanıldığı belirlenen adli emanete alınan 2002/2316 sırasına kayıtlı olan döner bıçağının zoralımına da karar verilmiştir.

13.12.2002’de Şefaatli Sulh Ceza Mahkemesi Sanık Ayhan Daşdelen hakkında Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.04.2002 tarihindeki gıyabi tevkif müzekkeresinin vicahiye çevrilmesi için karar almış.



8. TEMYİZ


CMUK Md. 305 uyarınca Ceza mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilir denmektedir.Md.310 uyarınca temyiz hükmün tefhiminden bir hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi suretiyle veya zabıt katibine yapılacak beyanla olur demektedir. Buradan hareketle ;


CMUK Md. 305 uyarınca Ceza mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilir denmektedir.Md.310 uyarınca temyiz hükmün tefhiminden bir hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi suretiyle veya zabıt katibine yapılacak beyanla olur demektedir. Buradan hareketle ;


16.09.2002’de Sanık vekili Av. Recep YÜKSEL kararın temyiz edilmesi için başvuruda bulunmuştur.

18.09.2002’de Sanık İrfan Dikmen tutuklu bulunduğu Ankara Ulucanlar Kapalı Cezaevi kanalı ile 7. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunduğu dilekçede verilen kararın temyiz edilmesi için başvuruda bulunmuştur.

20.11.2002’de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı evraklar tetkik olunduktan sonra 5. Ceza Dairesi Başkanlığına sunduğu tebliğnamede hükmün onanmasını istemiş.


Bu istem üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesi dosyayı inceledikten sonra 19.12.2002 ‘de yayınladığı ilam ile hükmün onanmasına karar vermiş.

18.02.2003 tarihinde Şefaatli Ceza evinde tutuklu bulunan sanık Ayhan Daşdelen hakkında Ankara 7. Ağır ceza Mahkemesinin çıkardığı vicahi tevkif müzekkeresinin infazı istenmiş, Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.04.2002 tarihinde çıkarttığı, 13.12.2002 tarihinde Şefaatli Sulh Ceza Mahkemesi tarafından vicahiye çevrilen gıyabi tevkif müzekkeresinin 7.Ağır Ceza Mahkemesine iadesi istenmiş.

04.02.2003 tarihinde mahkumlar hakkında ceza fişi doldurularak kesinleşen altışar yıl altışar ay hapis cezası ve üçer ay kamu hizmetlerinden yasaklanmalarına ait cezalarının infazı istenmiştir.



9. CEZA MUHAKEMESİNİN İLKELERİ AÇISINDAN İNCELEME



9.1. Hukuk Devleti İlkesi

Kurallar kişilerin önlerini görmeleri sağlayarak hareketlerine yön verecek ve eşit uygulanabilecek açıklıkta olmalıdır. Nitekim mahkumların hüküm giydikleri suç TCK’ da açıkça yer almakta ve karşılaşacakları müeyyide de bulunmaktadır.
Muhakeme esnasında suç tarihinden önce bulunmayan hiçbir kanuna göre işlem yapılmamıştır.
Yargılamayı yapan hakim önyargılarından arınmış olarak dava konusu ile bir menfaat ilişkisi bulunmadan yargılanan şahsa işlediği suçu açık ve net şekilde açıklayarak sanığa savunma yapma hakkı vererek suçluluğun ispatına yetecek delillerin varlığını aramıştır. Sanıklara suçsuzluklarını ispat etme gibi bir yükümlülük getirilmemiş elde edilen delillerden sanıkları mahkum etmeye yetecek kesinliğe ulaşılmıştır. Sanık Ayhan Daşdelen duruşmalarda avukatın hukuki yardımından da yararlanmıştır. Ayrıca sanık İrfan Dikmen ve sanık Ayhan Daşdelen’ in vekili rahatlıkla mahkemenin kararını haklı bulmayarak üst mahkemeye de başvurmuştur.
Sanıklara ve müvekkille savunmaları için yeterli kolaylık sağlanmış istedikleri süreler verilmiştir.



9.2 İnsan haysiyetinin dokunulmazlığı ilkesi

AY md 17/3 de kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz demiştir. Durdurulan aranan yakalanan tutuklanan kişilere sebepler ve iddialar yazılı ve sözlü olarak bildirilmektedir AY 19. İlkesi hazırlık safhasında kollukça uygulanmıştır.
AY md 36 dan kaynaklanan yargıda iddia ve savunma hakkını muhakeme aşamasında uygulanmıştır.
Sanıklar suçlulukları ispat edilene kadar suçlu muamelesi görmemişlerdir.
Kişiler kendilerini suçlayıcı ifade vermeye zorlanmamışlardır. Zaten yakalandıktan sonra sanık İrfan Dikmen poliste ifadeden kaçınmıştır.
Sanıklar kendi suçlarından dolayı cezalandırılmışlardır. Bu şahsi sorumluluk AY md 38 ilkesine uygundur.
İsnat edilen suçu açıklama müdafii tayin hakkı, yakınlarına duyurabilmesi susma hakkı ve bunların hatırlatılması hakkı hazırlık aşamasında gerçekleştirilmiştir. İfade tutanağında bu bilgilere yer verilmiştir.
Özgür iradeye dayalı ifade geçerliliği için CMUK md. 135/a ve AİHS md.3 göz önünde bulundurularak kişinin ifadesi alınırken herhangi bir yasak ifade alma yöntemine başvurulmamıştır.



9.3. Dürüst işlem ilkesi

Yapılan işlemler kandırma yanıltma zorlama olmadan irade serbestisi engellenmeden savunma kısıtlanmadan kanuni usullere uyularak yapılmıştır.



9.4. Bağımsız tarafsız hakim ilkesi

Mahkeme heyeti ve mahkeme başkanı kimseden emir almamış iddia ve savunma makamlarına eşit uzaklıkta kalmıştır.



9.5. Meram anlatma ilkesi

Her sanık meramını açıkça anlatmış ne istediğini söylemiş dinlenmiş yeterli delil elde edildikten sonra mahkum edilmiştir. İddiaları çürütebilme imkanları da vardır.



9.6. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi


Fiil ile sanıklar arasındaki ilişki mahkumiyet kararı verebilecek kadar kurulmuştur. Herhangi bir şüpheye mahal kalmamıştır.



9.7. Halka açıklık ilkesi


AY 141/1 ve AİHS md. 6/1’de belirtilen “ Duruşmalar herkese açıktır. “ ifadesi mahkemede duruşmalarda uygulanmış tutanakların hepsinde açık yargılama yapıldığı belirtilmiştir.



9.8. Özel hayatın gizliliği ilkesi


Kişilerin özel hayatına herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır.



9.9.Maddi gerçeğin araştırılması ilkesi

Maddi gerçeğe ulaşmak için kolluk, sulh hakimi, savcı ve hakim delilleri incelemiş toplamış değerlendirmiştir. Delil olarak tanıkların ( Taksici Ender Durmaz, sanık İrfan Dikmen’in ağabeyi Osman Dikmen ) ifadesi, suçta kullanılan sallama diye tabir edilen bıçak kullanılmış ve dosyaya konmuştur.



9.10. Davasız muhakeme olmaz ilkesi

Yargılamanın başlaması için C. Savcısının iddianamesi gereklidir. C.Savcısı Hatice Çetin iddianamesini hazırlayıp nöbetçi sulh ceza mahkemesine göndermiştir. Sanıklara iddianamede belirtilen fiile uygun olarak ceza verilmiştir.



9.11. Alenilik ve Sözlülük ilkesi

Duruşmada sözlü olarak ne söylenmişse sözlülük ilkesi gereğince tutanaklara geçirilmiştir. Sözlü muhakeme basit hızlı ve açıktır ve vasıtasızlık ilkesi esastır. Mahkeme heyeti sanıkları dinlemiş ve sanıkların söyledikleri her şeyi zabıtlara geçirmiştir.



9.12. Kovuşturma mecburiyeti ilkesi

Suç şüphesiyle birlikte kolluk araştırmaya başlamış savcı suç şüphesinin ciddiyetini tespit etmiş dava şartlarını gözetmiş kamu davasını açıp yürütmüştür.

Muhakeme sanık ve müvekkiline verilen süreler haricinde oldukça çabuk bitirilmiştir.


Önsoruşturmada adil yargılama keyfi tutuklanma gözaltına alma haklarının hatırlatılması ve hakları bildirilmiştir.



10. ELEŞTİRİLER & EKSİKLİKLER & TESPİTLER


1. İlk alınan müracaat tutanağında saat yanlış yazılmış. Saat 24:00’den sonra 19.04.2002 olarak atılması gereken tarih, 18.04.2002 saat: 07:30 olarak atılmış. Eğer bu duruma göre işlem yapılsa idi suç işlenmeden müracaatı alınmış olacaktı.


2. Şüpheli İrfan DİKMEN 19.04.2002 günü saat : 17:00 ‘de yakalanmış olmasına rağmen adli tıp muayenesi için saat : 23:41’de gidilmiş. Ve ifadesi 20.04.2002 günü saat : 12:10 ‘da alınmış. Bu işlem gözaltı süresinin kötüye kullanılması olarak karşımıza çıkmaktadır. Kişinin ifadesine bir an önce geçilmesi gerekirken yakalanmasının ardından yaklaşık 19 saat sonra geçilmiş.


3. Müşteki Yasemin Kurt’ un müracaat tutanağında saat:07:30 ve 09:00 olarak iki farklı saat geçiyor ve tanık Ender Durmaz’ ın ifadesi ise iki saatten de erken bir vakitte saat 05:00 ‘da alınıyor. İhbarı veya müracaatı bulunmayan bir suça tanıklık etmiş oluyor.


4. Şahıs görgü tutanağında şahsın karakola gelmesi saat: 03:30 suları gösterilmesine rağmen müracaat tutanağı saat: 07:30’ da tutulmuş.


5. Düzenlenen teşhis tutanağında Şüpheli İrfan Dikmen için “Teşhis edilen” ifadesi kullanılmış ancak bu ifadenin altında “teşhise katılan” ifadesinin de bulunması gerekirdi. Aslında teşhis edilen kişi aynı zamanda teşhise katılandır ancak bu şekilde belirtilmesi kolluğun yaptığı işe olan özenini göstermektedir.


6. Ayrıca Ender Durmaz’a tanık ifade kağıdı tutturulması gerekirken ifade kağıdı tutturulmuş.


7. Şüpheli İrfan Dikmen’in savcılığa sevk edildiğine dair bir sevk/serbest bırakma tutanağı düzenlenmemiş.


8. Şüpheli İrfan Dikmen Esat Karakolu tarafından yakalanmış ancak ifadesi Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Bürosunda alınmış.


9. Şüpheli Çankaya Em. Müd. İstihbarat Büroya teslim edilmiş olmasına rağmen hakkında herhangi bir sevk tutanağı düzenlenmemiş.


10. Savcı İrfan Dikmen’in ifadesini alırken düzenlediği ifadetutanağında ifadenin verildiği tarih 20.03.2002 olarak belirtmiş. Ancak suç 19.04.2002 gecesi olmuş. Bu yanlış altta ifadenin sonunda atılan tarih ise 20.04.2002 olarak atılmış. Bu evraka bakıldığında bir ay ifade alınmış gibi görünüyor. Buradan da anlaşılacağı gibi savcı Hatice Çetin hazırladığı tutanakta tarihlerde çok hassas davranmamıştır.


11. Savcı düzenlediği iddianamede Firari sanık Ayhan Taşdelen’in soyadını Daşdelen olarak düzeltmesine rağmen düzenlenen tensip zaptında hala Ayhan Taşdelen olarak geçmekte bu da ilerideki celselerde sanığın adli sicil kaydınında bu isimle alınmış olması nedeniyle alınan ilk sicil belgelerinde sabıkasız olarak görünmesine, hatanın fark edilip düzeltildikten sonra sabıkalı olduğu fark edilmiş. Bu hata 16.07.2002’de yapılan duruşmanın tutanağında sanık ile ilgili bilgilerin bulunduğu satırda “ sabıkasız “ olarak geçmemiştir. Buradaki eksiklik, iddianamede düzeltilmiş olduğu gözden kaçmamalıydı.


12. Davaya konu olayda cumhuriyet savcısının ağır ceza mahkemesine sunduğu iddianamede ; sanığın kimliği, mahkeme, isnat edilen suç ve neden ibaret olduğu, hangi kanun maddelerinin ihlalinden sorumlu tutulduğu belirtilmiştir.CMUK Md.163/2 gereğince cumhuriyet savcısı tarafından iddianamede belirtilmesi gereken suç delilleri iddianamede belirtilmemiştir.


13. Şüpheli İrfan Dikmen poliste susma hakkını kullanmış olmasına rağmen diğer şüphelinin Ayhan Taşdelen olduğu öğrenilmiş, suçta kullanılan sallama şüphelinin yer göstermesiyle bulunmuş ve zaptetme tutanağı düzenlenmiş. Bundan dolayı sanık ifade kağıdı tutturulmadan zaptetme tutanağı tutturulmuş.


14. Düzenlenen tutuklama müzekkeresinde Ayhan Taşdelen’in anne adı yazılmamış.


15. 02.08.2002‘de yapılan duruşmada ( 4. celsede ) mahkeme heyeti değişmiş. Davaya kaldığı yerden bakmaya devam etmişlerdir. Ancak bu gibi durumlarda heyetin dosyayı sil baştan incelemeleri gerekmektedir.


16. 15. madde de belirttiğim eksiklik bir ara kararın alınmasında da görülmüştür.

_________________
Karanlık aydınlıktan
Yalan doğrudan kaçar
Güneş yalnızda olsa
Etrafına ışık saçar
Üzülme doğruların
Kaderidir yalnızlık
Kargalar sürü ile
Kartallar yalnız uçar..!!!
 
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et Yahoo Messenger MSN Messenger
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Siyaset ve Düşünce Forumu Forum Ana Sayfa -> Forumun Yeni Konsepti Dışında Kalan Yazılar Tüm zamanlar GMT + 4 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız



Toplist site ekle iyi hit siteler Düşünce Toplistim Site Ekle Bedavahit.com Site ekle Ana Sayfam Yap Web Stat

Cobalt 2.0 v2.0.3 phpBB theme/template © 2002-2006 Jakob Persson (readme) (forumthemes/bbstyles)

Powered by phpBB © 2001, 2002 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu


Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.065