""""Anayasa'nın ilginç mimarları 31 Ağustos 2007
Bülent SARIOĞLU/ANKARA
Hürriyet, bugüne kadar gizli tutulan, AKP’ye yeni Anayasa taslağı hazırlayan bilim kurulunun kimlerden oluştuğunu ortaya çıkardı. İşte o bilim kurulu: Prof. Dr. Ergun Özbudun, Prof. Dr. Levent Köker, Prof. Dr. Yavuz Atar, Prof. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem, Doç. Dr. Serap Yazıcı ve Doç. Dr. Zühtü Arslan.
AKP’YE yeni Anayasa taslağı hazırlayan bilim kurulunun başkanı Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ergun Özbudun, bugüne değin gizli tutulan beş komisyon üyesinin adlarını Hürriyet’e açıkladı. Çoğu Anayasa’daki Kemalist unsurların ayıklanması görüşünü savunan öğretim üyelerinin ilginç özellikleri ve bazı görüşleri şöyle:
Prof. Dr. Levent Köker (Gazi Üniversitesi): Demokratik çoğulcu yaklaşımı, sol ideolojiye yön gösteren görüşleriyle tanınıyor. Resmi ideoloji karşı söylemiyle AKP’nin ilgisini çekti. Bir yazısında şu görüşlerini kaleme aldı: "Kemalizm’e artık aşılması gereken bir tarihi fikirler bütünü olarak bakmalıyız. Kemalizm olduğu sürece Türkiye’nin Avrupa’yla entegrasyonu gerçekleşemez. Kemalist Türkiye’nin vesayet rejimi olarak adlandırılmış olduğunu da hatırlamak lazım."
Prof. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem (Dicle Ü.): Anayasa’nın Atatürkçülük unsuruyla tekçi bir resmi ideolojiye sahip olduğunu savundu, bir yazısında, "Türklük’ün etnik bir çağrışım yapmadığı ve yalnızca vatandaşlığı ifade eden bir terim olduğuna ilişkin söylem, özellikle Kürtler ve gayrimüslim azınlıklar açısından inandırıcılıktan uzaktır" dedi. Erdem, Genelkurmay’ın 27 Nisan bildirisi ve yargıdan gelen açıklamalar konusunda da, "Yerleşik demokrasilerde benzerine rastlanılması mümkün olmayan bütün bu beyanat, bildiri ve kararlar alt alta konulup okunduğunda, bir cephe harekátıyla karşı karşıya olunduğu; seçilmişler eliyle yürütülen demokratik siyasetin atanmışlarca kıskaç altına alınmaya çalışıldığı görülür."
Doç. Dr. Serap Yazıcı (Bilgi Ü.): Küçük yaşta geçirdiği trafik kazası nedeniyle eğitimini ámá olarak sürdürdü ve akademik kariyer yaptı. Bir yazısında "Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olamayacağı iddiası bir söylem olarak da demokratik değildir" derken, Anayasa Mahkemesi’nin 367 kararını eleştirerek, siyasi konjonktüre göre karar alındığını savundu.
Prof. Dr. Zühtü Arslan (Polis Akademisi): TESEV’in Almanak 2005 çalışmasına katıldığı için Genelkurmay’ın hedefi oldu. Bir yazısında "Böylesine geniş bir çerçevede tanımlanan milli güvenlik kavramı, silahlı güçlerin aynı zamanda ideolojik devlet aygıtı olarak işlev görmesini ve aslında milli güvenlikle doğrudan ilgisi olmayan konularda söz sahibi olmasını beraberinde getirmektedir" dedi. Hakkında "TSK ile polisi karşı karşıya getirdiği" gerekçesiyle inceleme açıldı.
Prof. Dr. Yavuz Atar (Selçuk Ü.): Cumhurbaşkanı’na tanınan yetkilerinin parlamenter sistemden sapma olduğunu savunuyor. Yürürlüğe girmeyen 5 artı 5 düzenlemesiyle ilgili Anayasa Mahkemesi’ne dava açan Sezer’in görev süresinin sona erdiğini iddia etti. """"""""""""""""""""
Şimdi bu yazıya basta sunu söylemek istiyorum Hürriyet gazetesinin türk basınının amiral gemisinin bir grup seçme akademisyen hakkındaki yorum-haberi oda neyse
ya basta ergun hoca Türk Anayasacılıgı konusunda bir duayendir bakın 1995-2005 yılı arası istatistikler dünyada Türk Anayasacılıgına 256 adet atıf yapılmıs akademik cevrelerce bunun inanamayacaksınız ama 196sı ergun hocaya yani simdi ismini anıp reklamını yapmak istemediğim resmi ideolog anayasacıları dünyada sallayan yok demokratik özgürlükcü bildiği yabancı dillerle Türkiye'nin en önemli ismi Ergun Hocadır
Bakınız yukarıdaki insanlardan sol fikirleriyle ,milliyetci fikirleriyle ,muhafazakar fikirleriyle Yavuz Bey gibi cok değerli hocamız liberal fikirleriyle öne cıkmıs bir BİLİM kurulu var ama adamların gazeteciliği müthis hepsi akpli hepsi ılımlı islamcı hepsi gerici ikinci cumhuriyetci vesaire vesaire.
Ama bilimle ugrasan herkes biliyor ki bu kadar cesitli fikir adamının ve ayrımcılık olmasın kadınının milliyetci muhafazakar solcu sagcı sosyalist liberal insanın bu bilim kurulunda yeralmasındaki ortak noktaları ne DEMOKRAT olmaları secilmislerin üstün olmasını istemeleri bürokratların halkın iktidarını paylasmak istemesine karsı cıkmaları yukarıdaki örneklere bir bakar mısınız hangisinin altına imza atmaz bir insan askerin siyasete müdehalesinin mi yoksa yargının siyasallasıp karar veresinin mi yoksa demoklesin kılıcı gibi demokrasi üzerinde duran süngü gölgesinin mi eleştirilmesi kötü yazık bu gazetelere güya haber su.